Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
2022/1604 Esas · 2025/3245 Karar
Kelime ve Kanun Dizini
Yargıtay Karar Künyesi
Dava Konusu ve Uyuşmazlık
Haksız el koyma nedeniyle maddi tazminat
Yargılama Aşamaları Haritası
- 1. Aşama
İlk Derece Mahkemesi
davanın kısmen kabulüne - 2. Aşama
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı - 3. Aşama · bu karar
YARGITAY
ONAMA
Süreç kaydındaki diğer halkalar: İstinaf · ilk derece hükmü · İnceleme konusu karar
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1513 E., 2021/1957 K.
- İlk Derece Mahkemesi
- Ankara 20.Asliye Hukuk Mahkemesi
Hüküm kalemleri (1)
- Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
“İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...ilk derece mahkemesi tarafından %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken %20 indirim yapılmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne ile 194.508,33TL maddi tazminatın 27.03.2003 el koyma tarihinden itibaren işleyecek…”
Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 1 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...ilk derece mahkemesi tarafından %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken %20 indirim yapılmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne ile 194.508,33TL maddi tazminatın 27.03.2003 el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebin reddine karar verilmiştir.”
Karar Özeti ve Gerekçe Analizi
Kararın Tam Metni
7.524 karakter · metni göstergizle
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1513 E., 2021/1957 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20.Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/322 E-2020/266
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sahibi olduğu ... Acente isimli (hizmet) cinsi ticari teknesi ile kumanya ikmali hizmeti vermekteyken, 27.03.2003 günü Sahil Güvenlik Komutanlığının botu tarafından şüphe üzerine el konularak zapt edildiğini, satışa çıkarıldığını, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2006 tarih ve E:2004/463, K:2006/418 sayılı ilamı ile “Suçta kullanılmadığı anlaşılan ... isimli acente motorunun iadesine” yönelik karar verildiğini, Mahkemenin kararına yönelik müdahil vekili tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.07.2011 tarih ve Esas, 2008/13245, Karar, 2011/11800 sayılı ilamı ile “..kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, dava konusu nakil araçlarının ve araçların iadesi için yatırılmış teminat paraları ile kefalet paralarının sahiplerine iadesine” karar verilmiş olduğunu, yapılan yargılama sırasında müvekkilinin herhangi bir suçunun tespit edilmediğini ve müvekkilinin masumiyetinin açık olmasına rağmen başka kişiler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında işbu deniz acente hizmet teknesine 27.03.2003 tarihinde el konulduğunu ve yargılama sürecinde de haksız ve hukuka aykırı bir şekilde satış suretiyle tasfiye edilmiş olması müvekkilinin sahibi bulunduğu iş bu ticari deniz taşıtının olay tarihindeki gerçek değeri ve elde edilebileceği kazançlardan mahrum bırakılmış olduğunu ileri sürerek kazanç (kar) yoksunluğu (kaybı) zararının haksız el koyma (27.03.2003) tarihi ile satış (06.11.2006) tarihi süreleri kadar hesaplanarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, yoksun kalınan toplam kazanç kaybı zararının 389.350,00 TL olduğunu, ayrıca, dava konusunun haksız fiil hukuksal nedenine dayalı olması sebebiyle, hükmedilecek toplam tutarlara haksız el koyma tarihinden başlamak üzere yasal faiz işletilmesi gerektiğini, tüm bu sebeplerle, müvekkilinin sahibi bulunduğu ... isimli hizmet cinsi deniz aracına el koyma tarihinden tasfiye (satış) tarihine kadar işletilememesi sebebiyle yoksun kalınan kazanç kaybı zararı olarak 389.350,00 TL tutarına el koyma tarihi olan 27.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanç kayıp miktarının 389.016,66 TL olarak belirlenmiş ise de davacı teknesinin kaçakçılık suçuna karıştığı şüphesini uyandıracak davranışları nedeni ile tekneye el konulmasında müterafik kusurunun bulunduğundan bahisle hesaplanan kazanç kaybından %20 oranında indirim yapıldığında davacıya ödenmesi gereken kazanç kaybından kaynaklı tazminatın 311.213,328 TL olduğu ve bu miktar alacağa el koyma tarihi olan 27.03.2003 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...ilk derece mahkemesi tarafından %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken %20 indirim yapılmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne ile 194.508,33TL maddi tazminatın 27.03.2003 el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümden kabulünün gerektiğini, ceza davasının zamanaşımına uğramasının kendilerinin suçu olmadığını, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; husumetin Ticaret Bakanlığı' na yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu, aracı teslim alırken davacının ihtirazi kayıt koymadığını, müterafık kusur indirimi oranının düşük olduğunu, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız el koyma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Ceza dava dosyasında; davacıya ait hizmet motoruna, 27.03.2003 günü gece saatlerinde “...” isimli kuru yük gemisinden , “... I” isimli tankere kaçak motorin nakli sırasında iki gemi arasında aracılık yapar vaziyette konumlandığı ve gümrüğe beyanda bulunmadan “...” isimli kuru yük gemisine yağ vermek suretiyle toplu kaçakçılık suçunda kullanıldığı gerekçesiyle el konulduğu, ceza yargılaması sonucunda verilen hükmün Yargıtay 7. Ceza Dairesince ceza zamanaşımı süresi gerçekleştiği gerekçesiyle bozulmasına ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan T.C. Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü- ... Tasfiye İşletme Müdürlüğü yazısı ve eklerinden ise davacıya ait “...” isimli hizmet motorunun, 06.11.2006 tarihinde 4926 sayılı Kanun uyarınca yapılan ihalede 22.800,00 TL bedelle davacıya satışının yapıldığı ve 22.12.2006 tarihinde de teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Davacıya ait hizmet motoruna suçta kullanıldığı iddiasıyla el konulmasına davacının kendi davranışıyla sebebiyet vermiş olması gözetildiğinde, kazanç kaybı tazminatına hükmedilmesi hakkaniyetli olmamıştır. Tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır. Bu durumda, davacının talep edebileceği tazminatın ancak 06.11.2006 tarihli ihale nedeniyle ödemek zorunda kaldığı tasfiye bedeli kadar olması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama yönünde oluşan görüşüne katılmıyorum.
Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.
İlgili ve Benzer Emsal Kararlar
2023/3472 E. · 2024/5533 K.
Davalı baba tarafından davacıya yönelik babalık görevinin yerine getirilmediği, kötü muameleye maruz kaldığı iddiası ile manevi tazminat
2022/3921 E. · 2024/9711 K.
İdare mahkemesi kararı uyarınca ödenmeyen özlük haklarının tahsili