2023/5751 E. · 2024/690 K.
Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek, ticari işletme yöneticisinin kasten alacaklıyı zarara uğratması
2025/1798 Esas · 2025/4569 Karar
Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
İlk Derece Mahkemesi
Ceza Dairesi
YARGITAY
Süreç kaydındaki diğer halkalar: İnceleme konusu karar
“Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır" denilmekte olup, 6099 Sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin 2. fıkrasında ise; "Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır" düzenlemesi yer almaktadır.”
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 1 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır" denilmekte olup, 6099 Sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin 2. fıkrasında ise; "Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır" düzenlemesi yer almaktadır.”
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
İlk Derece Mahkemesince sanığın beraatine dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak, sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin 1. fıkrasında "Kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır" denilmekte olup, 6099 Sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin 2. fıkrasında ise; "Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır" düzenlemesi yer almaktadır.
Tebligat Kanunu'nda 6099 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrası, gerçek kişiler yönünden 35. maddeye göre tebligat yapılabilmesi için, borçlunun adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması ve ayrıca daha önce kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması zorunludur.
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir.
Somut olayda, sanığın İlk Derece Mahkemesince alınan 11.05.2017 tarihli savunmasında bildirdiği bilinen en son adres olan ... Mahallesi, ... Sokak, No:..., İç Kapı No:..., ..../Ankara adresine İlk Derece Mahkemesince çıkartılan gerekçeli karar tebliğine ilişkin tebligatın bila tebliğ iade edildiğinin anlaşıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu tarihte sanığın MERNİS adresi olan ... Sokak, ... Mahallesi, No:.../..., .../Ankara adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince çıkartılan duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin bila tebliğ iade edilmesi üzerine, sanığın MERNİS adresine aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekirken, MERNİS adresi bulunan sanığa duruşma gününü bildirir davetiyenin Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi usulsüz olup, sanığa yukarıda açıklandığı üzere, usulüne uygun olarak duruşma gününü belirten davetiye tebliğ edilmeden yokluğunda yargılama yapılıp savunması alınmadan mahkumiyet hükmü kurularak savunma hakkının kısıtlanması isabetsiz olup,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 04.11.2021 tarihli, 2021/659 Esas, 2021/4532 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2 ve 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Yasa ile değişik CMK'nın 304. maddeleri gereğince tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.
Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek, ticari işletme yöneticisinin kasten alacaklıyı zarara uğratması
İşlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir