Portala Dön
Ceza HukukuKISMEN BOZMA / KISMEN ONAMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

2024/3267 Esas · 2024/5715 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 12. Ceza Dairesi
Esas Numarası2024/3267
Karar Numarası2024/5715
Karar Tarihi23 Ekim 2024
Hüküm TürüKISMEN BOZMA / KISMEN ONAMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Taksirle öldürme

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    Asliye Ceza Mahkemesi

    İncelenen hüküm · İlk Derece Mahkemesi kararı
  2. 2. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    KISMEN BOZMA / KISMEN ONAMA
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2024/10 Esas, 2024/355Karar
Suç
Taksirle öldürme
Hüküm
Mahkûmiyet
Tebliğname Görüşü
Bozma
Hüküm kalemleri (3)
  • Hukuka aykırı olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının
  • 5. Fıkrasından sonra eklenmek üzere "29.12.2015 tarihli hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi dikkate alınarak, sanık hakkındaki 15.000 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz aşamasında gözetilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
  • Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece de kabul edilen sanık hakkında, tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi hukuka aykırı olup, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma sebebi sayılmamıştır.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 2 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1501 karakter
TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece de kabul edilen sanık hakkında, tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi hukuka aykırı olup, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma sebebi sayılmamıştır.
Gerekçe Pasajı 2346 karakter
Sanığın ceza miktarı açısından kazanılmış hakkının korunduğu anlaşılmakla, uygulama maddesi 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK 326/son maddesi olduğu halde; hükümde uygulama maddesi olarak CMK'nın 307/4.maddesi olarak gösterilerek, CMK'nın 236/6, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddelerine aykırılığa yol açılması,

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya Asliye Ceza Mahkemesi kararından gelmektedir (mahkûmiyet). Yargıtay, incelenen hükmü bozmuştur; ilk derece mahkemesi kararını düzelterek onamıştır. Hüküm 3 kalemden oluşmaktadır (1 bozma, 1 düzelterek onama, 1 tevdi). Kısmî sonuç aynı hükmün farklı yönleri bazında bölünmüştür. Gerekçe (karar metninden): “TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece de kabul edilen sanık hakkında, tayin edilen uzun süreli hapis cezasının…”

Kararın Tam Metni

6.385 karakter · metni göster

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/10 Esas, 2024/355Karar

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 15.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafinin temyizi üzerine Dairemizin 06.12.2023 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2, 5271 sayılı CMK'nın 307/4, TCK'nın 53/6. maddeleri uyarınca 15.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz isteminin; ölen çocuğun asli kusurlu olduğu, sanığın kusursuz olduğuna ve müvekkili hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 30.04.2012 tarihinde, saat 10:30 sıralarında sanık sürücü ...'nin yönetimindeki ... plaka sayılı kamyon ile iki yönlü kullanılan Şirindere Caddesi üzerinde geri manevra yaptığı sırada yol üzerinde bulunan çocuklardan 2007 doğumlu ...'a kamyonun sol arka kısmı ile çarpması sonucu, yayanın ölümü ile neticelenen trafik kazasının meydana gelmesinde, mahallinde 25.06.2013 tarihinde yapılan keşif ve sonucunda mahkemeye hitaben hazırlanan 24.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yol genişliği 7m, yol çift yönlü, parke taşı ile kaplı çıkmaz bir yol olduğu, olay mahalli yerleşim yeri, araçların dönme alanlarının olmadığı, aracın mecburen geri manevra yaparak çıkmak zorunda olduğu, takriben 12 metre uzunluğunda, 2,65 metre yüksekliğinde ve 3 metre genişliğinde olan bir kamyon ile, geri geliş yönüne göre sağ tarafında 3 metre derinliğinde atık su deresi, sol tarafında ise evlerin olduğu dar bir yol üzerinde geri manevra esnasında bir yardımcısı olması gerekirken herhangi bir yardım almadan 30 metre geri manevra ile gelerek 2918 sayılı KTK'nın 67/b uyarınca asli kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan 30.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın 2918 sayılı KTK'nın 137/2-d.maddesi uyarınca “duraklanan ve parkedilen yerden çıkılırken görüş alanları dışında kalan yerler varsa veya araçları kamyon, çekici, otobüs veya römork takılı bir araç ise, tehlikesizce hareket edebilmeleri veya uyarılmaları için bir gözcü bulundurmaları mecburidir” kuralını ihlal ederek ikinci derecede kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08.10.2014 tarihli raporunda; sanık sürücü ... yönetimindeki 34 DZS 18 plaka sayılı kamyon ile iki yönlü kullanılan Şirindere Caddesi üzerinde geri manevra yaptığı sırada, mahal şartlarını ve aracının özelliklerini dikkate almadığı, yeterli ve gerekli önlemleri almadan gözcü bulundurmadan tehlike yaratacak şekilde geri manevra yaparak yol üzerinde bulunan çocuğa çarparak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile olay yeri yerleşim yeri parke taşı ile kaplı çıkmaz yolda, aracın dönme alanının olmadığı, 7 metre genişliğindeki çift yönlü yolda seyir halindeyken geri manevra yaparak görüşünün olmadığı şekilde ve dışarıda gözcü bulundurmadan seyri sırasında olay mahallinde oynayan ölen ...'a çarpması ile bilinçli taksir ile ölüme sebebiyet verdiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece de kabul edilen sanık hakkında, tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi hukuka aykırı olup, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma sebebi sayılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Sanığın ceza miktarı açısından kazanılmış hakkının korunduğu anlaşılmakla, uygulama maddesi 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK 326/son maddesi olduğu halde; hükümde uygulama maddesi olarak CMK'nın 307/4.maddesi olarak gösterilerek, CMK'nın 236/6, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddelerine aykırılığa yol açılması,

Hukuka aykırı olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 5. Fıkrasından sonra eklenmek üzere "29.12.2015 tarihli hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi dikkate alınarak, sanık hakkındaki 15.000 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz aşamasında gözetilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar