İcra ve İflas HukukuKISMEN BOZMA / KISMEN ONAMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

2025/658 Esas · 2025/1978 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas Numarası2025/658
Karar Numarası2025/1978
Karar Tarihi5 Mart 2025
Hüküm TürüKISMEN BOZMA / KISMEN ONAMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Kira alacağının tahsili için başlatılan genel haciz yolu ile örnek 7 takipte itirazın kaldırılması

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    İlk Derece Mahkemesi

    davanın reddine
  2. 2. Aşama

    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı
  3. 3. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    KISMEN BOZMA / KISMEN ONAMA

Süreç kaydındaki diğer halkalar: İnceleme konusu karar

Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi
Hüküm kalemleri (2)
  • SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesinin 07.11.2024 tarih ve 224/750 E.-2024/1071 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlu vekilinin temyiz itirazlarının şimdili
  • Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki Dairemizin sayın çoğunluğunun sonucu doğru onama görüşüne katılamıyorum. 05.03.2025
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Borçlu hakkında devam etmekte olan bir icra takibinin mevcudiyetine rağmen aynı alacaklının, aynı borçluya karşı aynı alacak sebebiyle yeniden icra takibi başlatmasının usulsüz olduğuna dair iddia takip hukukunda mükerrerlik şeklinde nitelendirilmiş olup, medeni usul hukukundaki karşılığı ise derdestliktir. 1086 sayılı HUMK’nın 187/1-4 ve 194. maddelerindeki düzenlemede derdestlik; “ilk itiraz” olarak nitelendirilmiş iken 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesi ile 114/1-ı maddesinde yapılan düzenleme ile “dava şartı” haline getirilmiştir.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 1 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1543 karakter
Borçlu hakkında devam etmekte olan bir icra takibinin mevcudiyetine rağmen aynı alacaklının, aynı borçluya karşı aynı alacak sebebiyle yeniden icra takibi başlatmasının usulsüz olduğuna dair iddia takip hukukunda mükerrerlik şeklinde nitelendirilmiş olup, medeni usul hukukundaki karşılığı ise derdestliktir. 1086 sayılı HUMK’nın 187/1-4 ve 194. maddelerindeki düzenlemede derdestlik; “ilk itiraz” olarak nitelendirilmiş iken 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesi ile 114/1-ı maddesinde yapılan düzenleme ile “dava şartı” haline getirilmiştir.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya sırasıyla İlk Derece Mahkemesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi aşamalarından geçmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur; bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. Hüküm 2 kalemden oluşmaktadır (1 bozma, 1 onama). Kısmî sonuç aynı hükmün farklı yönleri bazında bölünmüştür. Gerekçe (karar metninden): “İİK’nın 269/c maddesine göre; borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş ise itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat e…”

Kararın Tam Metni

9.077 karakter · metni göster

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün 2022/529 Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı genel haciz yolu ile icra takibinde, eksik istenen kira bedeli alacağı açıklaması ile 2018 yılının 11. ve 13. ayları ile 2019 yılı ve 2020 yılının 1. ve 2. aylarına ilişkin kira bedellerini ve ferilerinin yabancı para (Dolar) cinsinden tahsilini talep ettiğini, takipte belirtilen aylık kira dönemleri ile İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/22248 Esas ve 2019/22373 Esas sayılı dosyalardan istenen aylık kira dönemlerinin örtüştüğü, borçlunun ödeme emrine karşı süresinde icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde alacaklının daha önce başlatılan icra dosyaları ile takibe koyup tahsil ettiği kira alacaklarını yeniden takibe konulmasının haksız ve usulsüz olduğunu ileri sürerek borca ve faize tüm ferilerine itiraz ettiği, alacaklının icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını talep ettiği, icra mahkemesince itirazın kaldırılması isteminin diğer icra dosyalarında Türk Lirası cinsinden tahsil edilen aynı kira dönemine ilişkin kira alacaklarının bu kez yabancı para (Dolar) cinsinden yeniden belirlenecek eksik kira alacağı adı altında yeniden takibe konulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile reddedildiği kararın alacaklı ve borçlu tarafından istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince işin yargılamayı gerektiği gerekçesi ile icra mahkeme kararını kaldırıp "davanın reddine" karar verildiği, bu kararın alacaklı ve borçlu vekilince temyiz konusu yapıldığı görülmektedir.

Alacaklının ilk derece ve istinaf aşamasında ve temyiz dilekçesindeki beyanlarında kira bedelinin sözleşmede USD cinsinden belirlendiği, Türk Parasının Kıymetini Koruma mevzuatında yapılan değişikliğe göre kiranın TL olarak ödenmesi düşüncesi ile sehven Türk Lirası cinsinden kira bedellerinin tahsilinin icra yolu ile talep edildiğini daha sonra Türk Parasına Koruma Kanununa tabi olmadıklarını fark ettiklerinden Dolar cinsinden belirledikleri aylık kira bedellerini eksik kira bedeli adı altında ayrı bir takip konusu yaptıklarını beyan ettiği görülmektedir.

Şu hale göre daha önce takip konusu yapılan kira dönemi için eksik istenen kira bedeli alacağı adı altında yapılan takibin mükerrer olup olmadığı incelenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken işin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile itirazın kaldırılması isteminin reddi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesinin 07.11.2024 tarih ve 224/750 E.-2024/1071 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlu vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2025 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

Üye ...’ın Karşı Oy Yazısı;

Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan genel haciz yolu ile örnek 7 takipte itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.

Dayanağı İİK'nın 269/c, 269/d atfı ile İİK'nın 68. maddesinden kaynaklanmaktadır.

İİK’nın 269/c maddesine göre; borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş ise itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecburdur.

İcra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında, 15.02.2015 başlangıç tarihli kira sözleşmesine istinaden, İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün 2022/529 Esas sayılı dosyası ile 13.01.2022 tarihinde 288.310,24 USD toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin davalıya 07.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 11.02.2022 tarihinde 7 günlük yasal sürede itiraz edildiği, davanın 23.02.2022 tarihinde açıldığı görülmüştür.

Davalı borçlunun itiraz dilekçesinde özetle, alacaklı tarafın aynı alacaklarla ilgili daha önce başlatmış olduğu icra takiplerinde "fazlaya ilişkin haklarını" saklı tutmadığını, yapılan ödemeleri hiçbir "ihtirazî kayıt" ileri sürmeksizin tahsil ettiğini, alacaklının işbu takibe konu ettiği alacakları diğer dosyalardan tahsil etmiş olmasına rağmen kötü niyetli bir şekilde aynı alacakları veya iddia ettiği gibi bakiyesini yeniden takibe koymasının haksız ve usulsüz olduğunu, alacaklı tarafın işbu takibe konu kira alacaklarını İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü 2019/22248 E. ve İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü 2019/22373 E. sayılı dosyalarından takibe koymuş olup alacağını tahsil ettiğini, söz konusu icra dosyalarının takip talepleri incelendiğinde alacaklının "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı"nın görülmekte olduğunu, kaldı ki alacaklı tarafın, dosyaya yatan ödemeleri de hiçbir ihtirazî kayıt ileri sürmeksizin tahsil ettiğini, alacaklının aynı alacakları veya bakiyesini yeniden takibe konu etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek borca, takibe, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.

Davacı/alacaklı ise davalı/kiracının itirazına karşılık olarak, cevap dilekçesi ve istinaf dilekçesinde özetle; daha evvel başlatılan takipte sehven eksik talepte bulunulduğunu, eksik ödenen ve kira takibine eksik konulan kira bedellerinin tahsil amacıyla bu takibi başlattıklarını, bilinçli yapılan bir tercih olmadığını, Türk Parasının Kıymetini Koruma mevzuatında yapılan değişiklik yeni olduğu için takip başlatılırken hataya düşüldüğünü, Yerel Mahkemenin kabul ettiğinin aksine TL ve yabancı para cinsinden takip yapma seçimlik hakkını kullanmadıklarını, takip başlatılırken mevzuattaki yeni değişiklik sebebiyle hataya düşüldüğünden dolayı herhangi bir ihtirazî kayıt ileri sürülmesinin kendilerinden beklenilemeyeceğini belirtir nedenlerle itirazın kaldırılması isteminin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, davacının kira fark alacağını tahsil hakkının bulunup bulunmadığı ve varsa ne kadarlık alacağının bulunduğu hususunun genel mahkemede yargılamayı gerektirdiği, dar yetkili icra mahkemesince bu yönün incelenemeyeceği gerekçesiyle itirazın kaldırılması isteminin reddi ile yasal şartları oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesine karar verilmiştir.

İcra hukukunda “derdestlik” hususunda pozitif bir düzenleme yer almamakla birlikte, İcra ve İflas Kanununda açık bir düzenleme bulunmadığı durumlarda medeni usul hukuku hükümlerinin niteliğine uygun düştüğü ölçüde kıyas yoluyla icra hukukunda da uygulanacağı tabiidir. Borçlu hakkında devam etmekte olan bir icra takibinin mevcudiyetine rağmen aynı alacaklının, aynı borçluya karşı aynı alacak sebebiyle yeniden icra takibi başlatmasının usulsüz olduğuna dair iddia takip hukukunda mükerrerlik şeklinde nitelendirilmiş olup, medeni usul hukukundaki karşılığı ise derdestliktir. 1086 sayılı HUMK’nın 187/1-4 ve 194. maddelerindeki düzenlemede derdestlik; “ilk itiraz” olarak nitelendirilmiş iken 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesi ile 114/1-ı maddesinde yapılan düzenleme ile “dava şartı” haline getirilmiştir. İİK’da derdestlik iddiasının ileri sürülme şartları yönünden bir düzenleme bulunmadığından, HMK’da dava şartı olan derdestlik, icra takibi bakımından da takip şartı haline gelmiştir. Somut olayda incelendiğinde; dava konusu İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün 2022/529 Esas sayılı örnek 7 nolu ilamsız takibin konusunun "EKSİK KİRA BEDELİ ALACAĞI VE İŞLEMİŞ FAİZ" olduğu, daha evvel takibe konulan İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün 2019/22248 Esas ve 2019/22373 Esas sayılı örnek 7 nolu ilamsız takiplerin konusunun ise "bir kısmının eksik yatan kira bedelleri ile işlemiş faizleri, bir kısmının ise yalın kira bedelleri" şeklinde istendiği, üç takip arasına tıpa tıp benzerlik olmadığı, bir kısım takipte USD para biriminden bir kısmında da TL para birimi üzerinden alacakların istenildiği dolayısıyla mükerrerlik nedeniyle itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki Dairemizin sayın çoğunluğunun sonucu doğru onama görüşüne katılamıyorum. 05.03.2025

Bu Emsal Kararla İlgili Rehber ve Dilekçe Örnekleri

Kararda ele alınan hukuki uyuşmazlığa ilişkin usul adımlarını, süreleri ve dilekçe şablonlarını inceleyebilirsiniz:

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar