Portala Dön
Ceza HukukuBOZMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

2022/5848 Esas · 2024/8849 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 5. Ceza Dairesi
Esas Numarası2022/5848
Karar Numarası2024/8849
Karar Tarihi10 Eylül 2024
Hüküm TürüBOZMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Görevi kötüye kullanma

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    İlk Derece Mahkemesi

    mahkumiyet
  2. 2. Aşama

    Ceza Dairesi

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı
  3. 3. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    BOZMA
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2021/710 Esas, 2021/636 Karar
Suç
Görevi kötüye kullanma
Hüküm
İlk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname Görüşü
Temyiz
Hüküm kalemleri (2)
  • Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
  • Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklanırken diğer şartların yanında ihbara konu mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi de gerektiği, bu bağlamda sanığın avukat, ihbara konu karardaki suçun da avukatlık göreviyle ilgili olarak işlediği görevi kötüye kullanma suçu olduğu, anılan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen 14.10.2019 tarihli ve 2019/2505 Esas, 2019/3279 Karar sayılı istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddi kararının karar tarihi itibarıyla kesin nitelikte…
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 2 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 11865 karakter
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklanırken diğer şartların yanında ihbara konu mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi de gerektiği, bu bağlamda sanığın avukat, ihbara konu karardaki suçun da avukatlık göreviyle ilgili olarak işlediği görevi kötüye kullanma suçu olduğu, anılan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen 14.10.2019 tarihli ve 2019/2505 Esas, 2019/3279 Karar sayılı istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddi kararının karar tarihi itibarıyla kesin nitelikte bulunduğu ancak karar tarihinden sonra 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden ... veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile de anılan Kanun'un 59. maddesinin 5. fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden ... veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu sebeple ihbara konu karara yönelik İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine dair hükme karşı temyiz yasa yoluna başvurulup başvurulmadığının araştırılarak sonucuna göre yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Gerekçe Pasajı 226 karakter
Hukuka aykırı görülmüştür.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya sırasıyla İlk Derece Mahkemesi ve Ceza Dairesi aşamalarından geçmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur. Hüküm 2 kalemden oluşmaktadır (1 bozma, 1 tevdi). Gerekçe (karar metninden): “III. GEREKÇE Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklanırken diğer şartların yanında ihbara konu mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi de gerektiği, bu bağlamda sanığın avukat, ihbara konu karardaki suçun da avukatlık göreviyle ilgili olarak işlediği görevi kötüye kullanma suçu olduğu, anılan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adl…”

Kararın Tam Metni

5.134 karakter · metni göster

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/710 Esas, 2021/636 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İlk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden ... veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirilmesi karşısında, temyiz isteminin reddine karar verilmesine dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2015 tarihli ve 2015/119 D. İş sayılı Kararı ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2014 tarihli ve 2014/133 Esas, 2014/307 sayılı Kararına vaki itirazın reddine karar verilerek, anılan kararın 04.03.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

2.Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/177 Esas, 2020/370 sayılı Kararı ile avukat olan sanığın, katılanın vekilliği üstlenip 300 TL masraf aldığı halde boşanma davası açmayıp görevinin gereğini yerine getirmediğinin kabulü ile ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 62/1. maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2021/710 Esas, 2021/636 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri; hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına ve teşdit uygulanmasına yeterli delil bulunmadığına ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklanırken diğer şartların yanında ihbara konu mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi de gerektiği, bu bağlamda sanığın avukat, ihbara konu karardaki suçun da avukatlık göreviyle ilgili olarak işlediği görevi kötüye kullanma suçu olduğu, anılan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen 14.10.2019 tarihli ve 2019/2505 Esas, 2019/3279 Karar sayılı istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddi kararının karar tarihi itibarıyla kesin nitelikte bulunduğu ancak karar tarihinden sonra 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden ... veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile de anılan Kanun'un 59. maddesinin 5. fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden ... veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu sebeple ihbara konu karara yönelik İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine dair hükme karşı temyiz yasa yoluna başvurulup başvurulmadığının araştırılarak sonucuna göre yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.09.2024 tarihinde karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar