Hukuk Genel KuruluKALDIRMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

2025/381 Esas · 2025/926 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas Numarası2025/381
Karar Numarası2025/926
Karar Tarihi25 Aralık 2025
Hüküm TürüKALDIRMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

HMK'nın 46. maddesine dayalı tazminat

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)

    belirtilmemiş
  2. 2. Aşama

    Özel Daire

    Özel Daire kararı
  3. 3. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    KALDIRMA
Mahkemesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
Karar Tarihi
13.06.2024
Sayısı
2023/6 E., 2024/2 K.
Hüküm kalemleri (3)
  • 1-HMK'nun 46.maddesi uyarınca açılan davanın REDDİNE,
  • 1- (10-12) numaralı paragraflardaki gerekçelerle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin temyiz başvurusunun miktardan reddine ilişkin 13.06.2024 tarihli ve 2023/6 Esas, 2024/2 Karar sayılı ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
  • 2- (13-16) numaralı paragraflardaki gerekçelerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 05.03.2024 tarihli ve 2023/6 Esas, 2024/2 Karar sayılı kararının ONANMASINA,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde “Belirsiz ve tespit davası” düzenlenmiş olup maddede davanın açıldığı tarihte, talep sonucunun miktar yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde davacının dayandığı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar yahut değeri belirterek açtığı davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilmiştir.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 7 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1408 karakter
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde “Belirsiz ve tespit davası” düzenlenmiş olup maddede davanın açıldığı tarihte, talep sonucunun miktar yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde davacının dayandığı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar yahut değeri belirterek açtığı davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilmiştir.
Gerekçe Pasajı 7346 karakter
Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya sırasıyla Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) ve Özel Daire aşamalarından geçmiştir. Yargıtay, Özel Daire kararını kaldırmıştır; Özel Daire kararını onamıştır. Hüküm 3 kalemden oluşmaktadır (1 red, 1 kaldırma, 1 onama). Gerekçe (karar metninden): “II. GEREKÇE 10. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde “Belirsiz ve tespit davası” düzenlenmiş olup maddede davanın açıldığı tarihte, talep sonucunun miktar yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde davacının dayandığı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar yahut değeri belirterek açtığı davanın belirsiz alacak davas…”

Kararın Tam Metni

12.363 karakter · metni göster

MAHKEMESİ : Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)

EK KARAR TARİHİ : 13.06.2024

SAYISI : 2023/6 E., 2024/2 K.

1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 12. Hukuk Dairesince davanın esastan reddine karar verilmiştir.

2. Karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Özel Dairenin 13.06.2024 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin temyiz başvurusunun miktardan reddine karar verilmiş, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi

4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Ankara ... Vadisi 1.2.3.4.5. Etap TOKİ Konutları Yapı Yönetiminin TOKİ tarafından inşa edilen 22 konut adası üzerinde kurulu olduğunu, ... Vadisi Toplu Konutları 614 61... parsel Yönetiminin Toplu Yapı Yönetimi kapsamında yer alan bir ada olduğunu, ada yönetiminin hukuka aykırı olarak Toplu Yapıdan ayrıldığını ilan ettiğini ve 2020 yılı ada ve üst yönetim katılım payını ödemediğini, bu nedenle ada yönetimi aleyhine genel haciz yoluyla ilâmsız takip başlattıklarını, borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davası açtıklarını, Ankara Batı 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli ve 2021/267 Esas, 2022/332 Karar sayılı kararıyla itirazın iptaline karar verildiğini, itirazın iptali kararı üzerine takibe devam edilirken borçlunun icra müdürlüğüne başvurarak itirazın iptaline ilişkin kararda faiz ve faiz oranı yönünden bir karar bulunmadığından faize yapmış oldukları itirazın kesinleştiğini, dosya hesabının devamına karar verilen asıl alacak yönünden yapılmasını ve faiz hesaplanmamasını talep ettiğini, icra müdürünün bu talebini reddetmesi üzerine borçlu vekilinin şikâyet yoluyla icra mahkemesine başvurduğunu, Ankara Batı 2. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 10.03.2023 tarihli ve 2022/605 Esas, 2023/293 Karar sayılı kararıyla hukuka ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak şikâyetin kısmen kabulüne karar verildiğini, icra mahkemesi kararı kesin olduğundan istinaf edilemediğini, takipte talep edilen gecikme tazminatının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (KMK) 20/2. maddesinden kaynaklandığını, itirazın iptali kararıyla birlikte asıl alacağın tüm fer'îleriyle birlikte kesinleşeceğini, takibe asıl alacak ve faiz yönünden devam edilebileceğini, icra mahkemesinin kararı nedeniyle müvekkilinin alacağının tahsil edilmesinin engellendiğini ve zararın katlanarak devam ettiğini, müvekkilinin zararının ne kadar olduğu taraflarca bilinemeyeceğinden bu davayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açtıklarını ileri sürerek 100,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı

5. Davalı ... Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; davacının davayı somutlaştırma yükünü yerine getirmediğini ve zararını tam olarak açıklamadığını, zarar miktarı belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılamayacağını, hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, HMK’nın 46. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Özel Daire Kararı

6. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05.03.2024 tarihli ve 2023/6 Esas, 2024/2 Karar sayılı kararı ile;

“…6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46/1. maddesinde; Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine tazminat davası açılabileceği vurgulandıktan sonra, dava sebepleri;

Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması,

Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması,

Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması,

Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması,

Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması,

Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması,

şeklinde tahdidi olarak gösterilmiştir.

HMK’nun 46 ve mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 573 ve devamı maddelerine göre, hâkimin, bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptığı işlem, yürüttüğü faaliyet ve kararları nedeniyle ancak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilecek olup, kişisel kusura, haksız fiile veya diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak da olsa, hâkim aleyhine tazminat davası açılamayacağı her türlü kuşku ve duraksamadan uzaktır.

T.C. Anayasasının 138/1-2. maddesi gereğince; “Hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.” Hâkimlerin Anayasa güvencesi altına alınan bağımsızlığı, ilke olarak yargı fonksiyonunun ifa edilmesi dolayısıyladır. Yargı yetkisinin özellikleri, hâkimlerin kişisel sorumluluğunda, özel bir sorumluluk düzeninin uygulanmasını zorunlu kılmıştır. Zira yargı görevinin bağımsızlık ve tarafsızlık içinde aksatılmadan yerine getirilmesi esastır. Gerçekten, hâkimlerin diğer devlet memurlarının tâbi bulundukları sorumluluk esaslarına bağlanmaları, yaptıkları her işlemin, aleyhlerine bir tazminat davasına yol açabileceğini düşünmelerine ve bunun sonucu olarak tereddüt içinde kalmalarına yol açabilir.

Tabiidir ki; adaletin gerçekleşmesi, hâkim hakkında sorumsuzluk müessesesinin kabulünü gerektirmez. Ancak, hâkimin hukuki sorumluluk halleri benimsenirken, yargısal faaliyetten ibaret olan esas görevinin aksatılmamasına büyük özen gösterilmesi zorunludur. Gelişigüzel bir sorumluluk sisteminin benimsenmesi, hâkimin bağımsızlığını ve tarafsızlığını tehlikeye düşürebilir.

Hâkimlerin verdikleri kararlarından dolayı ilke olarak sorumlu tutulamayacakları esas olmakla beraber, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, hâkimin bağımsızlığı kadar tarafsızlığını da güvence altına almak amacıyla, onun hukuki sorumluluğunu sınırlı olarak kabul etmiş ve aynı zamanda sorumluluğun tespitini özel bir usule tâbi tutmuştur.

Hâkimin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine tazminat davası açılabilmesi için; HMK’nun 46. maddesinde tahdidi olarak yazılı bulunan sebeplerin bir ya da bir kaçının gerçekleşmesi, hâkimin görevini yaparken davacıya karşı düşmanlığı veya karşı tarafla dostluğu nedeniyle, davacı aleyhine, kasıtla veya ağır ihmalle kanuna açıkça aykırı karar vermiş olması, kasten, adalete ve yasalara aykırı karar verdiğinin, tevil ve tefsire ihtiyaç göstermeyecek derecede açık ve kesin olması, davacının karardan dolayı zarar görmesi ve hâkimin davranışı ile zarar arasında illiyet bağının olması ve bu hususların davacı tarafından kanıtlanması gerekir.

Somut olayın incelenmesinde;

İncelenen tüm dosya kapsamına göre;

Somut olayda, tüm deliller değerlendirilerek, soyut kanun hükümlerinin somut olaya uygulanması sonucu, hak ve nesafet kuralları gözetilerek vicdani kanaat doğrultusunda karar verildiği görülmüştür.

Hâkimin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile bunların gerçekleştirilmesine yönelik teminatlar hâkimlerin keyfî davranabilecekleri, istedikleri şekilde karar verebilecekleri ve bu kararlardan da sorumlu olmayacakları anlamına gelmemekle birlikte, somut olayda, HMK’nun 46. maddesinde sayılan sebeplerin mevcut olmadığı sonuç ve vicdani kanaatına varıldığından, işbu davanın reddine ve ...nun 49. maddesi hükmü uyarınca davacının 1000-TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara ve heyetin takdirine göre;

1-HMK'nun 46.maddesi uyarınca açılan davanın REDDİNE,

2-HMK’nun 49.maddesi uyarınca davacının takdiren 1.000-TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına,

3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince; alınması gereken 891,50 TL maktu karar ve ilam harcı için peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 711,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-HMK'nun 333. maddesi gereği, hükmün kesinleşmesinden sonra, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısım kalması halinde davacıya iadesine,

6-Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 32.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Hazinesine verilmesine,…” karar verilmiştir.

Kararın Temyizi

7. Özel Daire kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Özel Dairenin Ek Kararı

8. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 13.06.2024 tarihli ve 2023/6 Esas, 2024/2 Karar sayılı ek kararı ile; kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Ek Kararın Temyizi

9. Özel Dairenin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. GEREKÇE

10. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde “Belirsiz ve tespit davası” düzenlenmiş olup maddede davanın açıldığı tarihte, talep sonucunun miktar yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde davacının dayandığı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar yahut değeri belirterek açtığı davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilmiştir.

11. Somut olayda davacı vekili tarafından HMK'nın 46. maddesine dayalı tazminat istemi ile belirsiz alacak olarak 100,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

12. O hâlde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı göz önüne alındığında, davacı vekili tarafından temyize konu edilen kararın temyizi kabil nitelikte olduğu sonucuna varıldığından Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin kararın kesin olduğuna dair 13.06.2024 tarihli ve 2023/6 Esas, 2024/2 Karar sayılı ek kararının ortadan kaldırılmasına oy birliğiyle karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

13. Dava, HMK'nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

14. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:

a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.

ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.

d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.

e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır.

15. Somut olayda HMK'nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

16. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

III. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1- (10-12) numaralı paragraflardaki gerekçelerle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin temyiz başvurusunun miktardan reddine ilişkin 13.06.2024 tarihli ve 2023/6 Esas, 2024/2 Karar sayılı ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2- (13-16) numaralı paragraflardaki gerekçelerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 05.03.2024 tarihli ve 2023/6 Esas, 2024/2 Karar sayılı kararının ONANMASINA,

Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,

25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu Emsal Kararla İlgili Rehber ve Dilekçe Örnekleri

Kararda ele alınan hukuki uyuşmazlığa ilişkin usul adımlarını, süreleri ve dilekçe şablonlarını inceleyebilirsiniz:

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar