Tapu ve Mülkiyet HukukuONAMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

2024/358 Esas · 2024/1409 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas Numarası2024/358
Karar Numarası2024/1409
Karar Tarihi7 Mart 2024
Hüküm TürüONAMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Tapu kaydındaki şerhin terkini, terdiden değiştirilmesi

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    İlk Derece Mahkemesi

    davanın reddine
  2. 2. Aşama

    Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı
  3. 3. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    ONAMA

Süreç kaydındaki diğer halkalar: İstinaf · ilk derece hükmü · İnceleme konusu karar

Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/2193 E., 2023/1904 K.
Karar
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen kaldırılarak, yeni hüküm te
İlk Derece Mahkemesi
Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Hüküm kalemleri (1)
  • Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Dava tapu kaydındaki şerhin terkini, terdiden değiştirilmesi istemine ilişkindir.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 2 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 181 karakter
Dava tapu kaydındaki şerhin terkini, terdiden değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Gerekçe Pasajı 2420 karakter
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1009, 1010 ve 1011 inci maddelerinde tapu kütüğüne şerh verilecek haklara ilişkin düzenlemeler yapılmış, ancak bazı özel Kanun'larda da aynı konuda hükümler getirilmiştir. Şerhler genellikle kütüğe kişisel hakların kuvvetlendirilmesi malikin temlik hakkının kısıtlanması, temlik hakkının yasaklanması veya geçici şerhin tapu kütüğüne yazılması şeklinde işlem görür.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya sırasıyla İlk Derece Mahkemesi ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi aşamalarından geçmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. Gerekçe (karar metninden): “C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava tapu kaydındaki şerhin terkini, terdiden değiştirilmesi istemine ilişkindir.”

Kararın Tam Metni

8.742 karakter · metni göster

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2193 E., 2023/1904 K.

KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen kaldırılarak, yeni hüküm tesisine, gerekçesi değiştirilerek davanın reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/48 E., 2021/377 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydındaki şerhin terkini, terdiden değiştirilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen kaldırılarak, yeni hüküm tesisine, gerekçesi değiştirilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hissedar olduğu parsele ilişkin olarak tapu kaydında bulunan“Tescile Yönelik Kesinleşmiş Mahkeme Kararı Vardır” belirtmesinin kaldırılması, kaldırılmasının düşünülmemesi halinde şahsi istem belirlemesi biçiminde değiştirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 22.06.2012 tarihli ve 2010/3 Esas, 2012/58 Karar sayılı kararının 20.04.2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine infaz edilmek üzere İzmit Tapu Müdürlüğü'ne gönderildiğini, İzmit Tapu Müdürlüğü'nce mahkeme kararının kapsamlı olması münasebeti ile gecikme söz konusu olabileceğinden dava konusu taşınmazların beyanlar hanesine “Tescile Yönelik Kesinleşmiş Mahkeme Kararı Vardır” şeklinde belirtme yapıldığını, davaya konu işlem ile ilgili olarak Tapu ve Kadasto Genel Müdürlüğü'nün 20.08.2015 tarih ve 94203732-170.09/E.974469 sayılı yazılarında açıklanan görüş kapsamında İzmit Tapu Müdürlüğü'nce işlem yapıldığını belirterek haksız açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin 2015/406 Esas sayısına kayden açılan davada, davacının aynı taşınmaz üzerindeki “Tescile Yönelik Kesinleşmiş Mahkeme Kararı Vardır” şerhinin kaldırılması talebiyle açtığı davanın yapılan yargılama neticesinde reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2016/12511 Esas, 2019/4492 Karar sayılı ilamı ile onanarak, karar düzeltme yoluna da başvurulmadığından 03.07.2019 tarihinde kesinleştiği, talebin dava konusu aynı taşınmaza ilişkin ve aynı şerhin kaldırılmasına yönelik olduğu, iş bu davanın 24.01.2020 tarihinde kesin hükümden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/2262 E., 2022/84 Karar sayılı kararıyla; kesin hükmün ancak hüküm anındaki durumu tespit edeceği, hükümden sonraki döneme etkili olmayacağı, bu nedenle yeni meydana gelen vakıalara dayanılarak açılan ikinci dava için birinci davanın kesin hüküm teşkil etmeyeceği açıklanmıştır. Kararda aynı taşınmazla ilgili aynı sebeplere vurgu yapılarak yeni bir talep oluşturulduğu, bu yönlerden daha evvel söz konusu kararda değerlendirme yapılarak davanın reddine ilişkin verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2016/12511 Esas, 2019/4492 Karar sayılı ilamıyla onandığı, yine ihtilafa neden olan Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas, 2012/58 Karar sayılı ilamıyla ilgili olarak Yargıtayın düzeltilerek onama kararında bahsi geçen "Dava konusu taşınmazların kadastro tespitinden sonra tapuda yapılan satış ve intikallerinin tapu sicil müdürlüğü tarafından nazara alınmasına..." hususuna atıf yapıldığı, söz konusu kararın infazının yapıldığına dair bir iddia da bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/2262 E., 2022/84 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 25.05.2023 tarihli ve 2022/1629 E., 2023/2866 Karar sayılı ilamı ile; "... istinaf mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını tasdik etmemiş, yeniden gerekçe açıklayarak aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemi yaparak davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, 6100 sayılı Kanunu'nun 353 üncü maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermesi hatalıdır.

Ayrıca Kocaeli Kadastro Mahkemesinin ilamıyla ilgili olarak Yargıtayın düzeltilerek onanan kararın infazının yapılıp yapılmadığı, şerhin terkini şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirir..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın mülkiyet ihtilafının devam ettiği kadastro mahkemesindeki dava devam ederken Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce yapılan kamulaştırma işlemi nedeniyle tapu kaydı oluştuğu, aşamalarda da Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifine devredildiği, bir kısım işyerlerinin de şahıslar adına devredildiği, bu durumda kesinleşmiş Kadastro Mahkemesindeki dosyasındaki tarafların hak talep edebilmeleri bakımından şerhin devamının gerektiği, yapılan işlemler nedeniyle de Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas, 2012/58 Karar sayılı kararının infaz edilemeyeceği, şerhin niteliği itibariyle bölünebilir durumda olmadığı, dolayısıyla terditli talebin de kabul edilebilir olmadığı kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, bozma ilamı içeriği dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1-b/3 üncü maddesi uyarınca davanın reddine dair yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu belirlemenin teknik ve hukuki anlamda bir şerh olmadığını, yasal dayanağının bulunmadığını, mülkiyet hakkını sınırlar nitelikte olduğunu, müvekkili kooperatifin ayni ve şahsi bir sorumluluğunun bulunmadığını

belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava tapu kaydındaki şerhin terkini, terdiden değiştirilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 303, 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1009, 1010 ve 1011 inci maddelerinde tapu kütüğüne şerh verilecek haklara ilişkin düzenlemeler yapılmış, ancak bazı özel Kanun'larda da aynı konuda hükümler getirilmiştir. Şerhler genellikle kütüğe kişisel hakların kuvvetlendirilmesi malikin temlik hakkının kısıtlanması, temlik hakkının yasaklanması veya geçici şerhin tapu kütüğüne yazılması şeklinde işlem görür.

3. Değerlendirme

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar