Tapu ve Mülkiyet HukukuONAMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

2023/3370 Esas · 2024/2291 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas Numarası2023/3370
Karar Numarası2024/2291
Karar Tarihi30 Nisan 2024
Hüküm TürüONAMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Vasiyetnamede kararlaştırılan mükellefiyetin yerine getirilmesi, olmadığı takdirde vasiyetnamenin iptal edilerek yahut bağışlananın geri alınması suretiyle taşınmazın miras payı oranında iptali ve tescili, olmadığı takdirde tazminat

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı
  2. 2. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    ONAMA

Süreç kaydındaki diğer halkalar: İnceleme konusu karar

Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/930 E., 2023/541 K.
Dava Tarihi
09.04.2019
Karar
Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi
Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
Hüküm kalemleri (1)
  • Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Uyuşmazlık, 743 sayılı Medeni Kanun'un 462 nci maddesi uyarınca vasiyetnamede kararlaştırılan mükellefiyetin yerine getirilmesi, olmadığı takdirde vasiyetnamenin iptal edilerek yahut bağışlananın geri alınması suretiyle taşınmazın miras payı oranında iptali ve tescili, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 3 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1317 karakter
Uyuşmazlık, 743 sayılı Medeni Kanun'un 462 nci maddesi uyarınca vasiyetnamede kararlaştırılan mükellefiyetin yerine getirilmesi, olmadığı takdirde vasiyetnamenin iptal edilerek yahut bağışlananın geri alınması suretiyle taşınmazın miras payı oranında iptali ve tescili, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Gerekçe Pasajı 2106 karakter
"Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir."
Gerekçe Pasajı 3251 karakter
Vasiyetname hükümlerinin yerine getirilmemesinden dolayı ilgililer; ancak MK'nın 462 nci maddesi hükmü gereğince infazını, şart ve mükellefiyetlerin yerine getirilmesini isteyebilir. Yoksa, bu hal vasiyetnamenin iptali için kendilerine bir hak vermez.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararından gelmektedir (esastan ret). Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. Gerekçe (karar metninden): “C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 743 sayılı Medeni Kanun'un 462 nci maddesi uyarınca vasiyetnamede kararlaştırılan mükellefiyetin yerine getirilmesi, olmadığı takdirde vasiyetnamenin iptal edilerek yahut bağışlananın geri alınması suretiyle taşınmazın miras payı oranında iptali ve tescili, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.”

Kararın Tam Metni

8.212 karakter · metni göster

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/930 E., 2023/541 K.

DAVA TARİHİ : 09.04.2019

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/222 E., 2019/461 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamede öngörülen mükellefiyetin yerine getirilmesi; mümkün görülmezse ikinci kademede tapu iptali ve tescil; mümkün görülmezse terditli tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı asil ve vekili Avukat ...., karşı taraftan davalılardan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetleri Bakanlığı vekili Avukat ......ile ... vekili Avukat ....geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.11.1987 tarihinde vefat eden müvekkilinin murisi .......'na ait Ankara 3. Noterliği'nin 04.07.1968 gün ve 15689 yevmiye sayılı vasiyetnamesi ile 6102 ada 11 parsel sayılı taşınmazı şartlı olarak Çocuk Esirgeme Kurumuna vasiyet ettiğini, vasiyetname gereğince tescil işleminin Çocuk Esirgeme Kurumu adına yapıldığını, vasiyetnamede "çocuk yetiştirilmesi, çocuk okutulması, tedavi edilmesi veya kimsesiz çocukların korunması gibi hizmetlerde kullanılmak ve hiç bir suretle şahsı ahara veya herhangi bir derneğe devir ve satış yapılmamak ve çocuk bakımı ve yetiştirilmesi tesisi olarak kullanılmaya başlandığında benim ismimi taşıması kayıt ve şartı" olarak gösterilen şarta ilişkin edimin TBK'nın 291 inci maddesinde öngörülen yüklemeli bağış vasfında olduğunu, ancak yüklemenin davalı tarafından yerine getirilmediğini, yüklemeli bağışın yerine getirilmemesi durumunda TBK'nın 295/3 üncü maddesi gereğince bağışlananın geri alınabileceğini ileri sürerek öncelikle vasiyetnamede öngörülen mükellefiyetin yerine getirilmesini, aksi halde müvekkilinin hissesi oranında arsanın müvekkiline iadesini, bunun da kabul edilmemesi halinde ise müvekkilinin miras payına denk gelen bedelin tazminat olarak müvekkiline ödenmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçelerinde; vasiyet edilen taşınmazda miras bırakanın eşi ... lehine ölünceye kadar intifa hakkı olduğunu, 20.04.2012 tarihinde ölen...'in 01.10.2002 tarihli kira sözleşmesiyle taşınmazı dava dışı ... Pazarlama Gıda Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'ye 12 yıllığına kiraladığını, Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 16.05.2013 tarihli ve 19541 sayılı yazısıyla taşınmazın Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünde kullanılmak üzere Bakanlıklarına tahsis edilmesi üzerine kira süresinin bitimine denk gelen 30.09.2014 tarihinden itibaren kiracının tahliyesi için verdikleri hukuk mücadelesinin; hem tahliye ihtarı vb. gibi idari işlemler, hem Ankara 4. İdare Mahkemesinin 2016/2221 Esas, 2016/2300 Karar; Ankara 2. İdare Mahkemesinin 2013/1369 Esas, 2014/180 Karar ve hem de halen derdest olan Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1981 Esas sayılı dosyaları kapsamında yürütüldüğünün görülebileceğini, vasiyetnamede öngörülen yüklemenin yerine getirilmesi amacıyla her türlü çabayı sarf ettiklerini; ancak hala kiracıyı tahliye edemediklerini, ayrıca hak düşürücü sürenin, zaman aşımının ve TBK'nın 297 nci maddesinde öngörülen geri alma süresinin geçtiğini, yasal koşulların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk Borçlar Kanunu'nun 295 inci maddesindeki yasal koşulların gerçekleşmediği ve 297/1 inci madde hükmünde mirasçılar için murisin ölüm tarihinden itibaren öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; davaya konu talebe ilişkin hak düşürücü süre yönünden yasal bir düzenleme olmadığı, davalının taşınmazdan doğan semereleri 2012'den itibaren aldığı ve murisin iradesine uygun kullanmadığı, yüklemeye ilişkin ifanın yerine getirilmemesi sebebiyle vasiyetnamenin iptalinin gerektiğini, hak düşürücü sürenin bağışlananın geri alınmasında geçerli olduğunu, yüklemenin yerine getirilmesi talebinin hak düşürücü süreye tâbi olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 743 sayılı Medeni Kanun'un 462 nci maddesi uyarınca vasiyetnamede kararlaştırılan mükellefiyetin yerine getirilmesi, olmadığı takdirde vasiyetnamenin iptal edilerek yahut bağışlananın geri alınması suretiyle taşınmazın miras payı oranında iptali ve tescili, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 1 ve 5 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 244 ve 246 ncı maddeleri.

2. 4722 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi şöyledir:

"Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir."

3. 743 sayılı Medeni Kanun'un 462 nci maddesi şöyledir:

"Muris vasiyetinde veya miras mukavelenamesinde bazı mükellefiyetler ve şartlar koyabilir. Miras mukavelenamesinin veya vasiyetin infazından itibaren alakadarlardan her biri bu mükellefiyetlerin ve şartların icrasını isteyebilir

Kanuna yahut adabı umumiyeye mugayir şart ve mükellefiyetleri ihtiva eden tasarruf, batıldır. ... veya yalnız başkalarını iz'aç için kullanılan şartlar ve mükellefiyetler lağıvdır."

4. Vasiyetname hükümlerinin yerine getirilmemesinden dolayı ilgililer; ancak MK'nın 462 nci maddesi hükmü gereğince infazını, şart ve mükellefiyetlerin yerine getirilmesini isteyebilir. Yoksa, bu hal vasiyetnamenin iptali için kendilerine bir hak vermez.

3. Değerlendirme

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle mükellefiyetin ifasına ilişkin talep yönünden davalının taşınmazın tahliyesi amacıyla hukuki girişimlerde bulunduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Bu Emsal Kararla İlgili Rehber ve Dilekçe Örnekleri

Kararda ele alınan hukuki uyuşmazlığa ilişkin usul adımlarını, süreleri ve dilekçe şablonlarını inceleyebilirsiniz:

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar