Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2023/6453 Esas · 2024/8379 Karar
Kelime ve Kanun Dizini
Yargıtay Karar Künyesi
Dava Konusu ve Uyuşmazlık
Davalı adına tescilli 200/28719 numaralı markanın kullanmama nedeniyle iptali
Yargılama Aşamaları Haritası
- 1. Aşama
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı - 2. Aşama · bu karar
YARGITAY
KALDIRMA
Süreç kaydındaki diğer halkalar: İnceleme konusu karar
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2094 Esas, 2023/1376 Karar
- Hüküm
- Başvurunun esastan reddi
- İlk Derece Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Hüküm kalemleri (1)
- VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle re'sen İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyar
“Dava, davalı adına tescilli 200/28719 numaralı markanın kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir.”
Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 5 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“Dava, davalı adına tescilli 200/28719 numaralı markanın kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir.”
“Dava, davalının 2000/28719 numaralı "..." unsurlu markasının tescilli olduğu emtialar tek tek sayılmak suretiyle tamamının kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkin olup; yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüyle davaya konu markanın "tuğlalar, kiremitler, asmolenler, biriketler, mahya kiremitleri" emtiaları dışındaki sınıflar ve emtialar yönünden kullanılmama nedeni ile iptaline karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Hükümsüzlüğü istenen davalı markası 19, 20, 21 ve 24. sınıflarda bazı emtialarda tescilli olup, Mahkemece karar gerekçesinde, markanın tescilli olduğu 19. sınıftaki "tuğlalar, kiremitler, asmolenler, biriketler, mahya kiremitleri" emtiaları dışında 19, 20 ve 24. sınıftaki mallar bakımından ciddi şekilde kullanılmadığının anlaşıldığı belirtildikten sonra hükümde markanın "tuğlalar, kiremitler, asmolenler, biriketler, mahya kiremitleri" emtiaları dışındaki sınıflar ve emtialar yönünden kullanılmama nedeni ile iptaline karar verilmiştir.”
“Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan, Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.”
“Bu husus, 6100 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında da “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” şeklinde özellikle düzenlenmiş olup gerekçe-hüküm çelişkisi, 10.04.1992 gün ve 1991/7 E., 1992/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık dahi bozma sebebidir. Bu durumda Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davacının davalı markasının tamamının iptalini talep ettiği dikkate alınıp, hangi sınıfta ve bu sınıflarda tescilli olduğu hangi emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptal hükmü kurulmak istenmişse bunun açıkça, şüphe ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde yazılması gerekmesine rağmen, karar gerekçesinde "tuğlalar, kiremitler, asmolenler, biriketler, mahya kiremitleri" emtiaları dışında 19, 20 ve 24. sınıftaki mallar bakımından ciddi şekilde kullanılmadığının da belirtilmesinden sonra anlam karmaşası ve dolayısıyla infazda tereddüt oluşturacak ve gerekçeyle de çelişecek biçimde hüküm kısmında markanın "tuğlalar, kiremitler, asmolenler, biriketler, mahya kiremitleri" emtiaları dışındaki sınıflar ve emtialar yönünden kullanılmama nedeni ile iptaline karar verilmesi doğru olmamış ve re'sen bozmayı gerektirmiştir.”
“Bozma sebebine göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.”
Karar Özeti ve Gerekçe Analizi
Kararın Tam Metni
8.362 karakter · metni göstergizle
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2094 Esas, 2023/1376 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/114 E., 2021/119 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2000'li yılların başından itibaren mangal kömürü ve piknik ürünleri paketlemeleri alanında faaliyet gösterdiğini, ... ürünlerinin haklı bir marka değerine ulaştığını, davalının adına tescil ettirdiği "..." markalarını yoğun ve ciddi olarak kullanmadığını, müvekkilinin "..." ibaresi ile marka başvurusu yaptığında davalının tescil başvurusuna itirazda bulunarak kötü niyetli davrandığını ileri sürerek davalıya ait 2000/28719 numaralı "..."; 2003/11858 numaralı “...”; 2004/10613 numaralı “... PLASTİK+Şekil”; 2004/10615 numaralı “... KİREMİT+Şekil”; 2004/46536 numaralı “... BANYO+Şekil"; 2004/46542 numaralı “... GLASS+Şekil”; 2014/46543 numaralı “... FİX+Şekil”; 2004/46544 numaralı “... GRUP+Şekil”; 2005/59165 numaralı “... HOLDİNG”; 2008/23235 numaralı “... MERMER+Şekil”; 2008/23237 numaralı “... BORU+Şekil”; 2008/24118 numaralı “... GRANİT”; 2008/24121 numaralı “... FAYANS+Şekil”; 2008/24123 numaralı “... TİLE+Şekil”; 2008/24144 “... KITCHEN”; 2008/24146 numaralı “... MUTFAK” ve 2008/24312 numaralı “... KARO” ibareli markaların kullanılmama nedeniyle iptallerine ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş; daha sonra eldeki davada sadece davalıya ait 2000/28719 numaralı “...” ibareli marka hakkındaki dava kalacak şekilde tüm markalar hakkındaki davaların ayrı ayrı esaslara kaydedilmek üzere tefrikine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... markasının yıllardır müvekkiline ait olduğunu ve kullanıldığını, müvekkilinin tescil ettirdiği markanın kapsamındaki her bir ürününü kullandığını, markanın tanınmışlığının müvekkili tarafından sağlanarak tanınmış marka siciline tescil de ettirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, eldeki davanın davalı adına tescilli 2000/28719 numaralı markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından iptali istemine ilişkin olduğu, davacının "..." unvan ve markası ile faaliyet göstermesi nedeniyle eldeki davayı açmakta hukuki yararının olduğu, davaya konu 2000/28719 numaralı markanın 19.sınıf kapsamında yer alan "tuğlalar, kiremitler, asmolenler, biriketler, mahya kiremitleri" dışında kullanıldığının tespit edilemediği, tanınmış markalara yönelik kullanma bakımından herhangi bir ayrıcalık tanınmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle; davaya konu 2000/28719 numaralı "..." markasının "tuğlalar, kiremitler, asmolenler, biriketler, mahya kiremitleri" emtiaları dışındaki sınıflar ve emtialar yönünden kullanılmama nedeni ile iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli 200/28719 numaralı markanın kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297, 298, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi
3. Değerlendirme
1.Dava, davalının 2000/28719 numaralı "..." unsurlu markasının tescilli olduğu emtialar tek tek sayılmak suretiyle tamamının kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkin olup; yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüyle davaya konu markanın "tuğlalar, kiremitler, asmolenler, biriketler, mahya kiremitleri" emtiaları dışındaki sınıflar ve emtialar yönünden kullanılmama nedeni ile iptaline karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Hükümsüzlüğü istenen davalı markası 19, 20, 21 ve 24. sınıflarda bazı emtialarda tescilli olup, Mahkemece karar gerekçesinde, markanın tescilli olduğu 19. sınıftaki "tuğlalar, kiremitler, asmolenler, biriketler, mahya kiremitleri" emtiaları dışında 19, 20 ve 24. sınıftaki mallar bakımından ciddi şekilde kullanılmadığının anlaşıldığı belirtildikten sonra hükümde markanın "tuğlalar, kiremitler, asmolenler, biriketler, mahya kiremitleri" emtiaları dışındaki sınıflar ve emtialar yönünden kullanılmama nedeni ile iptaline karar verilmiştir.
Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Öte yandan, Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Bu husus, 6100 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında da “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” şeklinde özellikle düzenlenmiş olup gerekçe-hüküm çelişkisi, 10.04.1992 gün ve 1991/7 E., 1992/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık dahi bozma sebebidir.
Bu durumda Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davacının davalı markasının tamamının iptalini talep ettiği dikkate alınıp, hangi sınıfta ve bu sınıflarda tescilli olduğu hangi emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptal hükmü kurulmak istenmişse bunun açıkça, şüphe ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde yazılması gerekmesine rağmen, karar gerekçesinde "tuğlalar, kiremitler, asmolenler, biriketler, mahya kiremitleri" emtiaları dışında 19, 20 ve 24. sınıftaki mallar bakımından ciddi şekilde kullanılmadığının da belirtilmesinden sonra anlam karmaşası ve dolayısıyla infazda tereddüt oluşturacak ve gerekçeyle de çelişecek biçimde hüküm kısmında markanın "tuğlalar, kiremitler, asmolenler, biriketler, mahya kiremitleri" emtiaları dışındaki sınıflar ve emtialar yönünden kullanılmama nedeni ile iptaline karar verilmesi doğru olmamış ve re'sen bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle re'sen İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 27.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.