2022/11840 E. · 2024/12887 K.
Silahlı terör örgütüne üye olmak, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
2022/4628 Esas · 2024/11316 Karar
Silahlı terör örgütüne üye olma
Ceza Dairesi
YARGITAY
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle…”
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 3 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun istenilmesi, ByLock'ta kayıtlı kişiler var ise şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, tüm bu beyan ve belgelerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,”
“Anlatımları hükme esas alınan ve talimat yoluyla dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ile ilgili olarak ayrıntılı beyanının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,”
“En son Hakkari İli Çukurca İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan sanık hakkında, dosya içerisinde yer alan ... kod adlı gizli tanıktan ele geçen SD kartın incelenmesi sonucunda oluşturulan veri inceleme raporuna göre "sanığın 2015 Mart dönemine kadar himmet verdiği, derecesinin “SAY” olarak belirtildiği, “SAY” kodlamasının; “FETÖ mensubu olup her şeyiyle örgüte teslim olan polis memurlarını ifade ettiğinin" anlaşılması karşısında, sanığın 2015 Mart Alan grubunda "SAY" şeklinde kodlandığını gösteren emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin veri inceleme raporunda, sanığın zümre başkanı olduğu belirtilen “... Bey", vekili olduğu belirtilen "Ercüment " ve öğretmeni olduğu belirtilen “Musa” isimli kişiler hakkında ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra şayet yakalanmış iseler tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması, sanığın örgütün görünen yüzünün ortaya çıktığı 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra görev yaptığı varsa farklı illerde emniyet mensuplarına yönelik yapılan soruşturma ve kovuşturmalar araştırılarak veri inceleme raporunda belirtildiği gibi sanığın örgütsel faaliyetlerine devam edip etmediğinin ,bilgiler bulunup bulunmadığının araştırılması, var ise dosya içerisine getirtilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,”
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/201 E., 2019/181 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2019 tarih, 2017/47 Esas ve 2019/247 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ,dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/201 Esas, 2019/181 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul, kanun ve içtihatlara aykırı olduğuna,
2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Tanık beyanlarının sanığın huzurunda alınmadığına,
4.Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyada bulunmadığına,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun istenilmesi, ByLock'ta kayıtlı kişiler var ise şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, tüm bu beyan ve belgelerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Anlatımları hükme esas alınan ve talimat yoluyla dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ile ilgili olarak ayrıntılı beyanının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,
3. En son Hakkari İli Çukurca İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan sanık hakkında, dosya içerisinde yer alan ... kod adlı gizli tanıktan ele geçen SD kartın incelenmesi sonucunda oluşturulan veri inceleme raporuna göre "sanığın 2015 Mart dönemine kadar himmet verdiği, derecesinin “SAY” olarak belirtildiği, “SAY” kodlamasının; “FETÖ mensubu olup her şeyiyle örgüte teslim olan polis memurlarını ifade ettiğinin" anlaşılması karşısında, sanığın 2015 Mart Alan grubunda "SAY" şeklinde kodlandığını gösteren emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin veri inceleme raporunda, sanığın zümre başkanı olduğu belirtilen “... Bey", vekili olduğu belirtilen "Ercüment " ve öğretmeni olduğu belirtilen “Musa” isimli kişiler hakkında ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra şayet yakalanmış iseler tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması, sanığın örgütün görünen yüzünün ortaya çıktığı 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra görev yaptığı varsa farklı illerde emniyet mensuplarına yönelik yapılan soruşturma ve kovuşturmalar araştırılarak veri inceleme raporunda belirtildiği gibi sanığın örgütsel faaliyetlerine devam edip etmediğinin ,bilgiler bulunup bulunmadığının araştırılması, var ise dosya içerisine getirtilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/201 Esas, 2019/181 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.
Silahlı terör örgütüne üye olmak, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik