Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2024/699 Esas · 2025/764 Karar
Kelime ve Kanun Dizini
Yargıtay Karar Künyesi
Dava Konusu ve Uyuşmazlık
Sıra cetveli düzenlenmesi nedeniyle şikayet
Yargılama Aşamaları Haritası
- 1. Aşama
İcra Hukuk Mahkemesi
Direnme hükmü - 2. Aşama · bu karar
YARGITAY
ONAMA
Süreç kaydındaki diğer halkalar: İstinaf (BAM)
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/501 E., 2024/104 K.
Hüküm kalemleri (1)
- Şikâyet olunan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile ONANMASINA,
“Madde 142/a- (Ek: 17/7/2003-4949/39 md.) Sıra cetveline karşı 142 nci madde uyarınca şikâyet veya itiraz yapılmışsa, tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblâğı tahsil edebilir. 36 ncı maddenin ikinci fıkrası burada da uygulanır” Düzenlemeleri yer almaktadır.”
Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 10 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“Madde 142/a- (Ek: 17/7/2003-4949/39 md.) Sıra cetveline karşı 142 nci madde uyarınca şikâyet veya itiraz yapılmışsa, tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblâğı tahsil edebilir. 36 ncı maddenin ikinci fıkrası burada da uygulanır” Düzenlemeleri yer almaktadır.”
“Alacaklının talebiyle başlayan takip talebi, ödeme emri, haciz ve satış aşamalarından sonra icra dairesi, haczedilen mal tek alacaklı için haczedilmişse elde edilen parayı alacaklıya ödeyecektir. Aynı malların birden fazla alacaklı için haczedilmiş olmasında yani hacze iştirak hâlinde ise üç ihtimal ile karşılaşılır. Satış tutarı aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (İİK md.100-101) bütün alacakları (faiz ve takip giderleriyle birlikte) ödemeye yeterse, para bütün alacaklılar arasında paylaşılır. Buna karşılık satış tutarı, aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (İİK md.100-101) bütün alacakları (faiz ve takip giderleriyle birlikte) ödemeye yetmezse, icra dairesi önce tamamlama haciz yapar. Tamamlama haciz ile elde edilen malların satış tutarı ile daha önce haczedilmiş ve satılmış bulunan malların satış tutarı toplamı da, bütün alacakları ödemeye yetmezse, icra dairesi alacaklılarına bir sıra cetveli yapar. Sıra cetvelinde aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (İİK md.100-101) bütün alacaklılar, alacak miktarları ve faizleri ile gösterilir. Bu alacaklıların her biri belli bir sıraya girer. Bu sıra, İİK’nın 206. maddesinde gösterilmiştir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013, s. 730, 733).”
“Alacaklılar sıra cetvelinin bir suretinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde sıra cetveline şikâyet yoluna başvurabilirler veya İİK'nın 142. maddesi gereğince sıra cetveline itiraz davası açabilirler. Bu süre içerisinde şikâyet ya da itiraz yoluna başvurulmazsa sıra cetveli kesinleşir. Sıra cetveli kesinleşmeden icra müdürü paraları paylaştıramaz.”
“Sıra cetveline yönelik şikâyet veya itirazda, şikâyetçinin haczinin ayakta olması; böylelikle iptal edilecek sıra cetvelinden sonra düzenlenecek sıra cetveline girebilecek durumda bulunması gerekmekte olup, somut uyuşmazlıkla ilgili olarak haczin hangi hâllerde düşeceği açıklığa kavuşturulmalıdır.”
“Alacaklı haczedilen mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir.”
“Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; şikâyetçi vekilinin Aksaray İcra Müdürlüğünün 2018/3681 Esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin hatalı olduğunu, müvekkilinin alacaklısı olduğu icra dosyalarında konulan hacizlerin ilk sırada yer alması gerektiğini, şikâyet olunan ...’nın alacaklı olduğu icra dosyasında satış istenmediğini ve haczin düştüğünü ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ettiği görülmektedir.”
“Dosya içerisinde yer alan icra dosyaları ve sıra cetveli incelendiğinde, şikâyetçinin alacaklı olduğu Aksaray İcra Müdürlüğünün 2018/22576 Esas sayılı dosyasında bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine ihale tarihine kadar olan süreçte en son 05.03.2019 tarihinde haciz konulduğu, anılan taşınmazın şikâyetçi alacaklının 05.03.2019 tarihli haczinden sonra bir yıllık satış isteme süresi içinde 21.11.2019 tarihinde başka bir dosyadan satıldığı, bu nedenle şikâyetçi alacaklının satış talebinde bulunmasına gerek kalmadan 05.03.2019 tarihli haczinin ayakta olduğu anlaşılmakla bu dosya bakımından şikâyetçinin sıra cetvelinde birinci sırada yer alması gerekmektedir.”
“Şikâyet olunan ...'nın alacaklı olduğu Aksaray İcra Müdürlüğünün 2018/3681 Esas sayılı dosyasında, şikâyet olunan alacaklının 29.07.2016 tarihli haciz talebi üzerine, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 01.08.2016 tarihinde haciz konulduğu, şikâyet olunanın 02.06.2017 tarihinde sadece satış avansı yatırdığı, ancak satış talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyet olunanın 01.08.2016 tarihli haczinin sıra cetvelinin düzenlendiği tarihte düştüğünün kabulü gerekir.”
“Şikâyet olunan alacaklı açıkça satış talebinde bulunmadan bir miktar satış avansını dosyaya yatırmış ise de bu durumda alacaklının usulüne uygun şekilde satış talebinde bulunduğu kabul edilemez. Az yukarıda açıklandığı üzere satış talebinin varlığı için alacaklının mutlaka öncelikle hacizli malın satılması yönünde açık bir iradesinin olması zorunludur. Zira icra müdürlüğü ancak talep hâlinde satışla ilgili olarak işlem yapabilecektir. Tek başına satış avansının yatırılması ortada icra müdürlüğünce yerine getirilecek bir talebin olduğunu göstermez.”
“Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; şikayet olunan alacaklının 01.08.2016 tarihinde konulan hacizden sonra satış isteme süresi içerisinde 02.06.2017 tarihinde satış avansı olarak 500,00 TL yatırdığı, satış avansını yatıranın satış talebinde bulunmuş olduğunun kabulü ile şikâyet olunan ...’nın alacaklı olduğu icra dosyasında haczinin geçerli olduğu, şikâyetin yerinde olmadığı, direnme kararının Özel Daire bozma kararında belirtilen gerekçe ve nedenlerle bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.”
Karar Özeti ve Gerekçe Analizi
Kararın Tam Metni
22.067 karakter · metni göstergizle
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/501 E., 2024/104 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19.10.2023 tarihli ve
2022/3396 Esas, 2023/3373 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki sıra cetvelinin iptali isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikâyetin kısmen kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
Kararın temlik alan vekili ile şikâyet olunan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikâyet olunan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı şikâyet olunan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikâyetçi vekili talep dilekçesinde; Aksaray İcra Müdürlüğünün 2018/3681 Esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin hatalı olduğunu, müvekkilinin alacaklısı olduğu icra dosyalarından konulan hacizlerin ilk iki sırada yer alması ve bu kapsamda satış bedelinin bu dosyalara ödenmesi gerekirken karşı tarafın geride olan haczinin ilk sırada gösterilerek bu sıradan pay ayrılmasının yerinde olmadığını, şikâyet olunan ...’nın alacaklı olduğu icra dosyasında satış istenmediğini, satış isteme süresini kesecek bir işlem de yapılmadığını, haczinin düştüğünü ve ilk sırada gösterilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikâyet olunan ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin borçluya karşı Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/235 Esas sayılı dosyası ile alacak davasının açtığını, davanın kabulüne karar verildiğini, bu kararın 10.05.2013 tarihinde ilamların icrası yoluyla takibe konulduğunu, borçlunun murisi ...'in mirasından isabet edecek hisseye haciz konulmasının talep edildiğini ve 01.08.2016 tarihinde haciz konulduğunu, süresi içinde 02.06.2017 tarihinde söz konusu taşınmazların kıymet takdiri ve satışı için 1.000,00 TL avans yatırıldığını, daha önce şikâyetçi tarafından Aksaray İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/2 23... /411 Karar sayılı kararı ile müvekkili aleyhine şikâyette bulunulduğunu, ancak şikâyetin reddine karar verildiğini belirterek şikâyetin reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2022 tarihli ve 2021/428 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararı ile; Aksaray İcra Müdürlüğünün 2018/22574 Esas sayılı dosyasında, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine ihale tarihine kadar olan süreçte 02.09.2014, 25.01.2016, 03.05.20 17... .05.2018 tarihlerinde haciz konulduğu ve 26.10.2020 tarihinde satış talebinde bulunulduğu, söz konusu hacizlerin sıra cetvelinin düzenlendiği tarihte düştüğü, bu durumda şikâyetçinin 2018/22574 Esas sayılı icra dosyası bakımından talebinin reddi gerektiği, şikâyetçinin alacaklı olduğu Aksaray İcra Müdürlüğünün 2018/22576 Esas sayılı dosyasında ise bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine ihale tarihine kadar olan süreçte 20.05.2013, 02.09.2014, 25.01.2016, 03.05.2017, 16.01.20 18... .03.2019 tarihlerinde haciz konulduğu, anılan taşınmazın şikâyetçi alacaklının 05.03.2019 tarihli haczinden sonra satış isteme süresi içinde Aksaray Satış Memurluğunun 2018/54 Satış sayılı dosyasında 21.11.2019 tahinde yapılan ihale ile satıldığı, şikâyetçi alacaklı yönünden bir yıllık satış isteme süreci içinde taşınmazın başka bir dosyadan satıldığı, satış tarihine kadar satış talebinde bulunmayanın, satış talebinde ya da o satıştan kendi dosyası için yararlanma talebinde bulunmasına gerek kalmaksızın 05.03.2019 tarihli haczin ayakta olduğu, satış isteme süreleri geçtiğinden 05.03.2019 tarihinde konulan haciz dışında kalan diğer hacizlerin düştüğü, bedeli paylaşıma konu taşınmazdaki eldeki dosya bakımından şikâyetçinin üçüncü sırada gösterilen 05.03.2019 tarihli haczine göre sıra cetvelinde birinci sırada yer alması gerektiği, şikâyet olunanın alacaklı olduğu Aksaray İcra Müdürlüğünün 2018/3681 Esas sayılı dosyasında alacaklı vekilinin 29.07.2016 tarihli haciz talebi üzerine, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 01.08.2016 tarihinde haciz konulduğu, şikâyet olunan alacaklının 02.06.2017 tarihinde satış avansı yatırdığı, ancak satış talebinde bulunmadığı, açıkça satış talebi olmadan alacaklı tarafın kendi belirlediği bir miktarı satış avansı adı altında dosyaya yatırmış olmasının satış talebinde bulunması şeklinde değerlendirilemeyeceği, usulüne uygun satış talebi bulunmadığından 01.08.2016 tarihli haczin sıra cetvelinin düzenlendiği tarihte düştüğü gerekçesiyle şikâyetin kısmen kabulü ile şikâyetçi alacaklının Aksaray İcra Müdürlüğünün 2018/22576 Esas sayılı dosyası yönünden şikâyetinin kabulü ile Aksaray İcra Müdürlüğünün 2018/3681 Esas sayılı dosyasında düzenlenen 24.09.2020 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan vekili ile şikâyet olunan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2022/905 Esas, 2022/1046 Karar sayılı kararı ile; dava ve takip dosyası içeriğine, dosyadaki yazılara göre, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle temlik alan vekili ile şikâyet olunan ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikâyet olunan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19.10.2023 tarihli ve 2022/3396 E., 2023/3373 K. sayılı kararı ile,
"....Dava sıra cetvelinin iptali istemine ilişkin olup şikayet olunan sıra cetvelinde ilk sıra alacaklısının geçerli bir haczi olmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulüne karar verilmiş ise de şikayet olunanın 01.08.2016 tarihinde koyulan hacze henüz satış süresi içerisinde 02.06.2017 tarihinde satış avansı olarak 500,00 TL para yatırıldığı, buna göre satış avansını yatıranın satış talebinde bulunmuş olduğu da kabul edilmesi gerektiği, bu durumda mahkemece şikayet olunan ...’nın alacaklı olduğu dosyada haczinin geçerli olduğunun kabulü gerektiği dikkate alınarak şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir,..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karar gerekçesi tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde şikâyet olunan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikâyet olunan ... vekili, müvekkili tarafından süresinde 02.06.2017 tarihinde satış talep edilip satış avansının yatırıldığını, 01.08.2016 tarihinde konulan haczin ayakta olduğunu, daha önce dosya borçlusu tarafından haczin düştüğüne yönelik açılan davalarda davanın reddine karar verildiğini ve bu kararların kesinleştiğini, bu kararlarla da haczin düşmediğinin tespit edildiğini belirterek direnme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Uyuşmazlık
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; şikâyet olunan tarafından, 01.08.2016 tarihinde yapılan haciz işlemi için satış isteme süresi içerisinde 02.06.2017 tarihinde satış avansı yatırılması hâlinde, satış avansını yatıranın satış talebinde de bulunmuş olduğunun kabul edilip edilmeyeceği, şikâyet olunan ...’nın alacaklı olduğu icra dosyasındaki haczinin geçerli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre şikâyetin reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 16, 17, 59, 106, 110, 140 vd. maddeleri.
2. Değerlendirme
1. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konuyla ilgili olarak haciz tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar vardır.
2. İcra ve İflas Kanunu'nun aşağıda sistematik bir biçimde sıralanmış olan ilgili maddelerinde:
“Şikayet ve şartlar:
Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.
Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.
Şikayet üzerine yapılacak muameleler :
Madde 17 – Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir.
Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.
Takip masrafları:
Madde 59 – (Değişik: 6/6/1985-3222/4 md.)
Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder.
Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.
1 – Satış Talebi
Talep için müddetler:
Madde 106 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/21 md.) Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir.
Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı taşınır hükmündedir.
Haczin kalkması:
Madde 110 – (Değişik: 2/7/2012-6352/22 md.)
Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir.
Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.
Birinci fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur.
Sıra cetveli:
Madde 140 – Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemiye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.
Alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar.
Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir.
Cetvel suretlerinin tebliği:
Madde 141 – Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ edilir.
Cetvele itiraz:
Madde 142 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir.
Dava basit yargılama usulüyle görülür.
İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle icra mahkemesine arzolunur.
Teminat karşılığı ödeme:
Madde 142/a- (Ek: 17/7/2003-4949/39 md.)
Sıra cetveline karşı 142 nci madde uyarınca şikâyet veya itiraz yapılmışsa, tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblâğı tahsil edebilir. 36 ncı maddenin ikinci fıkrası burada da uygulanır”
Düzenlemeleri yer almaktadır.
3. Alacaklının talebiyle başlayan takip talebi, ödeme emri, haciz ve satış aşamalarından sonra icra dairesi, haczedilen mal tek alacaklı için haczedilmişse elde edilen parayı alacaklıya ödeyecektir. Aynı malların birden fazla alacaklı için haczedilmiş olmasında yani hacze iştirak hâlinde ise üç ihtimal ile karşılaşılır. Satış tutarı aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (İİK md.100-101) bütün alacakları (faiz ve takip giderleriyle birlikte) ödemeye yeterse, para bütün alacaklılar arasında paylaşılır. Buna karşılık satış tutarı, aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (İİK md.100-101) bütün alacakları (faiz ve takip giderleriyle birlikte) ödemeye yetmezse, icra dairesi önce tamamlama haciz yapar. Tamamlama haciz ile elde edilen malların satış tutarı ile daha önce haczedilmiş ve satılmış bulunan malların satış tutarı toplamı da, bütün alacakları ödemeye yetmezse, icra dairesi alacaklılarına bir sıra cetveli yapar. Sıra cetvelinde aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (İİK md.100-101) bütün alacaklılar, alacak miktarları ve faizleri ile gösterilir. Bu alacaklıların her biri belli bir sıraya girer. Bu sıra, İİK’nın 206. maddesinde gösterilmiştir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013, s. 730, 733).
4. Alacaklılar sıra cetvelinin bir suretinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde sıra cetveline şikâyet yoluna başvurabilirler veya İİK'nın 142. maddesi gereğince sıra cetveline itiraz davası açabilirler. Bu süre içerisinde şikâyet ya da itiraz yoluna başvurulmazsa sıra cetveli kesinleşir. Sıra cetveli kesinleşmeden icra müdürü paraları paylaştıramaz.
5. Sıra cetveline yönelik şikâyet veya itirazda, şikâyetçinin haczinin ayakta olması; böylelikle iptal edilecek sıra cetvelinden sonra düzenlenecek sıra cetveline girebilecek durumda bulunması gerekmekte olup, somut uyuşmazlıkla ilgili olarak haczin hangi hâllerde düşeceği açıklığa kavuşturulmalıdır.
6. Alacaklı haczedilen mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir.
7. Satış talebinde bulunan alacaklının satış giderlerini peşin yatırması gerekir (İİK m. 59). Süresi içinde satış istenmesine rağmen avanslar süresinde yatırılmazsa satış istenmemiş sayılır ve haciz düşer.
8. İcra ve İflas Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca bir malın satılması kanuni müddeti içinde istenmez veya gerekli avans on beş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 16.02.2018 tarihli ve 2016/4 Esas, 2018/1 Karar sayılı kararı).
9. Hacizli malların satılabilmesi için satış talebine ihtiyaç vardır. Satış talebi hukuki niteliği itibariyle bir icra takip işlemi olmayıp, taraf işlemidir. Haczedilen malların icra müdürlüğünce satılabilmesi için alacaklı icra takibini yürüten icra müdürlüğüne satış talebinde bulunmalıdır. Bununla birlikte satış talebinde bulunan alacaklının hacizli malın satılmasına yönelik iradesinin açık olması gerekir (L. Şanal Görgün, Levent Börü, Mehmet Kodakoğlu, İcra ve İflas Hukuku, Ankara 2023, s. 237).
10. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; şikâyetçi vekilinin Aksaray İcra Müdürlüğünün 2018/3681 Esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin hatalı olduğunu, müvekkilinin alacaklısı olduğu icra dosyalarında konulan hacizlerin ilk sırada yer alması gerektiğini, şikâyet olunan ...’nın alacaklı olduğu icra dosyasında satış istenmediğini ve haczin düştüğünü ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ettiği görülmektedir.
11. Dosya içerisinde yer alan icra dosyaları ve sıra cetveli incelendiğinde, şikâyetçinin alacaklı olduğu Aksaray İcra Müdürlüğünün 2018/22576 Esas sayılı dosyasında bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine ihale tarihine kadar olan süreçte en son 05.03.2019 tarihinde haciz konulduğu, anılan taşınmazın şikâyetçi alacaklının 05.03.2019 tarihli haczinden sonra bir yıllık satış isteme süresi içinde 21.11.2019 tarihinde başka bir dosyadan satıldığı, bu nedenle şikâyetçi alacaklının satış talebinde bulunmasına gerek kalmadan 05.03.2019 tarihli haczinin ayakta olduğu anlaşılmakla bu dosya bakımından şikâyetçinin sıra cetvelinde birinci sırada yer alması gerekmektedir.
12. Şikâyet olunan ...'nın alacaklı olduğu Aksaray İcra Müdürlüğünün 2018/3681 Esas sayılı dosyasında, şikâyet olunan alacaklının 29.07.2016 tarihli haciz talebi üzerine, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 01.08.2016 tarihinde haciz konulduğu, şikâyet olunanın 02.06.2017 tarihinde sadece satış avansı yatırdığı, ancak satış talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyet olunanın 01.08.2016 tarihli haczinin sıra cetvelinin düzenlendiği tarihte düştüğünün kabulü gerekir.
13. Şikâyet olunan alacaklı açıkça satış talebinde bulunmadan bir miktar satış avansını dosyaya yatırmış ise de bu durumda alacaklının usulüne uygun şekilde satış talebinde bulunduğu kabul edilemez. Az yukarıda açıklandığı üzere satış talebinin varlığı için alacaklının mutlaka öncelikle hacizli malın satılması yönünde açık bir iradesinin olması zorunludur. Zira icra müdürlüğü ancak talep hâlinde satışla ilgili olarak işlem yapabilecektir. Tek başına satış avansının yatırılması ortada icra müdürlüğünce yerine getirilecek bir talebin olduğunu göstermez.
14. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; şikayet olunan alacaklının 01.08.2016 tarihinde konulan hacizden sonra satış isteme süresi içerisinde 02.06.2017 tarihinde satış avansı olarak 500,00 TL yatırdığı, satış avansını yatıranın satış talebinde bulunmuş olduğunun kabulü ile şikâyet olunan ...’nın alacaklı olduğu icra dosyasında haczinin geçerli olduğu, şikâyetin yerinde olmadığı, direnme kararının Özel Daire bozma kararında belirtilen gerekçe ve nedenlerle bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
15. Hâl böyle olunca İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararı yerinde olup onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Şikâyet olunan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile ONANMASINA,
Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
" K A R Ş I O Y "
Dava, sıra cetveli düzenlenmesi nedeniyle şikayete ilişkindir.
Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, satış avansı yatırılması hâlinde ayrıca satış talebine ilişkin bir dilekçe de verilmesi gerekip gerekmediği noktasındadır.
Bilindiği üzere süresi içinde satış talebinde bulunulmuşsa haciz ayakta kalacak aksi hâlde düşecektir. Satış talebini İİK “Talep için müddetler ve giderlerin yatırılması:
Madde 106 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/9 md.)
Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir.
Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir.
Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından 1. fıkrada belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar.
Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur.
Sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin olarak yatırılması zorunludur.
Kıymet takdiri ve satış giderlerinin, sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından ilaveten muhafaza giderinin tamamı, satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır.
Yukarıdaki fıkralar uyarınca satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılan miktarın satış işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü tarafından satış isteyene on beş günlük süre verilir ve bu sürede eksik miktar tamamlanmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır.
Bu maddede belirtilen giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifede belirlenir.
(2004 sayılı Kanun’un 106. maddesinin 7343 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki hâli:
Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir.
Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı taşınır hükmündedir…) şeklinde düzenlemiştir.
Madde metninde geçen “Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur.” İfadesinden anlaşılması gereken, mutlaka dilekçe ile talepte bulunulacak olmayıp, dilekçe yanında avansın yatırılmaması hâlinde satış talebinin geçerli olmayacağı şeklinde olmalıdır. Zira satış avansının yatırılmasının satış talebinden başka bir anlama gelmeyeceği açıktır. Bir başka ifadeyle sadece dilekçe verilmesi, avansın yatırılmaması hâlinde dilekçe sonuç doğurmayacak ancak avans yatırılmışsa satış talebi yapılmış sayılacaktır.
Diğer yandan, bilindiği üzere Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları konularıyla sınırlı, içeriğiyle yol gösterici ve sonucuyla bağlayıcıdır. Alacaklının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürünce reddine ilişkin kararın şikayet yolu ile ortadan kaldırılmaması hâlinde yasal sürenin geçmesi ile özellikle sıra cetveline esas alınacak haczin düşüp düşmeyeceğine ilişkin 2016/4 Esas, 2018/1 Karar sayılı YİBBGK kararının içeriğinde açıkça “… bir işlemin yapılmasını isteyen taraf, o işlemin yapılması için gerekli masrafları avans olarak yatırmalıdır. İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin 6. maddesine göre, bu masrafların, tahsilat makbuzu karşılığında para olarak alınması gerekir. Aksi takdirde talep yapılmamış sayılır. Az da olsa satış avansının yatırılmış olması, usulüne uygun bir satış talebinin bulunduğu anlamına gelir. Yatırılan masrafın yetmeyeceğinin sonradan anlaşılması hâlinde bunun tamamlanması istenebilirse de, masraf hiç yatırılmamışsa geçerli bir talebin varlığından söz edilemez.” demektedir.
Sonuç olarak gerek yukarıdaki açıklamalar, gerekse YİBBGK'nın bahse konu içtihadının içeriğine bakıldığında Yasa metninin amaca uygun olarak yorumlanarak satış talebinin geçerli ve haczin hâlen ayakta olduğu sonucuna varılarak direnme kararının bozulması düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama görüşüne katılamıyoruz.
Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.