Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2023/3571 Esas · 2024/218 Karar
Kelime ve Kanun Dizini
Yargıtay Karar Künyesi
Dava Konusu ve Uyuşmazlık
Alacak
Yargılama Aşamaları Haritası
- 1. Aşama
Ticaret Mahkemesi
Temyiz istemi kararı - 2. Aşama · bu karar
YARGITAY
RED
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/562 Esas, 2022/566 Karar
- Davacı
- Petrol Ofisi A.Ş. vekili Avukat ...
- Dava Tarihi
- 29.12.2010 (Asıl dava)- 19.09.2011 (Birleşen Dava)
- Hüküm
- Asıl ve birleşen davanın reddi
- Birleşen Dava
- İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/392 E.
Hüküm kalemleri (1)
- Asıl ve birleşen davada davalı ... mirasçısı ... ve ... ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
“Dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken1086 sayılı Kanun taraf ehliyetini tanımlamamış, 38 ... maddesiyle 4721 sayılı Kanun'a atıfta bulunmuştur. 4721 sayılı Kanun'un 28 ... maddesinde ... kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği düzenlenmiştir. Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişinin taraf ehliyetinin olmayacağı kuşkusuzdur. Nitekim 04.05.1978 tarih 1978/4-5 E.,-K. sayılı İçtihatları Birleştirme kararında da dava tarihinden önce ölen kişinin taraf ehliyetini yitireceği, aleyhine dava…”
Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 3 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“Dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken1086 sayılı Kanun taraf ehliyetini tanımlamamış, 38 ... maddesiyle 4721 sayılı Kanun'a atıfta bulunmuştur. 4721 sayılı Kanun'un 28 ... maddesinde ... kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği düzenlenmiştir. Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişinin taraf ehliyetinin olmayacağı kuşkusuzdur. Nitekim 04.05.1978 tarih 1978/4-5 E.,-K. sayılı İçtihatları Birleştirme kararında da dava tarihinden önce ölen kişinin taraf ehliyetini yitireceği, aleyhine dava açılmayacağı, dava tarihinde şahsiyeti sona ermiş olan kimsenin mirasçılarına halefiyet kuralı uygulanamayacağından tebligat yapılmak veya dava ıslah edilmek suretiyle davaya devam edilemeyeceği vurgulanmış, içtihatlar bu doğrultuda kararlılık kazanmıştır.”
“Mahkemece verilen karar asıl ve birleşen davada davalı ... mirasçıları ... ve ... ... vekili tarafından temyiz edilmişse de dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan ... yönünden Mahkemece ölü kişi hakkında dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, mirasçıları aleyhine de hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.”
“Bu durumda davadan önce ölen kişinin mirasçılarına halefiyet kuralı uygulanamayacağından ölü kişinin mirasçılarının hükmü temyiz etmelerinde hukuki yararları bulunmadığı anlaşıldığından ölü kişi mirasçıları tarafından yapılan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.”
Karar Özeti ve Gerekçe Analizi
Kararın Tam Metni
8.369 karakter · metni göstergizle
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/562 Esas, 2022/566 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI : Petrol Ofisi A.Ş. vekili Avukat ...
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVALILAR : 1....
2....
3.... Turizm Akaryakıt Tekstil Nakliye Gıda ve Kuyumculuk İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili Avukat ...
4.(Ölü) ... mirasçıları;
a)... vekili Avukat ...
b) ...
c) ...
ç) ...
d) ...
e) ...
f)... mirasçıları;
fa)...
fb) ... ... vekilleri Avukat ...
fc) ...
fç) ...
fd) ...
fe) ...
