Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2025/452 Esas · 2026/43 Karar
Kelime ve Kanun Dizini
Yargıtay Karar Künyesi
Dava Konusu ve Uyuşmazlık
Maddi ve manevi tazminat
Yargılama Aşamaları Haritası
- 1. Aşama
Asliye Hukuk Mahkemesi
belirtilmemiş - 2. Aşama · bu karar
YARGITAY
RED
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/310 E., 2024/53 K.
Hüküm kalemleri (1)
- Davalılar ... ile ... vekillerinin temyiz başvurularının MİKTARDAN REDDİNE,
“Yukarıdaki madde metninden, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilmiş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar HUMK’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı açıkça anlaşılmaktadır.”
Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 6 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“Yukarıdaki madde metninden, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilmiş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar HUMK’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı açıkça anlaşılmaktadır.”
“Bilindiği üzere, 21.07.2004 tarihli ve 25529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarihli ve 5219 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden HUMK’un 427. maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını bir milyar TL; yine yürürlük tarihinden sonra Yargıtay Daireleri ve Hukuk Genel Kurulunca temyiz incelemesi sonucunda verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilebilmesi için 440/III-1. maddesinde aranan parasal sınırı da altı milyar TL olarak değiştirmiştir. 52 19... sayılı Kanunlara göre katsayı artışı uygulanarak bu sınırlar arttırılmıştır.”
“1981 tarihli ve 2494 sayılı Kanun’un geçici maddesi ile temyiz ve karar düzeltme sınırlarına ilişkin değişikliklerin, Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra verilecek nihai kararlara yönelik temyiz ve karar düzeltme istemleri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; dolayısıyla, dava hangi tarihte açılmış olursa olsun, temyiz ve karar düzeltme sınırlarının saptanmasında, hakkında bu yollara başvurulan hükmün verildiği tarihteki yasal durumun esas alınacağı kabul edilmiştir.”
“Bir mahkeme kararının temyiz edilip edilemeyeceği belirlenirken, temyiz hakkının doğduğu (kararın verildiği) tarihteki hukuksal durum esas alınmalı; karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmü temyiz sınırı yönünden hangi düzenlemeyi içeriyor ise ona bağlı kalınmalıdır. Buradaki “karar” teriminin, yerel mahkemenin, Özel Daire bozmasına karşı verdiği direnme kararını da kapsayacağında duraksama bulunmamaktadır.”
“O hâlde direnme kararı temyiz edilebilirlik sınırı altında olduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna gidilmesi miktar itibarıyla mümkün değildir.”
“Hâl böyle olunca, davalılar ... ile ... vekillerinin temyiz başvurusunun miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.”
Karar Özeti ve Gerekçe Analizi
Kararın Tam Metni
5.645 karakter · metni göstergizle
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/310 E., 2024/53 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 02.11.2022 tarihli ve
2022/9850 Esas, 2022/13641 Karar sayılı BOZMA kararı
1. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2. Kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
3. Direnme kararı davalılar ... ile ... vekilleri temyiz edilmekle yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
A. Ön Sorun
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında öncelikle; direnme kararına yönelik davalılar ... ile ... vekillerinin temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
B. Gerekçe
Değerlendirme
4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş, anılan Kanun’un 450. maddesiyle de 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bununla birlikte kanun koyucu uygulamada birtakım sorunların ortaya çıkmasını engellemek için HMK’da geçiş hükümlerini ayrıca düzenlemiştir.
5. Bu bağlamda HMK’nın Geçici 3. maddesi;
“(1) Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun Geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
(2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez (Değişik fıkra: 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun, m.47).
(3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hâllerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun bu kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmünü içermektedir.
6. Yukarıdaki madde metninden, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilmiş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar HUMK’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı açıkça anlaşılmaktadır.
7. Bilindiği üzere, 21.07.2004 tarihli ve 25529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarihli ve 5219 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden HUMK’un 427. maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını bir milyar TL; yine yürürlük tarihinden sonra Yargıtay Daireleri ve Hukuk Genel Kurulunca temyiz incelemesi sonucunda verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilebilmesi için 440/III-1. maddesinde aranan parasal sınırı da altı milyar TL olarak değiştirmiştir. 52 19... sayılı Kanunlara göre katsayı artışı uygulanarak bu sınırlar arttırılmıştır.
8. Direnme kararının verildiği 08.02.2024 tarihinde bu miktar 20.520,00 TL’dir.
9. 16.07.1981 tarihli ve 2494 sayılı Kanun’un geçici maddesi ile temyiz ve karar düzeltme sınırlarına ilişkin değişikliklerin, Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra verilecek nihai kararlara yönelik temyiz ve karar düzeltme istemleri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; dolayısıyla, dava hangi tarihte açılmış olursa olsun, temyiz ve karar düzeltme sınırlarının saptanmasında, hakkında bu yollara başvurulan hükmün verildiği tarihteki yasal durumun esas alınacağı kabul edilmiştir.
10. Bir mahkeme kararının temyiz edilip edilemeyeceği belirlenirken, temyiz hakkının doğduğu (kararın verildiği) tarihteki hukuksal durum esas alınmalı; karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmü temyiz sınırı yönünden hangi düzenlemeyi içeriyor ise ona bağlı kalınmalıdır. Buradaki “karar” teriminin, yerel mahkemenin, Özel Daire bozmasına karşı verdiği direnme kararını da kapsayacağında duraksama bulunmamaktadır.
11. Bu noktada dava konusu somut olayda temyize konu miktarın ne olduğunun açıklanmasında yarar vardır.
12. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların haksız eylemi nedeniyle 15.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
13. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 13.000,00 TL maddi tazminat ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş; Özel Dairece maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddine, manevi tazminatın ise tümden reddi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece manevi tazminat yönünden bozma kararına karşı direnilmiştir.
14. Özel Daire ile Mahkeme arasındaki uyuşmazlığa konu değer 1.000,00 TL manevi tazminata ilişkin olup bu miktar direnme kararının verildiği 08.02.2024 tarihinde temyiz kesinlik sınırı olan 20.520,00 TL’nin altındadır.
15. O hâlde direnme kararı temyiz edilebilirlik sınırı altında olduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna gidilmesi miktar itibarıyla mümkün değildir.
16. Hâl böyle olunca, davalılar ... ile ... vekillerinin temyiz başvurusunun miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ile ... vekillerinin temyiz başvurularının MİKTARDAN REDDİNE,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
28.01.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
İlgili Kanun Maddeleri
Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.