Ceza Genel KuruluBOZMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

2022/16 Esas · 2025/215 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay Ceza Genel Kurulu
Esas Numarası2022/16
Karar Numarası2025/215
Karar Tarihi21 Mayıs 2025
Hüküm TürüBOZMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    BOZMA

Süreç kaydındaki diğer halkalar: Ağır Ceza

Mahkemesi
Ağır Ceza
Sayısı
523-194
Hüküm kalemleri (2)
  • 1- Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli ve 523-194 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin, taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan sanıklar hakkında ... cezanın, TCK'nın 22/4 ve 61/1. maddesindeki ölçütler ve orantılılık ilkesi bir bütün hâlinde değerlendirilip alt hadden daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, dört yıl olarak belirlenmesi
  • 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan sanıklar hakkında ... cezanın dört yıl olarak tayin edilmesinin isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 1 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1331 karakter
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan sanıklar hakkında ... cezanın dört yıl olarak tayin edilmesinin isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Yargıtay, ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Hüküm 2 kalemden oluşmaktadır (1 bozma, 1 tevdi). Gerekçe (karar metninden): “Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan sanıklar hakkında ... cezanın dört yıl olarak tayin edilmesinin isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.”

Kararın Tam Metni

17.627 karakter · metni göster

KARARI VEREN

YARGITAY DAİRESİ : 12. Ceza Dairesi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza

SAYISI : 523-194

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/2, 62, 50/4 ve 52/2. maddeleri uyarınca 36.450 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.11.2014 tarihli ve 23-298 sayılı hükümlerin, katılanlar vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 26.09.2017 tarih, 15915-6715 sayı ve oy çokluğu ile; "...Taksirli suçlar açısından ... cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan sanıkların kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; beş kişinin ölümü ile sonuçlanan olayda, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerekirken, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek sanıklar hakkında, alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan eksik ceza tayini," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Daire Üyeleri... ve ...; "Sanıkların sabit olan eylemlerine uyan suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer (olayın yardım olanağına ulaşılabilecek bir yerde cereyan etmesi-idari kurtarma çalışmalarında gösterilen zaafiyet), meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı (birden fazla ölümün meydana gelmesi), olayda ölenlerin kusuru, sanıkların tali kusurlu olması ve idarenin kurtarma çalışmalarındaki zaafiyeti; bu minvalde Erzurum Valiliği İl Kriz Merkezinin 12.04.2012 tarih ve 102 sayılı üst yazısı Vali Yardımcısı ... tarafından imzalanmış ekinde olayın ne şekilde cereyan ettiğini gösterir bila tarih ve sayılı evrakı uyarınca; olayın kriz merkezine 03.04.2012 tarihinde saat 18.24' te bildirildiği, saat 18.50' de Jandarma Bölge Komutanlığı'ndan helikopter istendiği, ancak helikopterin il merkezinden saat 20.15' te havalandığı, saat 20.40' ta olay mahalline intikal ettiği, saat 19.45' te Valiliğin talebi üzerine T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Genel Kurmay Başkanlığından kurtarma helikopteri görevlendirmesini istediği, Malatya ilinden görevlendirilen helikopterin saat 22.55 sıralarında olay mahalline ulaştığının bildirildiği dikkate alındığında, eylemin sonuçlarının vahametinde sanıkların dışında kalan dava dışı kurtarma unsurlarının katkısı, ölenlerin de bu sonuçtaki etkileri gözetilerek alt sınırdan çok ayrılmayan, mahkemenin takdirinde ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığından çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir." düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.

Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi ise 28.06.2018 tarih ve 523-194 sayı ile; "...Olayın kriz merkezine 03.04.2012 tarihinde saat 18.24'te bildirildiği, saat 18.50'de Jandarma Bölge Komutanlığı'ndan helikopter istendiği, ancak helikopterin il merkezinden saat 20.15' te havalandığı, saat 20.40' ta olay mahalline intikal ettiği, saat 19.45' te Valiliğin talebi üzerine T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Genel Kurmay Başkanlığından kurtarma helikopteri görevlendirmesini istediği, Malatya ilinden görevlendirilen helikopterin saat 22.55 sıralarında olay mahalline ulaştığının bildirildiği dikkate alındığında, eylemin sonuçlarının vahametinde sanıkların dışında kalan dava dışı kurtarma unsurlarının katkısı, ölenlerin de bu sonuçtaki etkilerinin gözetilmek suretiyle alt sınırdan çok ayrılmayan, mahkememiz kararının doğru olduğu yönündeki açıklamaları, dosya kapsamına giren ve yukarıda açıklanan tüm kusura ilişkin rapor içeriklerinde sanıklara izafe edilen tüm kusurların tali kusur olmasının yanında söz konusu tüm tali kusurların sanıkların olayın gerçekleşmesine dair aktif bir katkıyı içermemesi, sanıklara sadece düşük düzeyde ve salt görevden kaynaklı ihmali tedbir eksiklikleri hususunda kusur izafe edilmesi dikkate alındığında ve gerçekleşen olaydaki ölüm sayısının fazlalığı ve olayın ciddi düzeydeki dramatik vehametinin tüm ağırlığının düşük düzeyde taksirli kusura sahip sanıklara yüklenmesinin ceza adaleti gözönüne alındığında nesnel olmayacağı kanaatiyle Yüksek Daire muhalif üyelerinin hukuki görüşlerinin maddi olaya bütünüyle uygun düştüğü daha yüksek düzeyde ceza arttırımının hakkaniyete, objektif ceza adaletine uygun olmayacağı, cezanın bireyselleştirilmesi, etkinliğinin ve amaca uygunluğunun sağlanması yönünde aktif ve olumlu katkı sağlamayacağı kanaatiyle bozma ilamına konu mahkememizin geçmiş hükmündeki takdir ve gerekçesi aynen kabul edilerek olayın maddi ve hukuki nitelendirmesi konusunda da aynı esas ve ilkeler gözetilmek suretiyle aşağıdaki şekilde vicdani ve hukuki hüküm tesis etmek sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek önceki hükümler gibi sanıkların mahkûmiyetlerine karar vermiştir.

Direnme kararına konu hükmünlerin de katılanlar vekilleri, katılan ... ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2019 tarihli ve 73767 sayılı onama istekli tebliğnamesi ile dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince 30.11.2021 tarih ve 11193-8406 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan sanıklar hakkında ... cezanın dört yıl olarak tayin edilmesinin isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İncelenen dosya kapsamından;

Erzurum ili ... sınırları içerisinde bulunan ve 2005 yılında inşaatına başlanan HES baraj göleti yapımı işinin ... Holding bünyesindeki ... Enerji Üretimi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne verildiği, gölet içerisinde ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi İl Müdürlüğüne ait dört adet elektrik direğinin kaldığı, bu direklerin gölete su tutulmadan önce barajdan kaldırılması gerektiğinden ... Enerji Üretimi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’ne 02.07.2010 tarihinde konuyla ilgili olarak yazılı bildirimde bulunulduğu, cevap verilmemesi üzerine 02.06.2011 tarihinde göl alanında kalan bu direklerin taşınmasının zorunlu olup olmadığı konusunda gerekenlerin yapılmasının istendiği, ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Erzurum İl Müdürlüğünün 29.09.2011 tarihinde verdiği cevabi yazı ile gölet içerisinde kalan enerji hatlarının kaldırılmasını ve enkazın da İl Müdürlüğü ambarına intikal ettirilmesini bildirdiği, ancak gölet içerisindeki direkler kaldırılmadan ... Enerji Üretimi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından hazırlanan HES projesinin belirtilen hâliyle DSİ, EPDK ve Enerji Bakanlığı tarafından 25.04.2011 tarihinde onaylandığı, buna istinaden geçici kabullerin yapılarak 06.12.2011 tarihinden itibaren de gölette su tutulmaya başlandığı,

Baraj göleti içerisinde kalan ve yaklaşık 29 köye elektrik enerjisini sağlayan ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Erzurum İl Müdürlüğüne ait dört adet direkten birinin olaydan üç gün önce devrilmesi nedeniyle çok sayıda köye elektrik verilemediği, olay tarihinde ... Enerji Limited Şirketi’nde çalışan işçi ...’ın, tanık ifadelerine göre yıkılan direkteki arızanın giderilmesi için sanık ...’ı aradığı, sanık ...’ın telefonda işçilere arızaya müdahale edilmemesi yönünde talimat verdiği, ancak ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin ... ilçesinde görev yapan ustabaşı ...’nın resmî bir görevlendirme olmadığı hâlde ... Enerji Limited Şirketi’nde çalışan ..., ..., ...ve ...’u yanına aldığı, adı geçenlerin belediyeden temin edilen iki kişilik deniz bisikletine beş kişi bindikleri, yer yer buz tutmuş baraj göletinde devrilen direğe doğru ilerlerken deniz bisikletinin su alması sonucu batmaya başladıkları, söz konusu olayın ... İlçe Jandarma Komutanlığının 09.04.2012 tarih yazısına göre saat 18.20 sıralarında gerçekleştiği, gölet dışındaki işçi ve vatandaşların durumu Jandarmaya, Emniyete ve Sivil Savunma Ekiplerine haber verdikleri, olayın kriz merkezine saat 18.24'te bildirilmesi üzerine saat 18.50'de Jandarma Bölge Komutanlığından helikopter istendiği, helikopterin il merkezinden saat 20.15'te havalandığı ve saat 20.40'ta olay mahalline intikal ettiği, Malatya ilinden görevlendirilen helikopterin ise olay mahalline yaklaşık dört saat sonra saat 22.55 sıralarında ulaştığı, ancak gölet yüzeyinde kurtarılmayı bekleyen işçilerin boğularak hayatlarını kaybettikleri hususunda Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Hükme esas alınan, ... Üniversitesi öğretim üyeleri ve eletrik mühendisi ile inşaat mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetleri tarafından düzenlenen 24.07.2012 ve 26.08.2014 tarihli raporlara göre; ... Enerji Üretimi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nde proje müdürü olarak çalışan sanık ... ...’ın, direklerin deplase edilmesi için hazırlanan proje onaylanmasına rağmen gerekli deplaseyi yaptırmaması sebebiyle tali kusurlu; Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nde işletme bakım müdürü olarak görev yapan sanık ...’in göl alanında kalan dört adet direğin relokasyonunun takibini yerine getirmemesi, uzun bir süre direklerin yerlerinin değiştirilmesi konusunda gerekli girişim ve eylemlerde bulunmaması nedeniyle tali kusurlu; ... Enerji Limitet Şirketi’nin sahibi olan sanık ... ile aynı şirkette ve koordinatör mühendis olarak görev yapan sanık ...’ın elektrik bakım, onarım ve tamir işlerinin yapımından sorumlu olan yetkililer olarak onarım işine giden işçileri uygun olmayan şartlarda ve uygun olmayan ekipmanla arıza mahalline gitmelerini etkin şekilde önlememeleri ve iş yerinde gerekli iş disiplinini oluşturmamaları nedeniyle tali kusurlu; ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nde Personel Müdürlüğüne vekâlet eden sanık ...’in, ... ... İşletme Şefi olan ...’nın eğitimi için Erzurum’a gitmiş olmasına rağmen yerine bir yetkili görevlendirmemesi; ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nde İl Müdürü olan sanık ...’nın ise İl Müdürlüğü bünyesinde yapılan çalışmalarda gerekli organizasyonu yapmaması ve iş disiplinini sağlamaması nedenleriyle tali kusurlu oldukları,

Yerel Mahkemece, "suçun işleniş biçimi", "suç konusunun önem ve değeri", "suçun işlendiği yer ve zaman", "ölü sayısı nedeniyle meydana gelen zararın ağırlığı", "olayda ölenlerin kusuru ve idari kurturma çalışmalarındaki eksikliklerin etkili olması" ve "sanıkların tali kusurlu olmakla birlikte taksire dayalı kusurlarının sonucunda taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmaları" şeklindeki gerekçelerle ... ceza alt sınırdan uzaklaşılarak dört yıl hapis cezası olarak belirlendiği,

Anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Görüşler

Taksirle öldürme suçu TCK’nın 85. maddesinin 1. fıkrasında; "Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır", 2. fıkrasında ise; "Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" şeklinde düzenlenmiş olup aynı Kanun'un taksiri düzenleyen 22. maddesinin 4. fıkrasında; "Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir" hükmüne yer verilmiştir.

TCK’nın "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61. maddesinin 1. fıkrası; "Hâkim, somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında ... cezayı belirler", aynı maddenin 10. fıkrası ise; "Kanunda açıkça yazılı olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir" şeklindedir.

Buna göre; herhangi bir suç nedeniyle alt ve üst sınırlar arasında bir ceza belirlenmesi gerektiğinde, kural olarak göz önünde bulundurulması gereken ölçüt, TCK’nın 61. maddenin 1. fıkrasındaki düzenlemedir. Ancak taksirle işlenen suçlar açısından kanun koyucu, aynı Kanun’un 22. maddenin 4. fıkrası ile bir ölçüt daha eklemiştir. Bu durumda, taksirle işlenen suçlarda alt ve üst sınır arasında ceza belirlenirken, TCK’nın 61. maddesinin 1. fıkrası ile 22. maddesinin 4. fıkrasında yer alan ölçütlerin birlikte göz önüne alınması gerekmektedir.

TCK’nın 61. maddesinin 1. fıkrasındaki genel nitelikli bu ölçütler her suça uymayabileceğinden, her suç için tüm ölçütlerin değil sadece ilgili kısımların nazara alınması gerekir. Bu açıdan taksirli suçlarda, sadece kasıtlı suçlarda uygulanması mümkün olan 61. maddesinin 1. fıkrasının maddenin (b) bendinde yer alan; "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar", (f) bendinde yer alan; "failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı" ve (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" ölçütleri uygulanamayacaktır.

Tüm bu kanuni düzenlemeler karşısında taksirli suçlarda ... cezanın belirlenmesinde öncelikle failin kusurunun değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, ancak kusurluluğun yanında "suçun işleniş biçimi", "suçun işlendiği zaman ve yer", "suç konusunun önem ve değeri" ile "meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı" ölçütlerinin de dikkate alınacağı sonucuna varılmaktadır.

Öte yandan, TCK’nın "Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi" başlıklı 3. maddesi uyarınca işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbirleri arasında orantı bulunması, böylelikle suç işlenmesiyle bozulan toplum düzeninde adaletin sağlanması için suç işleyen kimseye uygulanacak yaptırımın haklı ve ölçülü olması gerektiği de göz önünde bulundurulacaktır.

Bu nedenlerle taksire dayalı kusurun ağır olduğu durumlarda, alt sınırdan uzaklaşılarak, hafif olduğu durumlarda ise alt sınırdan veya alt sınıra yaklaşılarak ... ceza tayin edilmesi isabetli bir uygulama olacak ise de bundan herhâlde ağır kusurlu fail hakkında en üst hadden, hafif kusurlu fail hakkında ise alt hadden ceza tayin edilmesi gerektiği sonucu çıkarılmamalı, TCK'nın 61. maddesinin 1. fıkrasındaki olaya uyan diğer ölçütler ve orantılılık ilkesi bir bütün hâlinde değerlendirilerek haklı ve ölçülü bir ceza belirlenmelidir.

B. Hukuki Değerlendirme

Beş kişinin ölümüyle sonuçlanan olayın gerçekleşmesine farklı evrelerdeki kusurlarıyla katkıda bulundukları anlaşılan sanıkların, hükme esas alınan 24.07.2012 ve 26.08.2014 tarihli raporlara da yansıyan ve TCK'nın 61/1-f maddesinde karşılığını bulan taksire dayalı kusurlarının ağırlığı ile hayatını kaybedenlerin sayısı itibarıyla aynı Kanun'un 61/1-e maddesinde yer alan meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında Yerel Mahkemece TCK'nın 85/2. maddesinde iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçunda ... cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak tayin edilmesi yerine TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesine de aykırı olacak şekilde dört yıl olarak tayin ve takdir edilmesinde isabet bulunmamaktadır.

Bu itibarla, Yerel Mahkemece verilen direnme kararı konu hükümlerin bozulmasına karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu...; "Yargılama süreci boyunca maddi gerçeğe ulaşma ve adaleti sağlama yolunda çaba harcayan ve sanıkları birebir gözlemleyen Yerel Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ölenlerin de tali kusurlu olduklarının belirtilmesi, dosyaya yansıyan diğer delillerle doğrulandığı üzere sanıklardan ...'ın ölenlerden ...'e olaya herhangi bir müdahalede bulunmamaları gerektiğini iletmesi, ölenlerden ekip şefi olarak görev yapan ...'nın diğer sanıklara haber vermeksizin inisiyatif alarak belediyeden temin ettiği deniz bisikletine diğer ölenlerin taşıma kapasitesini aşacak şekilde binmelerini sağlayarak olay yerine hareket etmesi ile kurtarma faaliyetlerinde yaşandığı anlaşılan gecikme ve zafiyet bir bütün olarak değerlendirildiğinde, TCK'nın 85. maddesinde iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçunda ... cezanın alt sınırdan makul bir oranda uzaklaşılarak dört yıl olarak tayin ve takdir edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamakta olup bu uygulama aynı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırılık oluşturmamaktadır.",

Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi de; Yerel Mahkemenin direnme gerekçesinin isabetli olduğu,

Düşünceleriyle karşı oy kullanmışlardır.

V. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1- Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli ve 523-194 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin, taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan sanıklar hakkında ... cezanın, TCK'nın 22/4 ve 61/1. maddesindeki ölçütler ve orantılılık ilkesi bir bütün hâlinde değerlendirilip alt hadden daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, dört yıl olarak belirlenmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,

2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar

BOZMA24 Ocak 2024

2019/197 E. · 2024/33 K.

Sanığın eyleminin olası kastla öldürme, bilinçli taksirle ölüme neden olma ve kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçlarından hangisini oluşturduğunun belirlenmesi

Kararı İncele