Kira ve Borçlar HukukuBOZMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

2024/3574 Esas · 2025/4789 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas Numarası2024/3574
Karar Numarası2025/4789
Karar Tarihi13 Ekim 2025
Hüküm TürüBOZMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Davalı kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin iadesi

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    İlk Derece Mahkemesi

    davanın kısmen kabulüne
  2. 2. Aşama

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı · İlk Derece Mahkemesi kararı
  3. 3. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    BOZMA

Süreç kaydındaki diğer halkalar: İstinaf · ilk derece hükmü · İnceleme konusu karar

Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1635 E., 2024/1550 K.
İlk Derece Mahkemesi
Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
Hüküm kalemleri (2)
  • 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
  • 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un geçici 90. ve 99. maddeleri ile getirilen düzenlemelerin, devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütüldüğü gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 1 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1422 karakter
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un geçici 90. ve 99. maddeleri ile getirilen düzenlemelerin, devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütüldüğü gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya sırasıyla İlk Derece Mahkemesi ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi aşamalarından geçmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmıştır; ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Hüküm 2 kalemden oluşmaktadır (1 kaldırma, 1 bozma). Gerekçe (karar metninden): “B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir. 1. Dava dosyasının incelenmesinde; taraflar arasında, davacı kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucusunun davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunmasına ilişkin sözleşme bulunduğu, davalı Kurum tarafından dava dışı hastalara uygula…”

Kararın Tam Metni

8.045 karakter · metni göster

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1635 E., 2024/1550 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/171 E., 2023/216 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumun anılan sözleşmeye ve mevzuata aykırı olarak 2009 Mart dönemine ilişkin 1.449.328,63 TL kesinti uyguladığını ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.449.328,63 TL'nin Merkez Bankasının en yüksek kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; itiraz konusu kesintilerin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli kararıyla; bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 220.563,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli kararıyla; bilirkişi heyetinin, kesinti işlemine esas tetkik ve tedavi işlemlerinin uygulandığı uzmanlık alanlarından oluşturulmadığı ve raporun bu hali ile yetersiz olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; konusunda uzman hekimlerden oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, 400.733,53 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun kaldırma kararını karşılar mahiyette denetime elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili; Kurum tarafından yapılan kesintilerin sözleşme ve mevzuata uygun olmadığını, davanın tümden kabul edilerek kesintinin tamamının Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili; Kurum tarafından yapılan kesintilerin yönetmelik ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir.

1. Dava dosyasının incelenmesinde; taraflar arasında, davacı kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucusunun davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunmasına ilişkin sözleşme bulunduğu, davalı Kurum tarafından dava dışı hastalara uygulanan tetkik ve tedavi işlemleri ile tedavi sırasında kullanılan malzemelerin taraflar arasındaki sözleşme ile SUT hükümlerine aykırı olduğundan bahisle davacının 2009 yılı Mart ayı faturasından 1.449.328,63 TL kesinti uygulandığı, hükme esas alınan 10.02.2023 tarihli kesinti işlemine konu branşlarda uzman olan bilirkişi heyetinden alınan rapora göre; davacının 2009 yılı Mart ayı faturasından yapılan 400.733,53 TL kesintinin yerinde olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.

Davaya konu uyuşmazlık, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 97. maddesinin (7.) fıkrasına dayanmakta olup, anılan fıkra; “(Değişik yedinci fıkra: 18.02.2009-5838/2 md.) Sağlık hizmeti sunucuları, sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeşine kadar Kuruma teslim ederler. Fatura teslim tarihi; süresi içinde teslim edilen faturalar için teslim edildiği ayın onbeşinci günü, süresi içinde teslim edilmeyen faturalar için ise teslim edildiği ayı takip eden ayın onbeşinci günü olarak kabul edilir. Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir. Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır. İnceleme süresinin takip eden mali yıla sirayet etmesi durumunda, avans artıkları hakkında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 35. maddesindeki akreditiflere ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünü içermektedir.

Ne var ki 22.12.2022 tarihli ve 7429 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 90. madde ile; ''Genel sağlık sigortası kapsamında yer alan kişilere, finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerine ilişkin olarak Kurum ile götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalayan kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularının sözleşmeyi imzaladıkları mali yıldan önce düzenleyerek 97. maddenin yedinci fıkrasına göre Kuruma teslim ettikleri fatura ve eki belgelerin, belirlenen sürelerde inceleme sürecinin tamamlanamaması nedeniyle, ödenen avans tutarları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden bir ay içerisinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Kurumca giderleştirilir.

Götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalamış kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularınca sözleşme öncesinde incelenen fatura dönemine ait oluşan kesinti tutarlarına karşı açtıkları davalardan kesinleşmemiş olanlarının tamamından bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde feragat ederler.

Sağlık hizmeti sunucusu tarafından itiraza konu edilmemiş olsa da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce incelenen fatura dönemine ait oluşan tutarlardan sağlık hizmet sunucusunun mahsup edilmeyen alacakları Kurum tarafından terkin edilir.'' hükmü getirilmiştir.

Yine 5510 sayılı Kanun'a 27.12.2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun ile eklenen geçici 99. madde de; "2023 yılında götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi yapılmış kamu üniversite sağlık hizmeti sunucularının Kuruma 31/12/2023 tarihine kadar bu sözleşme kapsamında verdikleri tedavi hizmetlerine ilişkin toplam tahakkuk tutarının götürü bedel sözleşme tutarından düşük olması durumunda, aradaki fark terkin edilir. Terkin edilen tutar, Bakanlık bütçesine bu amaçla tahsis edilecek ödenekten karşılanır." hükmünü içermektedir.

Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un geçici 90. ve 99. maddeleri ile getirilen düzenlemelerin, devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütüldüğü gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

2. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

VI. KARAR

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

3. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer oladığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar