Tapu ve Mülkiyet HukukuONAMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

2024/1997 Esas · 2024/2875 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas Numarası2024/1997
Karar Numarası2024/2875
Karar Tarihi23 Mayıs 2024
Hüküm TürüONAMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Muhdesat aidiyetinin tespiti

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    İlk Derece Mahkemesi

    davanın reddine
  2. 2. Aşama

    Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı
  3. 3. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    ONAMA

Süreç kaydındaki diğer halkalar: İstinaf · ilk derece hükmü · İnceleme konusu karar

Mahkemesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1424 E., 2024/306 K.
Dava Tarihi
12.11.2018
Karar
Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi
Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Hüküm kalemleri (1)
  • Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 4 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 155 karakter
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Gerekçe Pasajı 2988 karakter
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK. mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Gerekçe Pasajı 3841 karakter
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir. (HMK mad.114/1-h, 115).
Gerekçe Pasajı 4306 karakter
Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya sırasıyla İlk Derece Mahkemesi ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi aşamalarından geçmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. Gerekçe (karar metninden): “C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.”

Kararın Tam Metni

10.180 karakter · metni göster

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1424 E., 2024/306 K.

DAVA TARİHİ : 12.11.2018

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/678 E., 2023/186 K.

Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyeti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Niğde ili, Merkez ilçesi Hıdırlık Mahallesi, 48 ada 30 parselde bulunan taşınmaz üzerinde tarafların ortak olarak mülkiyet hakkına sahip olduklarını, davalılar tarafınca ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların müvekkiline ait olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan lokanta binası ve petrol tarafların babaları döneminde yaptırıldığını ve sonrasında 1/3 ..., 1/3 ... 1/3 baba...'a ait olmak üzere paylaştırıldığını ve sonrasında ... ve Turizm Ltd. Şti'nin kurularak muhdesatların... tarafından şirkete sermaye olarak konulduğunu, hisse devirleri sonrasında şirketin tamamının ...'a devredildiğini, davacının devir sonrası yenileme işlerini yaptığını, yaptığı yenileme çalışmalarında ... şirketinden borç alarak ve özsermayesi ile yaptığını, dava konusu istasyon ve binanın davacıya ait olduğunu, davalıların herhangi bir hakkının bulunmadığını bu nedenle taşınmaz üzerindeki muhdesatların müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçelerinde; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tamir ve tadilat harcamalarının 410.640,00 TL'sinin ... firması tarafından 20.650,55 TL'sinin ise şirketin kaynaklarından karşılandığı, davacı tarafın ... A.Ş. tarafından yapılan ödemeye ilişkin olarak geri ödemeye ait bilgi ve belge sunamadığı, Niğde Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/363 Esas sayılı dosyası ile taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğu ve bu sebeple davacının dava açmakta hukuki yararlarının var olduğu, somut olayda dava konusu muhdesatların davacının emeği ile yapıldığı tanık beyanları ve sunulan bilirkişi raporları doğrultusunda kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli ek kararı ile süresi içerisinde yapılmadığından davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel Mahkemece verilen kararın haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili tarafından dosya kapsamında süresi içerisinde istinaf başvurusu yapıldığını, tebligatın 19.07.2023 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, sürenin son gününün adli tatile denk gelmesi sebebi ile yapmış oldukları istinaf başvurusunun süresi içerisinde olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan lokanta binası ve petrolün müvekkilin babası döneminde yaptırıldığını, petrol ruhsatı alındığını, daha sonra bunların mülkiyetinin 1/3’ü müvekkil ...’a 1/3’ü ...’a ve 1/3’ü babaları...’a ait olmak üzere paylaşıldığını, sonrasında..., ... ve ... tarafından ... ve Turizm Ltd. Şti.'nin kurulduğunu, kurulan şirkete... tarafından petroldeki demirbaşlar ve muhdesatların ayni sermaye olarak konulduğunu,...'ın 6.700.000,00 TL oranında şirkete ortak olduğunu, dolayısıyla taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların tamamının şirkete devredildiğini, sonrasında da şirketin hisseleri ve ruhsatnamesi, nakdi ve ayni sermayesinin tamamının 45.000,00 TL’ye müvekkili...’a geçtiğini, 2013 yılında petrolde bulunan kiracının tahliye edildiğini, kiracının petrolde bulunan her şeyi kullanılamaz hale getirdiğini ve müvekkilin tüm bunları yeni baştan yaptırmak zorunda kaldığını, yapılan bu devir ile müvekkilin bahse konu muhdesatların maliki olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın istinaf talebi süresinde olduğundan ek karara yönelik istinaf isteminin kabulü ile Mahkemenin istinaf isteminin reddine dair ek kararının kaldırılmasına ve istinaf isteminin incelenmesine geçilerek taşınmaz ile ilgili Niğde Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/363 Esas sayılı dosyasında açılan ortaklığın giderilmesi davası halen derdest olup, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, Mahkemece taşınmaz başında yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucu, taşınmaz üzerinde bulunan ve muris tarafından yapıldığı sabit olan muhdesatlara 2013 yılı ve sonrasında bir takım iyileştirmeler ve ilave muhdesatlar yapıldığı, yapılan ilave muhdesat ve iyileştirme masraflarının ... ve Turizm Limited Şirketi sermayesinden karşılandığının anlaşıldığı, davacı eldeki davada; muris tarafından yapılan muhdesatların ... ve Turizm Limited Şirketi'ne ayni sermaye olarak konulduğunu ileri sürülmüş ve iddiası kanıtlanmış ise de; devamındaki iddialarında şirket hisselerinin tamamının kendisine devredilmesi ile ayni sermaye olarak konulan muhdesatların da kendi uhdesine geçtiği, yine ilave muhdesatlar ve iyileştirmelerin de kendisi tarafından yapıldığı belirtilmiş ise de; az yukarıda açıklandığı üzere ilave muhdesatlar ve iyileştirme masraflarının ... ve Turizm Limited Şirketi sermayesinden karşılandığı şirketin defter incelemeleri ile sabit olmakla birlikte, davacının anılan şirkette tek başına ortak olmadığı, davalıların da anılan şirkette ... hissesi yönüyle ortaklıkları bulunduğu, her ne kadar davacının anılan şirketin 1997 yılından beri tek başına yetkili temsilcisi olduğu anlaşılıyor ise de; eldeki davanın şirketi temsilen de açılmadığı gözetildiğinde; Mahkemece anılan muhdesatların davacı tarafından kendi nam ve hesabına yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK. mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir. (HMK mad.114/1-h, 115).

3. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar

ONAMA14 Şubat 2024

2023/372 E. · 2024/835 K.

Harici satım sözleşmesinden ve 4721 sayılı türk medeni kanunu'nun 724 üncü maddeden kaynaklı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak

Kararı İncele