2024/1120 E. · 2025/2055 K.
Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil
2024/4491 Esas · 2025/2801 Karar
Elatmanın önlenmesi ve ecrimisil
İlk Derece Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
YARGITAY
Süreç kaydındaki diğer halkalar: İnceleme konusu karar
“Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.”
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 1 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.”
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2055 E., 2024/2315 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmancık 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/232 E., 2024/45 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve asli müdahil vekili ile davalılardan ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin paydaş maliki olduğu 190 ada 1 parsel sayılı taşınmazı davalıların herhangi bir hakka dayanmaksızın kısmen kullandıklarını, müvekkilinin noterden ihtarname gönderdiğini ancak sonuç alamadığını, müvekkilinin taşınmazda paydaş olmakla birlikte kendi payından az yer kullandığını belirterek, el atmanın önlenmesine ve ecrimisil ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 30.03.2022 tarihli dilekçesi ile davalılardan ..., ... ve ...’a yönelik davasından feragat ettiğini bildirmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ..., taşınmazda hak sahibi olduğunu, davacının kendilerinin ektiği tarladan daha büyük tarlayı ekip biçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ..., annesi ...’un payı olduğunu ve diğer paydaşlarla yapılan fiili taksime göre annesinin payına düşen yeri annesinin ve ölümünden sonra mirasçılarının (..., ..., ... ve kendisi) kullandığını, davacı ...'e ait kısmı kendisinin ekmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden feragat nedeniyle reddine, ...'in müdahalenin men'i talebi yönünden; davalılar ..., ... ve ... dışındaki diğer davalılar açısından konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ..., ... ve ...'a yönelik açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ... ve ölü ... mirasçıları tarafından davacı ...’ya ecrimisil ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalılardan ..., ..., ... vekili, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ve asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde, davalı ...’ın murisinin payından fazla kullanımı olduğunu, en azından fazla kullandığı yer bakımından davanın kabulü gerektiğini, vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... yönünden usuli kazanılmış hak nedeniyle vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar ..., ... vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazda dava dışı başkaca paydaş malikler bulunduğunu, onların da payından fazla kullanımı olduğunu, bir kısım paydaşın ise hiç kullanımı olmadığını, davacının kullanamadığı payının sadece müvekkillerinden istenmesinin doğru olmadığını, ecrimisilin davacının payına göre hesaplanması gerektiğini, davacının 2006 yılında ortaklığın giderilmesi davası açtığını, o tarihte tüm malikleri ve kullananları öğrendiğini, fiili kullanıma sessiz kalmasının rıza göstermesine işaret olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, davalı ... kullanımında olan yere yönelik belirlenen dava değeri 254.990,00 TL, davalı ... kullanımında olan yere yönelik belirlenen dava değeri ise 327.567,95 TL olup, temyize konu olan miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2. Davalı ...'un temyiz itirazı yönünden; incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler aşağıdaki paragrafın dışındaki hususlar yönünden kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Ancak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 hükmüne göre, "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir". Mahkemece; davalılardan ...'nın öldüğü, mirasçıları olan ... ve ...'un davaya dâhil edildiği, davacı tarafın feragat etmesi nedeniyle hükmün 1. fıkrasında ..., ... ve ...'a yönelik davanın reddine karar verildiği, ancak hükmün 7. fıkrasında ölü ... ve ...'a yönelik davanın tekrar reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 297/2 hükmü kamu düzenini ilgilendirdiğinden, hükmün 7. fıkrasında ölü kişi hakkında ve mükerrer hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirir.
4. Davacılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazına gelince; davacı taraf ...'a karşı açtığı davadan 30.03.2022 tarihinde feragat etmiş olup İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli kararı ile davalı ...'a karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli kararı ile davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmesinden sonra, İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2024 tarihli kararı ile davalı ... lehine vekâlet ücretine de hükmedilmek suretiyle yine davalıya karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı ... hakkındaki davadan davalı vekil tutmadan önce feragat edildiği ve 6100 sayılı Kanun'un 311. maddesi gereği feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu için, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra verilen hüküm tekrarı şeklindeki kararda davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki, belirtilen 3. ve 4. bentteki yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı ve asli müdahil vekilinin davalı ...'a yönelik temyiz dilekçesinin ve davalılardan ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE,
2. Davalı ...'un diğer temyiz itirazlarının reddine,
3. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı ve asli müdahil vekili ile davalı ... vekilinin yukarıda açıklanan temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan "..., ... ve ...'a yönelik" ibaresinin çıkartılarak, yerine "...'a yönelik" ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının vekâlet ücretine yönelik (10) numaralı bendinin 6. sırasında yer alan "Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine" cümlesinin çıkarılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Kararda ele alınan hukuki uyuşmazlığa ilişkin usul adımlarını, süreleri ve dilekçe şablonlarını inceleyebilirsiniz:
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.
Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil
Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis