Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
2023/8309 Esas · 2024/6167 Karar
Kelime ve Kanun Dizini
Yargıtay Karar Künyesi
Dava Konusu ve Uyuşmazlık
Hakikate muhalif beyanda bulunmak
Yargılama Aşamaları Haritası
- 1. Aşama
Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı - 2. Aşama · bu karar
YARGITAY
BOZMA
Süreç kaydındaki diğer halkalar: İnceleme konusu karar
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Davalı
- ...
- Şikayetçi
- ...
- Suç
- Hakikate muhalif beyanda bulunmak
- Hüküm
- Mahkumiyet, Tazminatın Kabulü
Hüküm kalemleri (2)
- 5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),
- Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 18/10/2022 tarihli ve 2022/542 Esas, 2022/1620 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 302/2 ve 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 304. maddeleri gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargı
“İİK'nun 338 inci maddesinin 1 inci fıkrası gereğince cezaya hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, İİK'nun 89/1. maddesi kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunması zorunludur.”
Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 1 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“İİK'nun 338 inci maddesinin 1 inci fıkrası gereğince cezaya hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, İİK'nun 89/1. maddesi kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunması zorunludur.”
Karar Özeti ve Gerekçe Analizi
Kararın Tam Metni
5.599 karakter · metni göstergizle
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SANIK/DAVALI : ...
ŞİKAYETÇİ : ...
SUÇ : Hakikate muhalif beyanda bulunmak
HÜKÜM :Mahkumiyet, Tazminatın Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İİK 89/4 maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak kurulan hükme ilişkin incelemede;
2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 02.12.2016 tarihinden itibaren kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 1. ve 2. maddesi ile 28.02.2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na, 01.01.2020 tarihinden itibaren yetmiş iki bin yetmiş Türk Lirası'na, 01.01.2021 tarihinden itibaren yetmiş sekiz bin altı yüz otuz Türk Lirası'na, 01.01.2022 tarihinden itibaren yüz yedi bin doksan Türk Lirası'na, 01.01.2023 tarihinden itibaren iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirası'na, 01.01.2024 tarihinden itibaren de üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan Türk Lirası'na çıkarılmıştır.
Alacaklının talebi, İİK'nın 89/4. maddesi gereğince haciz ihbarnamesine konu edilen alacak miktarı oranında tazminat istemine ilişkin olup, icra mahkemesince İİK'nın 89/4. maddesine göre istenebilecek tazminat miktarının üst sınırı haciz ihbarnamesinde belirtilen borç miktarı olan 20.050,00 TL üzerinden belirlenmelidir. Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Bu durumda, temyizin konusu İİK'nın 89/4. maddesine göre istenebilecek 20.050,00 TL tazminata ilişkindir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu 20.050,00 TL'lik değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),
2-Hakikate Muhalif Beyanda Bulunmak suçuna yönelik kurulan hükme ilişkin incelemede,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
İlk derece mahkemesince atılı suçun sanık tarafından işlenmediğinden bahisle sanığın beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu, Bölge Adliye Mahkmesince, istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın mahkumiyetine dair karar verildiği anlaşılmaktadır.
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı kanun ile yeniden düzenlenen CMK'nun 286/2-d uyarınca ilk defa bölge adliye mahkemesince mahkumiyet kararı verildiğinden kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İİK'nun 338 inci maddesinin 1 inci fıkrası gereğince cezaya hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, İİK'nun 89/1. maddesi kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunması zorunludur.
Somut olayımızda; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 20/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda, dava dışı takip borçlusu şirket ... Gıda Turizm ve Ticaret Limited Şirketi'nin 14.02.2017 tarihinde 10.000,00 TL kayıtlı sermaye ile kurulduğu, sanık ...'in şirketin tek ortağı olarak kayıtlı sermaye olan 10.000,00 TL'nin tamamını ödemeyi taahhüt ettiği, şirket ortağı olan sanığın taahhüt etmiş olduğu 10.000,00 TL bedelli sermayenin, 2.500,00 TL'sinin şirketin banka hesabına, bakiye kalan 7.500,00 TL'sinin de şirketin kasasına nakit olarak ödediğinin kayıtlı olduğunun tespit edildiği, sanık tarafından 12/08/2019 tarihli ve 9.000,00 TL tutarlı ödeme dekontunun sunulduğu, 12/08/2019 tarihli icra borçlusu şirket banka hesabına yapıldığı dekont suretinden görülen 9.000,00 TL tutarlı ödemenin, sanığın takip borçlusu şirkete olan başka bir borcuna yönelik ödeme olduğunun ispat edilemediğinin anlaşılması nedeniyle, ödeme konusu edilen 9.000,00 TL lik bedelin sanığın sermaye borcu ödemesi olarak kabulü gerektiğinden, borçlu şirket ... Gıda Turizm ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olan ...'in taahhüt ettiği sermaye payı ödemesinin tamamını yapmış olması nedeniyle, sanığın 89/1 haciz ihbarnamesine karşı itirazının gerçeğe aykırı bulunmadığı ve bu haliyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine dair kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 18/10/2022 tarihli ve 2022/542 Esas, 2022/1620 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 302/2 ve 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 304. maddeleri gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Kanun Maddeleri
Hukuki Kavramlar ve Konular
Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.