
Nafakanın kaldırılması davası dilekçesi, hangi nafakanın hedeflendiğine göre iki ayrı hükme dayanır: boşanma sonrası yoksulluk nafakası için TMK m.176/3-4, çocuk için ödenen iştirak nafakası için TMK m.331. İki hükmün sebepleri, tarafları ve ispat konuları farklıdır; aynı dilekçede ikisini birbirine karıştırmak, davanın en sık usulden zayıfladığı noktadır. Aşağıda önce hangi nafakaya hangi kuralın uygulandığını, sonra kaldırma ve indirme sebeplerini, görev-yetki kurallarını, ispat stratejisini ve dilekçenin kurgusunu ele alıyoruz.
Hangi Nafaka, Hangi Hüküm?
Boşanma kararıyla birlikte üç ayrı nafaka gündeme gelebilir ve her birinin sona erme rejimi ayrıdır:
- Yoksulluk nafakası (TMK m.175): boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, diğer tarafın mali gücü oranında ve süresiz olarak bağlanır. Kaldırılması ve azaltılması m.176/3-4'e tabidir.
- İştirak nafakası (TMK m.182/3): velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Miktar m.330'a göre belirlenir; durumun değişmesi hâlinde yeniden belirlenmesi veya kaldırılması m.331'e tabidir.
- Yardım nafakası (TMK m.364): eğitimi devam eden ergin çocuğun kendi adına isteyebileceği nafakadır; iştirak nafakasının devamı değil, ayrı bir taleptir.
Nafaka türlerinin belirlenme ölçütleri için nafaka türleri rehberimize bakabilirsiniz. Bu yazı yalnız sona erdirme ve indirme yolunu ele alır.
Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması Sebepleri: TMK m.176/3
Kanun metni iki grup sebep sayar ve ikisinin usulü farklıdır.
Kendiliğinden kalkan hâller: irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Bu hâllerde kurucu bir mahkeme kararı gerekmez; ancak icra takibi sürüyorsa borçlunun nafakanın sona erdiğinin tespitini istemesi ve icra dosyasına bu tespiti sunması gerekir. Dilekçede talep "kaldırılmasına" değil "sona erdiğinin tespitine" biçiminde kurulur.
Mahkeme kararıyla kaldırılan hâller: alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi. Bu üç sebepte nafaka, kaldırma kararı verilinceye kadar ödenmeye devam eder; dava açılmadan ödemeyi kesmek icra takibine ve nafaka yükümlülüğünü ihlal iddiasına zemin hazırlar.
Sebeplerin içeriği uygulamada şöyle somutlaşır:
- Fiilen evliymiş gibi yaşama: geçici birliktelik yetmez; süreklilik, ortak konut ve ekonomik birliktelik aranır. Resmî nikâh olmadan yapılan dinî tören ve ortak çocuk güçlü göstergelerdir.
- Yoksulluğun ortadan kalkması: alacaklının düzenli ve geçimini sağlayan bir gelire kavuşması (sürekli iş, emekli aylığı, kira geliri, miras). Asgari düzeyde, geçici veya güvencesiz bir gelirin yoksulluğu kaldırdığı kabul edilmez; bu nokta her dosyada tanık ve gelir belgeleriyle ayrı ayrı değerlendirilir.
- Haysiyetsiz hayat sürme: toplumsal ölçülere göre ağır ve sürekli bir yaşam biçimi aranır; tek bir olay yeterli değildir.
İndirme ise m.176/4'e dayanır: tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebilir. Borçlunun işini kaybetmesi, gelirinin belgeli biçimde düşmesi ya da yeni bakım yükümlülükleri altına girmesi bu kapsamdadır.
İştirak Nafakasının Kaldırılması ve İndirilmesi: TMK m.331
Çocuk nafakasında ölçü tek cümledir: "Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır." Durum değişikliği hem çocuğun hem tarafların koşullarında aranır; m.330 nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlendiğini ve çocuğun gelirinin de göz önünde tutulduğunu söyler.
Sık karşılaşılan durumlar:
- Erginlik: m.328/1 uyarınca bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar sürer. On sekiz yaşın dolmasıyla iştirak nafakası sona erer; icra dosyası devam ediyorsa tespit talebi gerekir. Eğitim devam ediyorsa m.328/2 ve m.364 uyarınca talep hakkı ergin çocuğun kendisine geçer; velayet sahibi eski eş bu dönem için nafakayı kendi adına isteyemez.
- Velayetin değişmesi: çocuk fiilen ve hukuken nafaka borçlusunun yanına geçmişse iştirak nafakasının konusu kalmaz. Velayet değişikliği ve nafakanın kaldırılması aynı dilekçede birlikte istenebilir; velayet talebinin kurgusu için velayetin değiştirilmesi dilekçemize bakınız.
- Çocuğun gelir elde etmesi: çalışan veya düzenli geliri olan çocuk için m.330/2 ölçüsünde indirim gündeme gelir.
- Borçlunun mali durumunun bozulması: belgeli gelir kaybı indirime dayanak olabilir; ancak çocuğun ihtiyaçları öncelikli olduğundan tam kaldırma nadiren kabul edilir.
Nafakanın artırılması aynı hükme dayanır; artırım davasının şartları ve hesap yöntemi için nafaka artırım dilekçemiz ayrıntı verir.
Görev, Yetki ve Taraflar
Görev: 4787 sayılı Kanun m.4 uyarınca TMK'nın aile hukukuna ilişkin dava ve işleri aile mahkemesi görür; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.
Yetki: TMK m.177 açıktır: "Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir." Kural davacının kim olduğuna bakmaz; nafaka borçlusu kaldırma davası açarken de alacaklının yerleşim yerinde açar. Boşanma dosyasını gören mahkemede açmak sık yapılan bir hatadır.
Taraflar: yoksulluk nafakasında davacı borçlu, davalı alacaklı eski eştir. İştirak nafakasında davalı, çocuğu temsilen velayet sahibi ana veya babadır; çocuk ergin olmuşsa ve yardım nafakası istiyorsa taraf artık çocuğun kendisidir.
Nafakanın ilk kez belirlendiği boşanma davasının kurgusu için boşanma dilekçesi rehberimize bakabilirsiniz; kaldırma davası o hükmü değiştiren bağımsız bir davadır ve yeni harca tabidir.
İspat Yükü ve Delil Stratejisi
Kaldırma sebebini ileri süren taraf ispatla yükümlüdür. Delilleri sebebe göre kurun:
- Fiilen evliymiş gibi yaşama: adres kayıt sistemi sorgusu, kolluk aracılığıyla yapılacak sosyal ve ekonomik durum araştırması, apartman yöneticisi ve komşu tanıklar, ortak çocuk varsa nüfus kaydı, sosyal medya paylaşımları, ortak kira sözleşmesi veya fatura abonelikleri.
- Yoksulluğun kalkması: SGK hizmet dökümü, vergi mükellefiyet kaydı, tapu ve araç sorgusu, banka kayıtları, işyeri sicil kaydı. Gelirin süreklilik taşıdığını gösterin; tek bir bordro yetmez.
- Haysiyetsiz hayat: ceza soruşturma ve kovuşturma kayıtları, tanık.
- Durumun değişmesi (m.331): nüfus kaydı (erginlik), okul kaydı, velayet kararı, çocuğun SGK kaydı, borçlunun gelir belgeleri.
Mahkeme her iki tarafın sosyal ve ekonomik durumunu resen araştırır; dilekçede bu araştırmanın yapılmasını ayrıca isteyin ve karşı tarafın gelir belgelerinin celbini talep edin.
Talep Sonucu Nasıl Kurulur?
Talep sonucu kademeli yazılmalıdır:
- Asıl talep: nafakanın kaldırılması (kendiliğinden sona erme hâllerinde: sona erdiğinin tespiti).
- Terditli talep: kaldırma koşulları oluşmamış sayılırsa nafakanın [tutar] TL'ye indirilmesi (m.176/4 veya m.331).
- Dava süresince nafakanın tedbiren indirilmesi veya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebi; tedbir talebinin şartları ve teminat için ihtiyati tedbir yazımıza bakınız.
- Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti.
Kaldırma davası, hükmün bağlayıcılığını ortadan kaldırmaz; yalnız ileriye dönük değiştirir. Bu yüzden dilekçede eski hükmün mahkemesi, dosya ve karar numarası ile kesinleşme tarihi mutlaka yazılır.
Sık Yapılan Hatalar
- Yoksulluk nafakası için m.176 yerine m.331'e, iştirak nafakası için m.331 yerine m.176'ya dayanmak.
- Davayı boşanma kararını veren mahkemede açmak; yetki m.177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yerindedir.
- Yeniden evlenme veya erginlik gibi kendiliğinden sona erme hâllerinde "kaldırılmasını" istemek; doğru talep tespittir.
- Dava açmadan ödemeyi kesmek; kaldırma kararı geriye yürümez ve kesilen aylar icra takibine konu olur.
- Fiilen evliymiş gibi yaşama iddiasını tek bir fotoğraf veya tek bir tanıkla ispata çalışmak; süreklilik ve ortak konut gösterilmelidir.
- Terditli indirme talebini yazmamak; kaldırma reddedilince dava tümüyle reddedilir.
- Ergin çocuğun eğitim nafakasını velayet sahibi eski eş adına istemek; talep hakkı çocuğundur.
- Eski hükmün mahkeme, esas ve karar bilgilerini ve kesinleşme tarihini dilekçeye yazmamak.
Beyan ile Nafakanın Kaldırılması Dilekçesi Hazırlamak
Beyan'ın web editörüne boşanma ilamını, nüfus kayıt örneğini ve gelir belgelerini PDF, UDF, DOCX veya görsel olarak yükleyip talimatınızı yazmanız yeterlidir; taranmış belgeler OCR ile okunur ve tür belgelerden tespit edilir. Taslak, yoksulluk ve iştirak nafakası ayrımını gözeterek m.176 veya m.331'e dayalı kurulur ve DOCX, PDF ya da UDF olarak dışa aktarılır. Son hukuki denetim Av.K. m.34 uyarınca avukattadır.
Sık Sorulan Sorular
Yoksulluk nafakası hangi hâllerde kaldırılır?
TMK m.176/3 iki grup sayar. Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır; bu ikinci grup için dava açmak gerekir.
İştirak nafakası çocuk on sekiz yaşını doldurunca kendiliğinden biter mi?
TMK m.328/1 uyarınca ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar sürer; erginlikle birlikte iştirak nafakası sona erer. Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa m.328/2 ve m.364 çerçevesinde talep hakkı bu kez ergin çocuğun kendisine aittir ve ayrı bir nafaka davasının konusudur.
Nafakanın kaldırılması davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme 4787 sayılı Kanun m.4 uyarınca aile mahkemesidir. Yetki bakımından TMK m.177, boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesini yetkili kılar; dava nafaka borçlusu tarafından açılsa da bu kural uygulanır.
Fiilen evliymiş gibi yaşama nasıl ispatlanır?
Uygulamada aynı konutta sürekli birlikte yaşama, ortak çocuk, geçimin birlikte yaşanan kişi tarafından karşılanması ve ilişkinin çevrede evlilik görünümüyle sürdürülmesi gibi olgular aranır. Tanık beyanı, kolluk araştırması, adres kayıt sistemi kayıtları ve sosyal medya paylaşımları birlikte değerlendirilir; geçici bir birliktelik tek başına yeterli sayılmaz.
Nafaka kaldırılamıyorsa aynı davada indirilmesi istenebilir mi?
Evet. TMK m.176/4 tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın azaltılmasına, m.331 ise durumun değişmesi hâlinde nafaka miktarının yeniden belirlenmesine imkân verir. Dilekçede kaldırma asıl, indirme terditli talep olarak yazılır.
Bu Konudaki Yargıtay Kararları
Konuyla ilgili emsal kararların künyesi, gerekçe pasajları ve tam metni:
- BOZMA1 Temmuz 2025Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4488 E. 2025/5031 K.İşlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir
- RED21 Ocak 2025Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024/8285 E. 2025/356 K.İşlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyaya ilişkin hukuki değerlendirmenin yerini tutmaz. Kanun maddelerini güncel metninden, süreleri dosyanın tebliğ tarihinden kontrol edin.