DAVA TARİHİ : 29.12.2010 (Asıl dava)- 19.09.2011 (Birleşen Dava)
HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın reddi
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/392 E.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davalı ... mirasçısı ... ve ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasındaki dikey anlaşmanın tesis edildiği tarihte öngörülen süreden daha ... bir tarihte sonlanması nedeniyle davalı şirkete yapılan ödeme kalemlerinden geçersiz kalan bakiye süreye intifa süresine kıstelyevm usulü yapılan hesaplama neticesi müvekkilinin alacaklı olduğunu belirterek 101.024,06 TL'nin KDV'si ile birlikte iktisap tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; ... yatırım bedelinin geçersiz ve kullanılamayacak sözleşme süresine karşılık gelen kısmının güncellenmiş değeri olan 112.671,52 TL'nin 18.09.2010 tarihinden itibaren avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... Turizm Akaryakıt .... Nakliyat Gıda Kuyum. İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ..., ... vekili, asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 16.11.2011 tarih, 2011/232 E., 2011/68 K. sayılı kararı ile intifa hakkının ve sözleşmenin ayakta olması ve davacının dava konusu taşınmaz üzerinde faaliyetine devam etmesi, davacının malvarlığında bir azalma - fakirleşmeden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacının dava tarihi itibariyle asıl ve birleşen davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gibi dava şartı bakımından ... açıldığı anlaşılan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 29.09.2014 tarih, 2014/6526 E., 2014/14236 K. sayılı kararıyla asıl ve birleşen davanın davalılarından ... 18.08.2008 tarihinde ölmüş olduğu, asıl davanın dava tarihi 29.12.2010, birleşen davanın tarihi ise 19.09.2011 olduğu, davalının dava tarihlerinden önce öldüğü, dava tarihi itibariyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) yürürlükte olduğu, ölü kişi hakkında dava açılamayacağı, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi davalı tarafça 18.09.2010 tarihinde feshedildiği, fesih ve asıl dava tarihinde davacı lehine tesis edilmiş olan intifanın fek edilmemiş olduğu, asıl davada, fesihten sonra kalan süreye tekabül eden intifa bedeli, birleşen davada ise kalıcı yatırım bedellerinin talep edildiği, Mahkemece, asıl ve birleşen davada davalı ...'nun ölü olduğu, asıl davanın intifanın terkin edilmesinden önce açıldığı gözetilip, birleşen davada ise yine ...'nun ölü olduğu gözden kaçırılmaksızın, davacı lehine taşınmazda tesis edilmiş olan intifa hakkının intifa sözleşmesinde belirlenen süreden önce ve yine dava tarihinden önce fek edilmiş olduğu dosya içeriği ile ... olduğu, Mahkemece davacının talebi gözetilerek davacının bedelini ödeyerek yaptırılmış bulunan ... yatırımların taşınmaz değerine bir artırım fayda sağlayıp sağlamadığı, bu ... yatırımlar kullanılmak suretiyle davalının ticari faaliyetini sürdürüp sürdürmediği, ... yatırımların ticari faaliyetine katkısı hususları üzerinde de yeterince durulup, bu yönlerde araştırma ve gerekirse yerinde keşif yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davalarda davalı ...'nun 18.08.2008 tarihinde vefat ettiği, asıl davanın dava tarihi 29.12.2010, birleşen davanın tarihi ise 19.09.2011 olduğu, anılan davalının asıl ve birleşen dava tarihlerinden önce vefat ettiği asıl ve birleşen dava tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun gereğince, ölü kişi hakkında dava açılamayacağından anılan davalıya yönelik açılan asıl ve birleşen davanın reddi gerektiği, asıl davada davacı taraf, fesihten sonra kalan süreye tekabül eden intifa bedelini talep etmiş ise de fesih ve asıl dava tarihinde davacı yan lehine tesis edilmiş olan intifanın fek edilmemiş olduğu dolayısıyla, fek edilmemiş intifa bedelinin tahsilinin talep edilemeyeceği, bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda açıklandığı üzere, davacı tarafça talebe konu yatırımlara ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, yatırımların özelliklerinin belirtilemediği gibi dosya kapsamından da belirlenemediği, yaptırılan keşif ile yatırımların tespit edilemediği, mevcut delillere göre eldeki davada bu yöndeki iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı ... mirasçısı ... ve ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı ... mirasçısı ... ve ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilerinin murisi ...'nun asıl ve birleşen davaların ikame edildiği tarihte ölü bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş olması isabetli ise de, davanın reddine karar verilmiş olmasına karşın davaya mirasçı olarak dahil edilen müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması yönünden karar usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Kanun'un 38 ... maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 28 ... maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken1086 sayılı Kanun taraf ehliyetini tanımlamamış, 38 ... maddesiyle 4721 sayılı Kanun'a atıfta bulunmuştur. 4721 sayılı Kanun'un 28 ... maddesinde ... kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği düzenlenmiştir. Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişinin taraf ehliyetinin olmayacağı kuşkusuzdur. Nitekim 04.05.1978 tarih 1978/4-5 E.,-K. sayılı İçtihatları Birleştirme kararında da dava tarihinden önce ölen kişinin taraf ehliyetini yitireceği, aleyhine dava açılmayacağı, dava tarihinde şahsiyeti sona ermiş olan kimsenin mirasçılarına halefiyet kuralı uygulanamayacağından tebligat yapılmak veya dava ıslah edilmek suretiyle davaya devam edilemeyeceği vurgulanmış, içtihatlar bu doğrultuda kararlılık kazanmıştır.
2.Mahkemece verilen karar asıl ve birleşen davada davalı ... mirasçıları ... ve ... ... vekili tarafından temyiz edilmişse de dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan ... yönünden Mahkemece ölü kişi hakkında dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, mirasçıları aleyhine de hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
3.Bu durumda davadan önce ölen kişinin mirasçılarına halefiyet kuralı uygulanamayacağından ölü kişinin mirasçılarının hükmü temyiz etmelerinde hukuki yararları bulunmadığı anlaşıldığından ölü kişi mirasçıları tarafından yapılan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl ve birleşen davada davalı ... mirasçısı ... ve ... ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Kanun Maddeleri
Özel kanun maddesi eşleşmesi belirtilmemiştir.
Hukuki Kavramlar ve Konular
Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.
İlgili ve Benzer Emsal Kararlar
2023/6218 E. · 2024/8287 K.
Limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili