Hukuk Genel KuruluRED
T.C. YARGITAY

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

2023/1090 Esas · 2024/375 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas Numarası2023/1090
Karar Numarası2024/375
Karar Tarihi10 Temmuz 2024
Hüküm TürüRED

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Menfi tespit

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    Asliye Hukuk Mahkemesi

    davanın reddine
  2. 2. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    RED
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/173 E., 2023/224 K.
Karar
Davanın reddine
Hüküm kalemleri (1)
  • 6217 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/2 nci maddesi gereğince davacı vekilinin temyiz başvurusunun miktar itibarıyla REDDİNE,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Belirtilmelidir ki; bir mahkeme kararının temyiz edilip edilemeyeceği belirlenirken temyiz hakkının doğduğu (kararın verildiği) tarihteki hukuksal durum esas alınmalı; karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmü temyiz sınırı yönünden hangi düzenlemeyi içeriyor ise ona bağlı kalınmalıdır. Buradaki “karar” teriminin, bölge adliye veya duruma göre ilk derece mahkemesinin, Özel Daire bozmasına karşı verdiği direnme kararını da kapsayacağından duraksama bulunmamaktadır.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 5 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1473 karakter
Belirtilmelidir ki; bir mahkeme kararının temyiz edilip edilemeyeceği belirlenirken temyiz hakkının doğduğu (kararın verildiği) tarihteki hukuksal durum esas alınmalı; karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmü temyiz sınırı yönünden hangi düzenlemeyi içeriyor ise ona bağlı kalınmalıdır. Buradaki “karar” teriminin, bölge adliye veya duruma göre ilk derece mahkemesinin, Özel Daire bozmasına karşı verdiği direnme kararını da kapsayacağından duraksama bulunmamaktadır.
Gerekçe Pasajı 2426 karakter
Bundan başka kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu asıl alacağın değeri dikkate alınır. Başka bir deyişle alacak davalarında kesinlik sınırı belirlenirken yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra (inkâr) tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz (Baki Kuru: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Ankara 2020, Cilt II, s. 1342).
Gerekçe Pasajı 3659 karakter
Bilindiği üzere 21.07.2004 tarihli ve 25529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarihli ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını bir milyar TL olarak değiştirmiştir. Sonraki yıllarda ise 5219 ve 5236 sayılı Kanun'larda öngörülen katsayılar çerçevesinde miktarlar giderek artmıştır. Buna göre 2023 yılında katsayı artışı sonucu uygulanması gereken kesinlik (temyiz edilebilirlik) sınırı “12.950,00 TL”dir.
Gerekçe Pasajı 4287 karakter
Eldeki davada; temyiz istemine konu kararın verildiği 14.04.2023 tarihinde, temyiz (kesinlik) sınırı 12.950,00 TL olup, mahkemece reddedilen asıl alacak miktarı 12.500,00 TL olmakla bu sınırın altında kaldığından karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibarıyla mümkün değildir.
Gerekçe Pasajı 587 karakter
Hâl böyle olunca, davacı vekilinin temyiz başvurusunun miktar itibarıyla reddi gerekir.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya Asliye Hukuk Mahkemesi kararından gelmektedir (davanın reddine). Kararın sonucu: RED. Gerekçe (karar metninden): “9. Belirtilmelidir ki; bir mahkeme kararının temyiz edilip edilemeyeceği belirlenirken temyiz hakkının doğduğu (kararın verildiği) tarihteki hukuksal durum esas alınmalı; karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmü temyiz sınırı yönünden hangi düzenlemeyi içeriyor ise ona bağlı kalınmalıdır.”

Kararın Tam Metni

5.474 karakter · metni göster

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2022/173 E., 2023/224 K.

KARAR : Davanın reddine

ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.09.2022 tarihli ve

2021/4616 Esas, 2022/6078 Karar sayılı BOZMA kararı

1. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Adilcevaz Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

I. ÖN SORUN

4. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin icra takibi konusu 12.500,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olduğu eldeki davada, mahkemece verilen ilk kararın Özel Dairece bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen davanın reddine ilişkin ikinci kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Özel Dairece verilen ikinci bozma kararına mahkemece direnilerek davanın reddine karar verilmiş olması karşısında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi gereğince 2023 yılında mahkemelerce verilecek kararların temyiz edilebilmesi için temyize konu dava değerinin 12.950,00 TL’yi geçmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

II. GEREKÇE

5. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin icra takibine konu 12.500,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 12.464,48 TL borçlu olmadığının tespitine, takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında kötüniyet tazminatı 2.210,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

6. Davalı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Özel Dairece; davalı şirketi temsile yetkili kişiye yapılmayan ödemenin geçerli bir ödeme olmadığı dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

7. Mahkemece Özel Daire bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.

8. Davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Özel Dairece; dava dışı kişiye yapılan ödemenin geçerli bir ödeme olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın oy çokluğuyla bozulması üzerine, mahkemece önceki kararda direnilerek davanın reddine karar verilmiştir.

9. Belirtilmelidir ki; bir mahkeme kararının temyiz edilip edilemeyeceği belirlenirken temyiz hakkının doğduğu (kararın verildiği) tarihteki hukuksal durum esas alınmalı; karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmü temyiz sınırı yönünden hangi düzenlemeyi içeriyor ise ona bağlı kalınmalıdır. Buradaki “karar” teriminin, bölge adliye veya duruma göre ilk derece mahkemesinin, Özel Daire bozmasına karşı verdiği direnme kararını da kapsayacağından duraksama bulunmamaktadır.

10. Bundan başka kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu asıl alacağın değeri dikkate alınır. Başka bir deyişle alacak davalarında kesinlik sınırı belirlenirken yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra (inkâr) tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz (Baki Kuru: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Ankara 2020, Cilt II, s. 1342).

11. Bilindiği üzere 21.07.2004 tarihli ve 25529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarihli ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını bir milyar TL olarak değiştirmiştir. Sonraki yıllarda ise 5219 ve 5236 sayılı Kanun'larda öngörülen katsayılar çerçevesinde miktarlar giderek artmıştır. Buna göre 2023 yılında katsayı artışı sonucu uygulanması gereken kesinlik (temyiz edilebilirlik) sınırı “12.950,00 TL”dir.

12. Eldeki davada; temyiz istemine konu kararın verildiği 14.04.2023 tarihinde, temyiz (kesinlik) sınırı 12.950,00 TL olup, mahkemece reddedilen asıl alacak miktarı 12.500,00 TL olmakla bu sınırın altında kaldığından karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibarıyla mümkün değildir.

13. Hâl böyle olunca, davacı vekilinin temyiz başvurusunun miktar itibarıyla reddi gerekir.

III. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

6217 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/2 nci maddesi gereğince davacı vekilinin temyiz başvurusunun miktar itibarıyla REDDİNE,

İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,

Aynı Kanun’un 440/III-1 inci maddesi uyarınca miktar itibarıyla karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar