Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
2024/3054 Esas · 2025/4846 Karar
Kelime ve Kanun Dizini
Yargıtay Karar Künyesi
Dava Konusu ve Uyuşmazlık
Tapu iptali ve tescil
Yargılama Aşamaları Haritası
- 1. Aşama
İlk Derece Mahkemesi
davanın kısmen kabulüne - 2. Aşama
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Temyiz istemi kararı · Bölge Adliye Mahkemesi kararı - 3. Aşama · bu karar
YARGITAY
DÜZELTEREK ONAMA
Süreç kaydındaki diğer halkalar: İnceleme konusu karar
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/469 E., 2024/528 K.
- İlk Derece Mahkemesi
- Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Hüküm kalemleri (2)
- SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
- Davacı vekilinin yukarıda 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan "B harfi" ibaresinin "F harfi" şeklinde değiştirilmesine, yine hüküm fıkrasının 1 ve 2 n
“Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinde orman kadastrosu yapılmamıştır.”
Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 3 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinde orman kadastrosu yapılmamıştır.”
“Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi kararındaki yazılı gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.”
“İlk Derece Mahkemesince 134 ada 179 parsel ile ilgili kurulan hükümde atıf yapılan bilirkişi raporu ile hüküm yerinde gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin harflendirmenin birbiriyle uyuşmaması, yine davalı adına ham toprak vasfıyla kayıtlı olan taşınmaz bölümlerinin tapusunun iptal edilip davacı adına tesciline karar verilirken bu yerlerin niteliğinin belirtilmemesi infazda tereddüte neden olacağından usul ve kanuna aykırılık oluşturmaktadır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir.”
Karar Özeti ve Gerekçe Analizi
Kararın Tam Metni
6.119 karakter · metni göstergizle
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/469 E., 2024/528 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/270 E., 2021/17 K.
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 31.12.2012 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; tapuda ham toprak vasfıyla Hazine adına kayıtlı bulunan Siirt ili ... ilçesi ... köyü, 134 ada 177, 179 ve 180 parsel sayılı taşınmaz bölümlerinin 40-50 yılı aşkın süreden beri müvekkilinin zilyet ve tasarrufunda bulunmasına rağmen kadastro çalışması sırasında davalı adına tespit ve tescil edildiğini belirterek, dava konusu edilen taşınmaza bölümlerinin tapularının iptaliyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu edilen 134 ada 177, 179 parsel içindeki taşınmaz bölümlerinin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, 180 parsel içindeki taşınmaz bölümü yönünden ise zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı, davacının yine dava konusu ettiği ancak 134 ada 133 parsel içinde kalan taşınmaz bölümü yönünden ise verilen kesin süreye rağmen tapu maliklerini davaya dahil etmediği" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Siirt ili ... ilçesi ... köyü 134 ada 177 parsel sayılı taşınmazın 12.04.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda B harfi ile işaretli ve krokide sınırları gösterilmiş 3.741,83 m²lik kısmının davalı Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı yer 134 ada 179 parsel sayılı taşınmazın 12.04.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile işaretli ve krokide sınırları gösterilmiş 14.452,85 m²lik kısmının davalı Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 134 ada 180 parsel sayılı taşınmaz kapsamında kalan ve bilirkişi raporunda B harfi ile işaretli 43.037,72 m²lik taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline ilişkin talebin reddine, 134 ada 133 parsel sayılı taşınmazın 26.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile işaretli ve krokide sınırları gösterilmiş 10.564,77 m²lik taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline ilişkin talebin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, işbu karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Dosya kapsamı, dayanak bilirkişi raporları ve incelenen hava fotoğrafları dikkate alındığında 134 ada 177 parsel sayılı taşınmazın B harfi ile gösterilen 3.741,83 metrekare ve 134 ada 179 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 14.452,85 metrekare yüzölçümündeki bölümleri yönünden zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu, 134 ada 180 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 43.037,72 metrekare yüzölçümündeki bölüm yönünden zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı, 134 ada 33 parsel yönünden davalı Hazinenin pasif husumetinin bulunmadığı, ret ve kabul edilen bölümler yönünden vekalet ücreti belirlendiğine göre İlk Derece Mahkemecesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinde orman kadastrosu yapılmamıştır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi kararındaki yazılı gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince 134 ada 179 parsel ile ilgili kurulan hükümde atıf yapılan bilirkişi raporu ile hüküm yerinde gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin harflendirmenin birbiriyle uyuşmaması, yine davalı adına ham toprak vasfıyla kayıtlı olan taşınmaz bölümlerinin tapusunun iptal edilip davacı adına tesciline karar verilirken bu yerlerin niteliğinin belirtilmemesi infazda tereddüte neden olacağından usul ve kanuna aykırılık oluşturmaktadır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı vekilinin yukarıda 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan "B harfi" ibaresinin "F harfi" şeklinde değiştirilmesine, yine hüküm fıkrasının 1 ve 2 numaralı bentlerinde yer alan "davacı adına" ibaresinden sonra gelmek üzere "tarla vasfıyla" cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.