Tazminat ve Haksız FiilBOZMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

2023/9397 Esas · 2024/2859 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas Numarası2023/9397
Karar Numarası2024/2859
Karar Tarihi18 Mart 2024
Hüküm TürüBOZMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Çift taraflı kazada sürücü murisin ölümü nedeniyle mirasçısının destek tazminatı

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    Asliye Hukuk Mahkemesi

    Temyiz istemi kararı · İlk Derece Mahkemesi kararı
  2. 2. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    BOZMA
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/39 E., 2023/120 K.
Dava Tarihi
20.05.2014
Karar
Davanın Kısmen Kabulüne
Hüküm kalemleri (2)
  • 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
  • 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının, değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... San. Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan eşin destekten yoksun kalma tazminatı ile eş ve çocukların manevi tazminat istemine ve kazada yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 4 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1256 karakter
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan eşin destekten yoksun kalma tazminatı ile eş ve çocukların manevi tazminat istemine ve kazada yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Gerekçe Pasajı 2431 karakter
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ve davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Gerekçe Pasajı 3487 karakter
Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar davacılar vekili tarafından da temyiz edilmiştir. Bu durumda ilk karar yönünden davalılar lehine oluşmuş usuli kazanılmış bir haktan bahsedilemeyecektir. Davacılar da ilk kararı temyiz ettiğinden hesabın güncel veriler ile yapılması ve davalı ödemesinin bu güncel veriler üzerinden düşülmesi gerekir, bozma öncesi alınan ilk hesap raporuna itibar edilerek karar verilmesi hatalıdır.
Gerekçe Pasajı 4374 karakter
Davalı ... San. Tic. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacının taleplerinin kısmen kabul, kısmen reddedilmesi karşısında, reddedilen kısımlar üzerinden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi ve iki davalı yönünden ret gerekçelerinin farklı olduğunun dikkate alınması gereklidir.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya Asliye Hukuk Mahkemesi kararından gelmektedir (davanın kısmen kabulüne). Yargıtay, temyiz istemini reddetmiştir; ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Hüküm 2 kalemden oluşmaktadır (1 red, 1 bozma). Karara 1 karşı oy yazılmıştır. Gerekçe (karar metninden): “Davacılar vekili; davacılardan ...'in talep ettiği maddi tazminatlar hesaplanırken yolcu olduğu, kusuru bulunmadığı, zararın tamamının davalılardan tahsili gerektiği gözetilmeden müteveffa sürücünün kusuru oranında tazminatlardan indirim yapılmasının hatalı olduğunu, ek bilirkişi raporunda güncel tazminat hesabının yapılmamasının hatalı olduğunu, bu şekilde ... yönünden eksik destekten yoksun kalm…”

Kararın Tam Metni

16.617 karakter · metni göster

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/39 E., 2023/120 K.

DAVACILAR : 1- ...

2- ...

3- ...

4- ... vekili Avukat ...

DAVALILAR : 1-Polat Yol Yapı San. Tic. A.Ş. vekili Avukat ...

2- ... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ : 20.05.2014

HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazasından kaynaklı tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 12.07.2006 tarihinde, müvekkillerinin eş/babaları ...in, sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, aynı araçta yolcu olan davacı ...'in de yaralandığını ve malul olduğunu, kazanın meydana gelmesinde yol yapımını üstlenen davalı şirket ile diğer davalı şantiye şefinin kusurlu olduklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş için 100,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi, diğer davacıların her biri için 25.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.12.2015 tarihinde davacı eş için destekten yoksun kalma talebini 36.669,23 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin kusurunun olmadığını, maddi tazminat konusunda sigorta şirketlerinden karşılanan kısımların sorulması ve davacıya yapılan ödemelerin istenmesi gerektiğini, talep edilen tazminatların sigorta kapsamında olduğunu, talep edilen tazminat bedelinin yüksek olduğunu, hangi davalıdan hangi kalem tazminatın istendiğinin açık olmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğunu, tedbir talebinin reddi gerektiğini, ayrıca davacıların murisi olan müteveffanın olayda ağır/asli kusurlu olduğunu, açılan davada ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ve çalıştığı şirketin olayın oluşunda bir kusurunun olmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğunu, her türlü önlemin alınmasına rağmen kazanın müteveffanın kusuru nedeniyle meydana geldiğini, bu durumun ceza dosyasından da anlaşıldığını, müteveffanın kusurunun fiil ile zarar arasındaki illiyet bağını kestiğini, tazminat talepleri yönünden sigorta şirketlerinin ve kazaya karışan diğer aracın sürücüsünün davaya dahil edilmesi gerektiğini, ayrıca davacı ...'in soruşturma evresinde şikayetçi olmadığını, açılan ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, yolda çalışma olduğundan bahsedilmediğini, aksine yolda çalışma olmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminatların miktarlarının oldukça yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2014/351 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararıyla; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davacıya sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerin maluliyet zararını karşılamış olması dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 36.669,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının 100,00 TL'si yönünden haksız fiil tarihinden, 35.569,23 TL' si yönünden ise ıslah tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ...'in malul kalması nedeni ile 15.000,00 TL, eşinin ölmesi nedeni ile 10.000,00 TL olmak üzere 25.000,00 TL, davacı ..., Uğur ve Mehmet için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaca istemin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... ve davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.03.2019 tarihli 2016/5159 Esas 2019/3111 Karar sayılı ilamı ile "...2-Dava, çift taraflı kazada sürücü murisin ölümü nedeniyle mirasçısının destek tazminatı talebine ilişkindir. Mahkemece, davacı eş...'nün destekten yoksun kalma tazminatının 100,00 TL'sine kaza tarihinden itibaren, 35.569,23 TL'sine ıslah tarihinden yasal faiz işletilerek tüm davalılardan müteselsilen alınmasına karar verilmiştir.

Somut olayda uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiil faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız fiil tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla zarar gören, haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, faiz başlangıcının kaza tarihi kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

3-Mahkemece, alınan kusur raporlarında davalı ... kusursuz bulunmasına karşın, davalının kesinleşen Karabük Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/93 Esas ve 2008/143 Karar sayılı dosyasında tali kusurlu bulunarak cezalandırılması nedeniyle diğer davalı şirket ile aynı oranda kusurlu olduğu kabul edilerek davalı ...'ın diğer davalı ile oluşan zarardan müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir.

Hukuk hakiminin tazminat davasını görürken, ceza hukuku kurallarıyla ve özellikle ceza mahkemesinin failler hakkında vermiş olduğu beraat veya mahkumiyet kararıyla bağlı olup olmadığı BK 53 üncü (6098 sayılı TBK’nin 74 üncü maddesi) maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddede hukuk hakiminin ceza hukuku kurallarıyla bağlı olmadığı hükme bağlandığı gibi ceza mahkemesi kararlarıyla da bağlı olmadığı düzenlenmiştir.

Somut olayda, kaza sonrası düzenlenen, kaza tespit tutanağında davacıların desteğinin asli, diğer sürücünün kusursuz olduğu, ceza dosyasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda ölenin asli, işaretlemeyi yetersiz yapan kuruluşun tali, diğer sürücünün kusursuz olduğu, mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda ölenin %65 davalı şirketin %35 oranında kusurlu olup kazaya karışan diğer sürücü ile davalı ...'ın kusursuz oldukları belirtilmiş, mahkemece çelişki nedeniyle farklı bir makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda ise ölenin %65 davalı şirketin %35 oranında kusurlu olup kazaya karışan diğer sürücünün kusursuz olduğu belirtilmiştir. Bu durumda Mahkemece alınan raporlara itibar edilmeyerek davalı ...'ın kusurlu olduğunun kabulü bozmayı gerektirmiştir.

4-Davacı eş...'ye dava dışı Hür Sigorta A.Ş. tarafından 41.240,30 TL destekten yoksun kalma tazminatının ödendiği sabittir. Bununla birlikte bu ödemenin davadan önce mi sonra mı olduğu belirsizdir. Mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda ödenen bu miktar güncellenmeden toplam tazminattan düşülmüştür. Ancak bu ödemenin davadan önce olması halinde ödeme tarihinden rapor tarihine kadar güncellenerek toplam tazminattan düşülmesi gerekmekte olduğundan mahkemece Hür Sigorta A.Ş.'ye yapılan ödemenin tarihi sorularak ödeme tarihi kesinleştirildikten sonra ve gerektiği takdirde güncelleme yönünden aynı bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

5-Borçlar Kanunu’nun 47 nci maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK. md. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.

Zira, Türk Medeni Kanununun 4 üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatların bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminatlara hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

6-Bozma kapsam ve şekline göre davalı ... vekilinin 2 nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.." gerekçeleri ile davacılar vekili ve davalı ... San. Tic. A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, yukarıda açıklanan gerekçeler ile kararın bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin bu bozma kararına yönelik karar düzeltme talepleri reddedilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne, davacı ...'in dava konusu kaza nedeniyle eşinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı olarak 11.742,82 TL tazminatın kaza tarihi olan 12.07.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... San. Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...'in dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti için 12.000,00 TL eşinin ölmesi nedeniyle 8.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL, davacı ...'in dava konusu kaza sonucunda murisinin ölümü nedeniyle 8.000,00 TL, davacı ...'in dava konusu kaza sonucunda murisinin ölümü nedeniyle 8.000,00 TL, davacı ...'in dava konusu kaza sonucunda murisinin ölümü nedeniyle 8.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... San. Tic. A.Ş.'den dava konusu kaza tarihi olan 12.07.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili; davacılardan ...'in talep ettiği maddi tazminatlar hesaplanırken yolcu olduğu, kusuru bulunmadığı, zararın tamamının davalılardan tahsili gerektiği gözetilmeden müteveffa sürücünün kusuru oranında tazminatlardan indirim yapılmasının hatalı olduğunu, ek bilirkişi raporunda güncel tazminat hesabının yapılmamasının hatalı olduğunu, bu şekilde ... yönünden eksik destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığını, davacıların hiçbir kusuru bulunmadığını, maddi ve manevi tazminatların az belirlendiğini, kusur indirimi yapılmaması gerektiğini, davalı ...'ın ceza mahkemesinde mahkum olduğunu, bu davalıya yönelik olarak kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, her bir davacı yönünden reddedilen kısım için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tüm davacılar yönünden belirlenen manevi tazminatların az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili; reddedilen kısım üzerinden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacılara yapılan ödemelerin eksik düşüldüğünü, mahsup işleminin hatalı yapıldığını, müteveffa ağır kusurlu olduğundan mirasçıları lehine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatların fahiş belirlendiğini, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, ileri sürdükleri zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan eşin destekten yoksun kalma tazminatı ile eş ve çocukların manevi tazminat istemine ve kazada yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu' nun 427 inci ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun 49, 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ve davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar davacılar vekili tarafından da temyiz edilmiştir. Bu durumda ilk karar yönünden davalılar lehine oluşmuş usuli kazanılmış bir haktan bahsedilemeyecektir. Davacılar da ilk kararı temyiz ettiğinden hesabın güncel veriler ile yapılması ve davalı ödemesinin bu güncel veriler üzerinden düşülmesi gerekir, bozma öncesi alınan ilk hesap raporuna itibar edilerek karar verilmesi hatalıdır.

3.Davalı ... San. Tic. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Davacının taleplerinin kısmen kabul, kısmen reddedilmesi karşısında, reddedilen kısımlar üzerinden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi ve iki davalı yönünden ret gerekçelerinin farklı olduğunun dikkate alınması gereklidir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının, değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... San. Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılar ve davalı ... San. Tic. A.Ş.'ye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.03.2024 tarihinde Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; çift taraflı trafik kazasında sürücü murisin ölümü nedenine dayandırılan mirasçının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı eş...'nün destekten yoksun kalma tazminatının 100.000,00 TL'sine kaza (olay) tarihinden, 35.569,23 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.03.2019 tarihli bozma ilamı ile; "somut olayda uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiil faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız fiil tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla zarar gören, haksız fiil tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde faiz başlangıcının kaza tarihi kabul edilerek karar verilmelidir" gerekçesi ile bozulmuştur.

Şu durumda diğer bozma nedenleri de bulunmasına rağmen esasen tazminatın yeniden hesaplanması yönünde bozma olmayıp, yeniden yeni verilere göre tazminat hesaplanması, kesinleşmiş konuların tekrar değerlendirilmesi sonucunu doğuracaktır. O nedenle sayın çoğunluğun bozmanın bu bölümünü gözardı edip, yeniden güncel verilere göre hesaplama yapılması yönündeki bozma gerekçesine katılmıyorum.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar

BOZMA1 Temmuz 2024

2024/2768 E. · 2024/6740 K.

Davalıların, sürücüsü, maliki, işleteni ve sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı maddi ve manevi zararlarının tazmini

Kararı İncele