Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2023/4964 Esas · 2024/6882 Karar
Yargıtay Karar Künyesi
Dava Konusu ve Uyuşmazlık
Kambiyo senedine dayanılarak başlatılan takip nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti
Yargılama Aşamaları Haritası
- 1. Aşama
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı - 2. Aşama · bu karar
YARGITAY
ONAMA
Süreç kaydındaki diğer halkalar: İnceleme konusu karar
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/514 Esas, 2023/669 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk Derece Mahkemesi
- Elbistan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Hüküm kalemleri (1)
- VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin
“Dava, kambiyo senedine dayanılarak başlatılan takip nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.”
Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 2 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“Dava, kambiyo senedine dayanılarak başlatılan takip nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.”
“Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.”
Karar Özeti ve Gerekçe Analizi
Kararın Tam Metni
5.495 karakter · metni göstergizle
MAHKEMESİ :Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI :2022/514 Esas, 2023/669 Karar
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ :Elbistan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI :2020/53 E., 2021/211 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı tarafından Elbistan İcra Müdürlüğünde 2018/3121 Esas numarası ile 300.000,00 TL değerindeki bonoya dayanılarak başlatılan takip nedeni ile borcunun bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmadığı gibi davalının, müvekkilinin eski kayın babası olduğunu, o dönemde evlilik birliğinin bozulmaması ve eşini kırmamak amacıyla zor durumda kalarak hatır senedi vermek zorunda kaldığını, müvekkili ile davalının kızının 2018 yılında ayrı yaşama kararı aldıklarını, bu kararın ardından davaya konu senedin boşanma konusunda da tehdit aracı olarak kullanıldığını, icra takibinin evliliği çıkmaza soktuğu noktada ... Karataş ile müvekkilinin 25 Ekim 2019 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıklarını, boşanmadan önce takibin çekileceğinin taahhüt edilmiş olmasına rağmen bu taahhüdün yerine getirilmediğini, açılan işbu davanın hukuki niteliğinin menfi tespit ve istirdat davası olduğunu, ispat yükünün bu dava da davalı tarafa ait olduğunu, senedin borç kaynağı olması için üç ihtimal öngörülebileceğini, borç senedi ihtimalinin, sözleşmeye ilişkin para alacağı ve hatır senedi olduğunu, ilk iki maddenin ispata muhtaç olması sebebiyle davaya konu senedin hatır senedi olduğunun kabulünün gerektiğini, nakdi borç ilişkisinin taraflar arasında ekonomik durumları göz önüne alındığında bu kadar yüksek bir miktarın verilmiş olma ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek, Elbistan İcra Müdürlüğünün 2018/3121 E. sayılı dosyasına konu alacak nedeni ile davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve istirdat talebi kapsamında dosyaya ödenmiş olan miktarın davacıya iadesine, haksız ve hukuka aykırı olarak yapılmış olan icra takibi miktarı üzerinden %20 icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava değeri belli olduğundan eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, davacının yapılan icra takibine itiraz etmediğini ve kambiyo takibinden kaynaklı tüm itiraz sürelerini kaçırdığını, borca ve ferilerine itirazının bulunmadığını, fakat bu ... menfi tespit davası açarak talebini değiştirdiğini ve senedin bedelsizliği iddiasında bulunduğunu, bedelsizliğe dayalı menfi tespit davalarının yasal dayanağının sebepsiz zenginleşme olduğunu, bedelsizliği beyan eden davacının bunu senetle ispat etmesi gerektiğini, dava dilekçesinde senedin davacı tarafından imzalanarak bizzat verildiğinin ikrar edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükünün davalı alacaklıya ait olduğu, ancak borcun hatır senedi olduğunun iddia edilmesi halinde ispat yükünün yer değiştirerek davacıya ait olacağı, menfi tespit talebine konu miktarın senetle ispat sınırının üzerinde olduğu, ancak davacının, davalının eski damadı olması nedeniyle senetle ispat zorunluluğunun istisnası kapsamında olduğu kabul edilmekle tanıkların dinlenildiği, fakat tanıkların beyanlarının görgüye dayalı olmadığı, dava konusu senedin hatır senedi olduğunun ispata elverişli olmadığı, bu kapsamda davacı tarafa yemin delili hatırlatılmakla birlikte davalı tarafından 21.09.2021 tarihli duruşmada yeminin eda edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedine dayanılarak başlatılan takip nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu Emsal Kararla İlgili Rehber ve Dilekçe Örnekleri
Kararda ele alınan hukuki uyuşmazlığa ilişkin usul adımlarını, süreleri ve dilekçe şablonlarını inceleyebilirsiniz:
Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.