2023/2983 E. · 2024/3984 K.
Eser sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili
2023/3448 Esas · 2024/4737 Karar
Eser sözleşmesinden kaynaklanan 4721 sayılı türk medeni kanunu'nun 893/3 ve 895. maddelerine dayanılarak açılmış yapı alacaklısı ipoteği (inşaatçı ipoteği) tescili
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
YARGITAY
Süreç kaydındaki diğer halkalar: İnceleme konusu karar
“TMK'nın 893/3. maddesinde “Bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarlar”ın kanuni ipotek haklarının olduğu ve bunun tescilini isteyebilecekleri, 895. maddesinde de zanaatkarların ve yüklenicilerin kanuni ipotek haklarının çalışmayı veya malzeme vermeyi yüklendikleri andan başlayarak tapu kütüğüne tescil olunabileceği, tescilin yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olması gerektiği, tescilin yapılması…”
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 4 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“TMK'nın 893/3. maddesinde “Bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarlar”ın kanuni ipotek haklarının olduğu ve bunun tescilini isteyebilecekleri, 895. maddesinde de zanaatkarların ve yüklenicilerin kanuni ipotek haklarının çalışmayı veya malzeme vermeyi yüklendikleri andan başlayarak tapu kütüğüne tescil olunabileceği, tescilin yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olması gerektiği, tescilin yapılması için alacağın malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olmasının şart olduğu, malik yeterli güvence gösterirse tescil istenemeyeceği düzenlenmiştir.”
“Bu hükümler ile bir taşınmaz üzerinde yapılan kalıcı nitelikteki bir yapıya malzeme ve emek vererek veya sadece emek vererek katkıda bulunan, bu suretle taşınmaz malikinin malvarlığında değer artışı sağlayan yapı alacaklılarına kanuni ipotek hakkı tanınmıştır. Yapı alacağı, yalnız emek ile veya hem emek hem malzeme ile yapıya katkıda bulunma nedeniyle doğmuş alacağı; yapı alacaklıları ise, bir yapının inşasında, onarılmasında, genişletilmesi ve değiştirilmesinde eser sözleşmesine bağlı olarak çalışan yüklenicileri, alt yüklenicileri ve zanaatkarları ifade etmektedir. Yapı alacaklılarının ilk grubunu taşınmaz maliki ile aralarında eser sözleşmesi ilişkisi bulunan yükleniciler ve zanaatkarlar oluşturmaktadır. Taşınmaz maliki, yüklenici ve zanaatkarların kendisinden olan yapı alacaklarından sözleşme ilişkisi yanında kanun gereği de sorumlu tutularak bu kimselere ipotek vermekle yükümlü kılınmıştır. Yapı alacaklılarının ikinci grubunu ise taşınmaz maliki ile aralarında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmayan alt yüklenici ve zanaatkarlar oluşturmaktadır. Bu kişilerin akdi ilişkisi taşınmaz maliki ile eser sözleşmesi imzalamış olan asıl yüklenicileriledir. Bu kişiler yapım işini ayrı bir eser sözleşmesiyle yükleniciye karşı taahhüt etmişlerdir. Aralarında doğrudan bir eser sözleşmesi olmadığı halde kanunda belirtilen şartların mevcudiyeti halinde taşınmaz maliki, alt yüklenicinin yükleniciden olan yapı alacaklarından kanun gereği sorumlu tutularak alt yükleniciye ipotek vermekle yükümlü kılınmıştır. Alt yüklenicinin yükleniciden olan alacağı, yüklenicinin taşınmaz malikinden olan alacağından ayrı ve bağımsız olduğundan alt yüklenicinin yapı ipoteği tescilini talep hakkı da, yüklenicinin yapı ipoteği tescilini halep hakkından ayrı ve bağımsız bir haktır. Böylelikle aynı taşınmaz üzerindne iki ayrı kanuni ipotek tesisi mümkündür.”
“Anılan maddalere göre yapı ipoteğinin yasal koşullarını, a-Bir yapı alacağının mecut olması, b-Alacağın çekişmeli olmaması, yani alacağın taşınmaz maliki tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması, c-Malik tarafından yeterli güvencenin gösterilmemiş olması, d-Yüklenicinin işin tamamlanmasından itibaren en geç 3 ay içinde tescil talebinde bulunması olarak saymak mümkündür. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince; her ne kadar davalı kuruma ait taşınmaz üzerinde taşeron tarafından yapılan imalatlar ve temin edilcek malzemeler işini konu alan 01.04.2022 tarihli sözleşmenin dava dışı yüklenici Esmi İnşaat Ltd. Şti. ile davacı taşeron şirket arasında akdedildiği, davacı şirket ile davalı iş sahibi ... arasında sözleşme ilişkisi yahut başkaca bir borç ilişkisi bulunmadığı, iş bu davada husumet yöneltilen iş sahibinin, davacı şirket ve dava dışı yüklenici Esmi şirketi arasında akdedilen sözleşmeye taraf olmadığı gerekçesi ile husumetten ret kararı verilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere taşınmaz maliki ile alt yüklenici arasında doğrudan eser sözleşleşmesi ilişkisi bulunmasa bile 4721 sayılı TMK m. 893/3 ve 895. maddelerindeki şartların mevcudiyeti halinde arsa sahibinden inşaatçı ipoteği talebinde bulunulabileceğinden, davalı arsa sahibinin pasif husumet ehliyeti olup, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın husumetten reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.”
“Mahkemece yapılacak iş, dava konusu bağımsız bölümler üzerine dava tarihinden sonra ipotek tescili işlemi yapıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın açılmasındaki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesinden ibarettir.”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1266 E., 2023/1609 K.
HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/557 E., 2023/185 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekilleri Avukat ..., Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 893/3 ve 895. maddelerine dayanılarak açılmış yapı alacaklısı ipoteği (inşaatçı ipoteği) tesciline ilişkindir.
Davacı, ... ile dava dışı Esmi İnşaat Enerji Elek. Ür. Mad. Bil. Ltd. Şti. arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu inşaat işine ilişkin olarak dava dışı yüklenici ile muhtelif mekanik malzeme temini ve montaj işlerinin yapılması konusunda anlaştığını ve işi anlaşma şartlarına uygun olarak yapıp teslim ettiğini, yüklenicinin müvekkiline 102 ve 103 numaralı bağımsız bölümleri, idarece geçici kabulün yapılmasına müteakip 7 iş günü içerisinde devretmeyi, davacının bu alacağını kabul ederek 10 iş günü içerisinde davalı idareye başvuruda bulunarak devri taahhüt edilen taşınmazlar üzerinde, TMK'nın md. 893 vd. uyarınca müvekkil lehine yapı ipoteği (inşaatçı ipoteği) tesis edilmesi için başvuruda bulunmayı kabul ve taahhüt ettiğini, gelinen aşamada taşınmaz maliki olan davalı idare tarafından müvekkili lehine anılan taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmediğini ileri sürerek, Samsun ili İlkadım ilçesi Baruthane Mahallesinde bulunan 3353 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulan kat irtifakına göre 102 ve 103 no.lu bağımsız bölümler üzerine 700.000'er TL'lik anapara ipoteği mahiyetinde ipoteğin davacı lehine tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, 102 numaralı bağımsız bölüme ipotek tesisi yapılması için tapu müdürlüğüne müracaatta bulunulduğunu ve akabinde tescil işlemlerinin gerçekleştirildiğini, mevcut durum itibariyle kat karşılığı inşaat sözleşmesinin henüz tamamlanmadığını, dolayısıyla kat karşılığı inşaat işinin tam ve eksiksiz olarak bitirilmesine müteakip anılan diğer bağımsız bölümler üzerinde ipotek tesis edilmesi için idarelerince müracaatta bulunulacağını, davacının idarelerini hasım göstermek suretiyle işbu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını ileri sürerek, konusuz kalan davanın öncelikli olarak husumet sebebi ile reddine, aksi takdirde sözleşmenin gerekleri yerine getirilmediğinden esastan reddine, aksi takdirde davalı lehine ipotek tesisi sağlandığından davanın konusuz kalması sebebi ile reddine karar verilmesini savunmuştur.
Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce; dosyaya celp edilen İlkadım Tapu Müdürlüğü'nün 17.02.2023 tarih ve 7915044 sayılı cevabi yazına göre 21.11.2022 tarih ve 45633 yevmiye numaralı işlem ile yerine getirildiği anlaşıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tapu müdürlüğü ile mahkemeler arasındaki yazışmalar devam ederken davanın açıldığı ve davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği hususu gözönünde bulundurularak yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince sözleşmenin, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlayacağı, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın taraflarının ancak sözleşmenin tarafları olduğu, bunun Yargıtay içtihatlarında ve öğretide bu durum taraf sıfatı olarak adlandırıldığı, taraf sıfatının, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade ettiği, davalı kuruma ait taşınmaz üzerinde taşeron tarafından yapılan imalatlar ve temin edilecek malzemeler işini konu alan 01.04.2022 tarihli sözleşmenin dava dışı yüklenici Esmi İnşaat Ltd. Şti. ile davacı taşeron şirket arasında akdedildiği, davacı şirket ile davalı iş sahibi ... arasında sözleşme ilişkisi yahut başkaca bir borç ilişkisi bulunmadığı, işbu davada husumet yöneltilen iş sahibi şirketin, davacı şirket ve dava dışı yüklenici Esmi şirketi arasında akdedilen sözleşmeye taraf olmadığı hususu ihtilafsız olduğu gibi işbu sözleşme kapsamında davalı şirketin davacı şirkete karşı üstlenmiş olduğu herhangi bir yükümlülüğünün varlığı da iddia ve ispat olunamadığından, davacı tarafından davalı iş sahibi aleyhine ikame olunan davanın kamu düzenini ilgilendiren husumet yokluğundan reddine karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kabulüne, Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına, davanın HMK 114/1-d,115 madde gereği husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TMK'nın 893/3. maddesinde “Bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarlar”ın kanuni ipotek haklarının olduğu ve bunun tescilini isteyebilecekleri, 895. maddesinde de zanaatkarların ve yüklenicilerin kanuni ipotek haklarının çalışmayı veya malzeme vermeyi yüklendikleri andan başlayarak tapu kütüğüne tescil olunabileceği, tescilin yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olması gerektiği, tescilin yapılması için alacağın malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olmasının şart olduğu, malik yeterli güvence gösterirse tescil istenemeyeceği düzenlenmiştir.
Bu hükümler ile bir taşınmaz üzerinde yapılan kalıcı nitelikteki bir yapıya malzeme ve emek vererek veya sadece emek vererek katkıda bulunan, bu suretle taşınmaz malikinin malvarlığında değer artışı sağlayan yapı alacaklılarına kanuni ipotek hakkı tanınmıştır. Yapı alacağı, yalnız emek ile veya hem emek hem malzeme ile yapıya katkıda bulunma nedeniyle doğmuş alacağı; yapı alacaklıları ise, bir yapının inşasında, onarılmasında, genişletilmesi ve değiştirilmesinde eser sözleşmesine bağlı olarak çalışan yüklenicileri, alt yüklenicileri ve zanaatkarları ifade etmektedir. Yapı alacaklılarının ilk grubunu taşınmaz maliki ile aralarında eser sözleşmesi ilişkisi bulunan yükleniciler ve zanaatkarlar oluşturmaktadır. Taşınmaz maliki, yüklenici ve zanaatkarların kendisinden olan yapı alacaklarından sözleşme ilişkisi yanında kanun gereği de sorumlu tutularak bu kimselere ipotek vermekle yükümlü kılınmıştır. Yapı alacaklılarının ikinci grubunu ise taşınmaz maliki ile aralarında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmayan alt yüklenici ve zanaatkarlar oluşturmaktadır. Bu kişilerin akdi ilişkisi taşınmaz maliki ile eser sözleşmesi imzalamış olan asıl yüklenicileriledir. Bu kişiler yapım işini ayrı bir eser sözleşmesiyle yükleniciye karşı taahhüt etmişlerdir. Aralarında doğrudan bir eser sözleşmesi olmadığı halde kanunda belirtilen şartların mevcudiyeti halinde taşınmaz maliki, alt yüklenicinin yükleniciden olan yapı alacaklarından kanun gereği sorumlu tutularak alt yükleniciye ipotek vermekle yükümlü kılınmıştır. Alt yüklenicinin yükleniciden olan alacağı, yüklenicinin taşınmaz malikinden olan alacağından ayrı ve bağımsız olduğundan alt yüklenicinin yapı ipoteği tescilini talep hakkı da, yüklenicinin yapı ipoteği tescilini halep hakkından ayrı ve bağımsız bir haktır. Böylelikle aynı taşınmaz üzerindne iki ayrı kanuni ipotek tesisi mümkündür.
Anılan maddalere göre yapı ipoteğinin yasal koşullarını, a-Bir yapı alacağının mecut olması, b-Alacağın çekişmeli olmaması, yani alacağın taşınmaz maliki tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması, c-Malik tarafından yeterli güvencenin gösterilmemiş olması, d-Yüklenicinin işin tamamlanmasından itibaren en geç 3 ay içinde tescil talebinde bulunması olarak saymak mümkündür.
Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince; her ne kadar davalı kuruma ait taşınmaz üzerinde taşeron tarafından yapılan imalatlar ve temin edilcek malzemeler işini konu alan 01.04.2022 tarihli sözleşmenin dava dışı yüklenici Esmi İnşaat Ltd. Şti. ile davacı taşeron şirket arasında akdedildiği, davacı şirket ile davalı iş sahibi ... arasında sözleşme ilişkisi yahut başkaca bir borç ilişkisi bulunmadığı, iş bu davada husumet yöneltilen iş sahibinin, davacı şirket ve dava dışı yüklenici Esmi şirketi arasında akdedilen sözleşmeye taraf olmadığı gerekçesi ile husumetten ret kararı verilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere taşınmaz maliki ile alt yüklenici arasında doğrudan eser sözleşleşmesi ilişkisi bulunmasa bile 4721 sayılı TMK m. 893/3 ve 895. maddelerindeki şartların mevcudiyeti halinde arsa sahibinden inşaatçı ipoteği talebinde bulunulabileceğinden, davalı arsa sahibinin pasif husumet ehliyeti olup, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın husumetten reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, dava konusu bağımsız bölümler üzerine dava tarihinden sonra ipotek tescili işlemi yapıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın açılmasındaki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin İlk Derce Mahkemesince verilen kararı kaldırarak yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 10.12.2024 gününde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Kararda ele alınan hukuki uyuşmazlığa ilişkin usul adımlarını, süreleri ve dilekçe şablonlarını inceleyebilirsiniz:
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.
Eser sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili
Davacının pay sahibi olduğu şirketin bölünme kararının iptali ve yokluğunun tespiti
Kullanım kadastrosu sırasında 6831 sayılı orman kanun'un 2/b maddesi gereği orman sınırları dışına çıkartılarak mülkiyeti hazine adına tespit edilen taşınmazın 263 metrekarelik kısmının beyanlar hanesindeki kullanıcısız şerhinin iptali ile davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesi isteği