Portala Dön
Ceza HukukuKISMEN BOZMA / KISMEN ONAMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

2021/41033 Esas · 2024/3591 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 11. Ceza Dairesi
Esas Numarası2021/41033
Karar Numarası2024/3591
Karar Tarihi18 Mart 2024
Hüküm TürüKISMEN BOZMA / KISMEN ONAMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    Ağır Ceza Mahkemesi

    İlk Derece Mahkemesi kararı
  2. 2. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    KISMEN BOZMA / KISMEN ONAMA
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/10 E., 2016/149 K.
Suçlar
Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Hükümler
Beraat, mahkûmiyet
Tebliğname Görüşü
Onama
Hüküm kalemleri (4)
  • Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik şikâyetçi Demka Mob. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
  • Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan Türkiye İş Bankası A.Ş.
  • Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
  • Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 4 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 156 karakter
Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe Pasajı 2468 karakter
Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; Mahkemenin sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmesi ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına ilişkin gerekçesi yeterli ve hukuka uygun bulunduğundan katılan vekili ve sanık müdafiinin bunlara yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe Pasajı 3501 karakter
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Mahkemece davaya katılan sıfatıyla kabul edilen Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin sanığın üzerine atılı suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığından, usulsüz olarak verilen katılma kararının vekâlet ücretine hak kazandırmayacağı anlaşılmakla; Türkiye İş Bankası A.Ş. lehine sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe Pasajı 41162 karakter
Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Katılanın, sanık ve yetkilisi olduğu şirket hakkında Bakırköy 16. İcra Dairesinin 2011/20866 Esas sayılı dosyasından başlattığı 500.000,00 TL bedelli bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin kesinleşmesinden sonra, sanık ile takip sonucu kesinleşen borcun bir kısmından feragat etmesi ve kalan kısmının ise suça konu çekler ile ödenmesi konusunda anlaştıkları ve bunun sonucunda çeklerin sanık tarafından tanık D.U. vasıtasıyla katılana verildiği toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakta olup; her ne kadar Mahkemece çeklerin sanık ile katılan arasındaki sona eren ortaklık ilişkisine dayalı olarak önceden doğan borç nedeniyle verildiği gerekçe gösterilerek beraat hükmü kurulmuş ise de, borcun yenilenmesi için verilen sahte çeklere dayalı yeni borç ilişkisinin varlığı halinde önceden doğan borçtan söz edilemeyeceği dikkate alınarak, sübut bulan eylemi nedeniyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, delillerin takdirinde hata edilerek beraatine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya Ağır Ceza Mahkemesi kararından gelmektedir (beraat, mahkûmiyet). Yargıtay, ilk derece mahkemesi kararını reddetmiştir; ilk derece mahkemesi kararını düzelterek onamıştır; ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Hüküm 4 kalemden oluşmaktadır (1 red, 1 düzelterek onama, 1 bozma, 1 tevdi). Kısmî sonuç aynı hükmün farklı yönleri bazında bölünmüştür. Gerekçe (karar metninden): “IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; Mahkemenin sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmesi ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına iliş…”

Kararın Tam Metni

7.707 karakter · metni göster

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/10 E., 2016/149 K.

SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Şikâyetçi Demka Mob. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz isteğinin münhasıran sanık hakkında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenler katılan vekili ile sanık müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve 2014/10 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,

2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Temyizin kapsamına göre;

1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan cezalandırılması yerine beraat kararı verilmesinin ve resmi belgede sahtecilik suçundan hükmolunan cezasından takdiri indirim nedenleri uygulanarak indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünü temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Mahkemece; sanığın, sahte olarak düzenlenen suça konu yasal unsurları haiz farklı keşide tarih ve meblağlardaki altı adet çeki katılana verdiği, alınan ekspertiz raporları ve yapılan gözlem ile çeklerdeki sahteciliğin aldatıcılık niteliğine haiz olduğunun anlaşıldığı, böylece resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden cezalandırılmasına, ancak çeklerin sanık ile katılan arasındaki sona eren ortaklık ilişkisine dayalı olarak önceden doğan borç nedeniyle verildiği anlaşıldığından nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmiştir.

2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.

3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu çeklerin örnekleri, kurumların cevabi yazıları, Bakırköy 16. İcra Dairesinin 2011/20866 Esas sayılı icra takip dosyasının örneği, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarının ekspertiz raporları, katılan ve tanıkların beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup çek asıllarının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; Mahkemenin sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmesi ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına ilişkin gerekçesi yeterli ve hukuka uygun bulunduğundan katılan vekili ve sanık müdafiinin bunlara yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Mahkemece davaya katılan sıfatıyla kabul edilen Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin sanığın üzerine atılı suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığından, usulsüz olarak verilen katılma kararının vekâlet ücretine hak kazandırmayacağı anlaşılmakla; Türkiye İş Bankası A.Ş. lehine sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Katılanın, sanık ve yetkilisi olduğu şirket hakkında Bakırköy 16. İcra Dairesinin 2011/20866 Esas sayılı dosyasından başlattığı 500.000,00 TL bedelli bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin kesinleşmesinden sonra, sanık ile takip sonucu kesinleşen borcun bir kısmından feragat etmesi ve kalan kısmının ise suça konu çekler ile ödenmesi konusunda anlaştıkları ve bunun sonucunda çeklerin sanık tarafından tanık D.U. vasıtasıyla katılana verildiği toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakta olup; her ne kadar Mahkemece çeklerin sanık ile katılan arasındaki sona eren ortaklık ilişkisine dayalı olarak önceden doğan borç nedeniyle verildiği gerekçe gösterilerek beraat hükmü kurulmuş ise de, borcun yenilenmesi için verilen sahte çeklere dayalı yeni borç ilişkisinin varlığı halinde önceden doğan borçtan söz edilemeyeceği dikkate alınarak, sübut bulan eylemi nedeniyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, delillerin takdirinde hata edilerek beraatine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Şikâyetçi Demka Mob. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. Vekilinin Temyizi Yönünden

Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik şikâyetçi Demka Mob. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan Türkiye İş Bankası A.Ş. lehine vekâlet ücreti ödenmesine ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.03.2024 tarihinde karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar