Portala Dön
Ceza HukukuONAMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 3. Ceza Dairesi

2022/23952 Esas · 2024/6211 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 3. Ceza Dairesi
Esas Numarası2022/23952
Karar Numarası2024/6211
Karar Tarihi6 Mayıs 2024
Hüküm TürüONAMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Silahlı terör örgütüne üye olma

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    Ceza Dairesi

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı
  2. 2. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    ONAMA
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2019/1355 E., 2020/292 K.
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname Görüşü
Temyiz
Hüküm kalemleri (2)
  • Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2019/1355 Esas, 2020/292 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası g
  • Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden 16.01.2019 tarihinde bilgi amacıyla gönderilen yazı ekinde yer alan Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/436 Esas sayılı dava dosyasının sanık hakkında düzenlenen iddianamesi kapsamında sanığın 2010 yılı Komiser Yardımcılığı Sınavı sorularını örgütsel organizasyon içinde önceden temin ettiği iddiasına dair deliller ve hükümden sonra dosyaya gelen Mehmet Ç.'nin beyanları, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunup diyeceklerinin sorulmaması, sair delillerin suçun sübutu için yeterli olduğu görüldüğünden, sonuca etkili…
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 2 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 11012 karakter
Hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden 16.01.2019 tarihinde bilgi amacıyla gönderilen yazı ekinde yer alan Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/436 Esas sayılı dava dosyasının sanık hakkında düzenlenen iddianamesi kapsamında sanığın 2010 yılı Komiser Yardımcılığı Sınavı sorularını örgütsel organizasyon içinde önceden temin ettiği iddiasına dair deliller ve hükümden sonra dosyaya gelen Mehmet Ç.'nin beyanları, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunup diyeceklerinin sorulmaması, sair delillerin suçun sübutu için yeterli olduğu görüldüğünden, sonuca etkili bulunmamış olup; Sanığın gözaltında geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmemesinin, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Gerekçe Pasajı 2840 karakter
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya Ceza Dairesi kararından gelmektedir (istinaf başvurusunun esastan reddi kararı). Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. Hüküm 2 kalemden oluşmaktadır (1 onama, 1 tevdi). Gerekçe (karar metninden): “IV. GEREKÇE Hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden 16.01.2019 tarihinde bilgi amacıyla gönderilen yazı ekinde yer alan Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/436 Esas sayılı dava dosyasının sanık hakkında düzenlenen iddianamesi kapsamında sanığın 2010 yılı Komiser Yardımcılığı Sınavı sorularını örgütsel organizasyon içinde önceden temin ettiği iddiasına dair deliller ve hükümden sonra dosya…”

Kararın Tam Metni

6.898 karakter · metni göster

D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/1355 E., 2020/292 K.

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2017/327 Esas, 2019/15 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2019/1355 Esas ve 2020/292 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.04.2022 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özet olarak;

1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,

2. Sanığın Çarşamba ilçesine taşınmadan önce çeşitli bankalarda birikimlerini değerlendirdiğine, yaşadığı bazı sorunlar sonucunda Çarşamba ilçesine tayin olunca buradaki tek katılım bankası olan Bank Asya ile çalıştığına, sanığın eşi adına da yeni bir hesap açılmadığına,

3. Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,

4. Sanığın ilgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren derneğe bağışta bulunmasının, müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,

5. Sanıktan ele geçirilen dijital materyale ilişkin imajın CMK’nın 134 üncü maddesindeki usule uygun alınmadığına, bu şekilde ByLock ve Eagle kalıntılarının müdahaleye açık bir süreç sonucunda tespit edildiğine,

6. Tanık Cüneyt G. nin kovuşturma aşamasında değişen beyanlarına hangi gerekçe ile üstünlük tanındığının gerekçelendirilmediğine,

7. Gizli tanık ...’dan ele geçirilen dijital materyaller bakımından kimin tarafından hazırlandığı bilinmeyen ve içeriği teyit edilmeyen fişleme bilgilerinin hükme esas alınamayacağına ve sanığa atfedilemeyeceğine, 2015 yılındaki güncel listede sanığa ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığına,

8. İsabetsiz gerekçe ile teşdiden ceza tayin edildiğine,

9. Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına,

10. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden 16.01.2019 tarihinde bilgi amacıyla gönderilen yazı ekinde yer alan Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/436 Esas sayılı dava dosyasının sanık hakkında düzenlenen iddianamesi kapsamında sanığın 2010 yılı Komiser Yardımcılığı Sınavı sorularını örgütsel organizasyon içinde önceden temin ettiği iddiasına dair deliller ve hükümden sonra dosyaya gelen Mehmet Ç.'nin beyanları, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunup diyeceklerinin sorulmaması, sair delillerin suçun sübutu için yeterli olduğu görüldüğünden, sonuca etkili bulunmamış olup;

Sanığın gözaltında geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmemesinin, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2019/1355 Esas, 2020/292 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar