Hukuk Genel KuruluONAMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

2024/464 Esas · 2025/186 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas Numarası2024/464
Karar Numarası2025/186
Karar Tarihi26 Mart 2025
Hüküm TürüONAMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

6100 sayılı kanun’un 46. maddesine dayalı tazminat

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    İlk Derece Mahkemesi

    davanın kısmen kabulüne
  2. 2. Aşama

    Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)

    Özel Daire kararı
  3. 3. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    ONAMA
Mahkemesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
Sayısı
2023/2 E., 2024/2 K.
Hüküm kalemleri (2)
  • 1-Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davanın sabit olmadığından REDDİNE,
  • Davacıların temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Dava, 6100 sayılı Kanun’un 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 4 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 177 karakter
Dava, 6100 sayılı Kanun’un 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Gerekçe Pasajı 2973 karakter
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Gerekçe Pasajı 3258 karakter
Somut olayda 6100 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
Gerekçe Pasajı 4345 karakter
Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya sırasıyla İlk Derece Mahkemesi ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) aşamalarından geçmiştir. Yargıtay, Özel Daire kararını onamıştır. Hüküm 2 kalemden oluşmaktadır (1 red, 1 onama). Gerekçe (karar metninden): “II. GEREKÇE 8. Dava, 6100 sayılı Kanun’un 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşma…”

Kararın Tam Metni

6.491 karakter · metni göster

MAHKEMESİ : Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2023/2 E., 2024/2 K.

1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 6. Hukuk Dairesince davanın reddine karar verilmiştir.

2. Karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacılar İstemi

4. Davacılar dava dilekçesinde; Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/325 (eski 2005/67) Esas sayılı dosyasında kendileri aleyhine eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası açıldığını, anılan davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, daha sonra yargılamanın yenilenmesini talep ettiklerini, İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/348 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanın reddedildiğini, istinaf talebinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2022/207 Esas sayılı dosyasında esastan reddedildiğini, mahkeme hâkiminin karşı tarafa menfaat sağlayacak şekilde karar verdiğini, tanıkların duruşma tutanaklarındaki ifadelerinin değiştirildiğini, zamanaşımı süresinin dolmadığını, yargılamalar neticesinde maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 90.941,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden tahsilini talep etmişlerdir.

Davalı Cevabı

5. Davalı ... Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 46. maddesindeki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Özel Daire Kararı

6. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 26.03.2024 tarihli ve 2023/2 Esas, 2024/2 Karar sayılı kararı ile;

“…Somut olayda tazminat istemine ilişkin hakimin sorumluluğuna dayanan sebeplerden "farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması" sebebine dayanılmıştır. HMK'nın 46/1-c maddesi gereğince hakimin fiilinden hazinenin sorumlu tutulabilmesi için “farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması” gerekmektedir. Bir kanun hükmü şekli bir anlam yüklenecek kadar açık ve kesin değilse, başka deyişle hakim; dosyada görüşünün hukuki dayanakları ve bilimsel görüşlere dayanarak farklı bir bakış açısı getirmiş ve delillerin takdirinden elde ettiği kanaat ile uyuşmazlığı sonuçlandırmış ise artık burada hakimin sorumluğundan bahsetmek mümkün değildir.

Davaya konu olay Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2015/61 esas sayılı dosyasında eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasının reddine dair verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek, karar düzeltme talebinin reddedildiği, yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/348 esası üzerinden davanın reddedildiği, istinaf talebinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2022/207 Esas sayılı dava dosyasında esastan reddedildiği, somut olayda HMK'nın 46. maddesinin belirtilen tazminat isteminin koşulları oluşmadığı anlaşılmakla davacıların tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 49. maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasının takdir edilerek hüküm altına alınması gerekir. Bu konuda dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular gözetilmiştir.

Belirtilen nedenlerle davanın esastan reddi gereği sonucuna varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davanın sabit olmadığından REDDİNE,

2-HMK'nın 49/1. maddesi gereğince 1.000,00'er TL disiplin para cezasının davacılardan ayrı ayrı tahsiline,

3-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi 13/2. maddesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 32.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacıların davası red edildiğinden alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.724,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 1.296,40 TL harcın istek halinde davacılara iadesine.

5-Davacıların yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

6- 6100 Sayılı Kanunun 338. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın davacıya iadesine,…” karar verilmiştir.

Kararın Temyizi

7. Özel Daire kararı davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

II. GEREKÇE

8. Dava, 6100 sayılı Kanun’un 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:

a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.

ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.

d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.

e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır.

10. Somut olayda 6100 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

11. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

III. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacıların temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA,

Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,

26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar