Tazminat ve Haksız FiilBOZMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

2024/1981 Esas · 2025/2225 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas Numarası2024/1981
Karar Numarası2025/2225
Karar Tarihi12 Şubat 2025
Hüküm TürüBOZMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    Asliye Hukuk Mahkemesi

    davanın reddine
  2. 2. Aşama

    Özel Daire

    İncelenen hüküm
  3. 3. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    BOZMA
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/652 E- 2023/385 K
Karar
Davanın Reddine
Hüküm kalemleri (1)
  • Açıklanan sebeplerle; Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 4 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1303 karakter
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir.
Gerekçe Pasajı 2489 karakter
Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir.Satılan taşınmaz üzerinde ipotek ve haciz kayıtları varsa,alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığı kabul edilir.
Gerekçe Pasajı 3352 karakter
İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, dava konusu mal ve hak, lehine tasarruf yapılmış olan 3. kişinin elinde ise iptal davasının konusu o mal veya hak üzerinde cebri icraya devam edilmesi, lehine tasarruf yapılan kişi o mal veya hakkı elinden çıkarmış ise o zaman 3.kişinin o mal veya hakkın değeri oranında tazminata mahkum edilmesi gerekir.
Gerekçe Pasajı 4163 karakter
Davalı borçlu ... ile davalı ... arasında da akrabalık ilişkisi bulunduğu sabit olduğuna göre, İİK'nın 280/1.maddesine göre aralarındaki tasarrufun iptali gerekir.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya sırasıyla Asliye Hukuk Mahkemesi ve Özel Daire aşamalarından geçmiştir. Yargıtay, incelenen hükmü bozmuştur. Gerekçe (karar metninden): “1.Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.”

Kararın Tam Metni

9.061 karakter · metni göster

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/652 E- 2023/385 K

HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... ile aralarındaki ticari iş ilişkisi nedeni ile kendisinden 06.08.2008 keşide, 20.10.2008 vade tarihli 16.000,00 TL miktarlı bono aldığını, bononun vadesi gelmiş olmasına rağmen davalının borcunu ödememesi üzerine ... 2.İcra Müdürlüğünün 2011/143 esas sayılı takip dosyası ile davalıya karşı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, davalının yapılan haciz işleminde haczi kabil malı bulunamadığından menkul mal haczi için gidildiğinde babası ... ... tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, davalı ... adına taşınmaz haczi için ... Tapu Müdürlüğüne haciz müzekkeresi yazıldığını ve tapu kaydının diğer davalı ... adına olması nedeni ile haciz konulamadığının bildirildiğini, haczi talep edilen ... ili ... mah ... mevkii 688 ada 8 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ve amcası olan ...'ya satıldığını, bu satışın gerçek bir satış olmadığını, alacaklıdan mal kaçırma kastı ile yapıldığını belirterek tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 27.05.2015 tarihli ve 2013/472 E, 2015/461 K sayılı kararı ile "aciz vesikası yokluğundan" davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan)17.Hukuk Dairesi'nin 27.01.2020 tarih, 2018/4270 Esas ve 2020/44 Karar sayılı ilamı ile; "usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA" karar verilmiştir.

3.Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.

4.Yargıtay 4. Hukuk dairesinin 05.10.2021 gün, 2021/14221 E- 2021/6107 K sayılı ilamı ile " mahkemece 15.04.2015 tarihli ara kararla davacıya kesin veya geçici aciz belgesi sunması için iki haftalık kesin süre verilmiş, ara karar gereği davacı alacaklı tarafından borçlunun ödeme emrinin tebliğ edildiği adresinde yapılan 27.04.2015 tarihli haciz tutanağında; adresin kapalı olduğu, komşu olmadığından teyidi yapılamadığı, polis çilingir çağrılamadığından işlem yapılmadığı belirtilmiştir. Borçlunun mernis adresinde yapılan 30.04.2015 tarihli haciz tutanağında ise; adresin kapalı olduğu, komşulardan sorulduğunda ise borçlunun adreste ikamet etmediğinin, öğrencilerin oturduğunun dairenin boş olduğunun söylendiği, bu sebeple işlem yapılmadığı belirtilmiştir. Davacı alacaklı tarafından icra dosyasında yapılan araştırmada borçlunun menkul ve gayrimenkulünün bulunmamasına, borçlunun bilinen adreslerinde yapılan 27.04.2015 - 30.04.2015 tarihli hacizlerde ise adresten taşınmış olması nedeniyle işlem yapılamadığına ilişkin tutulan tutanaklara göre, mahkemece borçlunun aciz halinde bulunduğu kabul edilerek esastan yapılacak inceleme ile sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin onama ilamının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının BOZULMASINA " karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 18.07.2023 tarih, 2022/652 E., 2023/385 K sayılı uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde; "Dosya kapsamında toplanan deliller incelendiğinde TBK madde 19 ve İİK madde 277 vd maddeleri şartlarının eldeki dosyada bulunmadığı, açılan davanın haksız olduğu kanaatine varılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın satış tarihindeki değeri ile tapuda gösterilen satış bedeli arasında fahiş fark olduğu, satışın gerçek değerleri yansıtmadığı, bononun vade tarihinin hemen sonrasında davacı müvekkilden mal kaçırmak amacıyla satışın yapılmış olduğu, taşınmazın, davalı borçlu tarafından amcasının oğluna devredilmesinin mal kaçırma gayesini gösterdiğini, tanıkların dinlenmediğini, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Değerlendirme

1.Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir.Satılan taşınmaz üzerinde ipotek ve haciz kayıtları varsa,alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığı kabul edilir. Bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da göz önünde tutulması gerekir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, dava konusu mal ve hak, lehine tasarruf yapılmış olan 3. kişinin elinde ise iptal davasının konusu o mal veya hak üzerinde cebri icraya devam edilmesi, lehine tasarruf yapılan kişi o mal veya hakkı elinden çıkarmış ise o zaman 3.kişinin o mal veya hakkın değeri oranında tazminata mahkum edilmesi gerekir.

Üçüncü kişinin mal veya hakkı dava sırasında elinden çıkarması veya elinden çıkardığının dava sırasında öğrenilmesi halinde davanın ıslahına gerek olmadan davacı alacaklı davaya bedel davası olarak devam edilmesini isteyebilir veya devralan 4.kişiyi davaya dahil ederek davaya devam edebilir.

Dosyadaki bilgilere göre takip dayanağının, 06.08.2008 keşideli 20.10.2008 vade tarihli 16.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olduğu, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/143 E sayılı dosya ile takip yapıldığı, dosyadan alınan 27.04.2015 ve 30.04.2015 tarihli haciz tutanaklarının İİK madde 105 kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu, tasarruf tarihi itibari ile de davanın İİK madde 284 de belirlenen 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Davalı borçlu ... ile davalı ... arasında da akrabalık ilişkisi bulunduğu sabit olduğuna göre, İİK'nın 280/1.maddesine göre aralarındaki tasarrufun iptali gerekir. Ancak dava konusu, ... ili, ... Mah. ... mevkii, 688 ada, 8 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 1/2 hissesi davalı ... tarafından amcası olan davalı ...'ya devredildiği, dava konusu bu parselin daha sonra 2 ye ayrıldığı, 688 ada 11 parselin ... adına kaydedildiği, 23.01.2012 de bu parselin dava dışı ...'ya devredildiği anlaşılmıştır.

... ili, ... Mah. ... mevkii, 688 ada, 8 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 1/2 hissenin davalı borçlu ... tarafından 30.07.2008 de davalı ...'ya, ondan da dava dışı şahsa devredildiğinin anlaşılmış olmasına göre, öncelikle ikiye ayrılan parselin diğer yarısının kime devredildiği de tespit edilerek, Mahkemece davacıya; söz konusu gayrımenkulün davalı ...'dan satın alan malikin/maliklerin davaya dahil edilip edilmeyeceği ya da, davalı ...'nın söz konusu gayrımenkulü elden çıkardığı tarihteki gerçek değerinden sorumlu tutulup tutulmayacağı yönünde seçimlik hakkı verilmeksizin ve iş bu gayrımenkul yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Emsal Kararla İlgili Rehber ve Dilekçe Örnekleri

Kararda ele alınan hukuki uyuşmazlığa ilişkin usul adımlarını, süreleri ve dilekçe şablonlarını inceleyebilirsiniz:

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar