Hukuk Genel KuruluBOZMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

2024/579 Esas · 2025/750 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas Numarası2024/579
Karar Numarası2025/750
Karar Tarihi26 Kasım 2025
Hüküm TürüBOZMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Kamulaştırmasız elatma nedenine dayalı tazminat

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    İlk Derece Mahkemesi

    davanın kabulüne
  2. 2. Aşama

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

    Direnme hükmü
  3. 3. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    BOZMA

Süreç kaydındaki diğer halkalar: İnceleme konusu karar

Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/574 E., 2024/774 K.
Hüküm kalemleri (1)
  • Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda arsa niteliği uyuşmazlık dışı olan dava konusu taşınmazın bedelinin belirlenmesinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11/1-g hükmüne göre emsal karşılaştırması yapılırken mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapılıp yapılmadığı, buradan varılacak sonuca göre bilirkişi kurulu raporunun hüküm vermeye yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 8 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1425 karakter
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda arsa niteliği uyuşmazlık dışı olan dava konusu taşınmazın bedelinin belirlenmesinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11/1-g hükmüne göre emsal karşılaştırması yapılırken mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapılıp yapılmadığı, buradan varılacak sonuca göre bilirkişi kurulu raporunun hüküm vermeye yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Gerekçe Pasajı 31493 karakter
e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini, f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın (…) mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini, g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini, h) Yapılarda, (…) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını, ı) (Değişik: 19/4/2018-7139/27 md.) (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 10/4/2019 tarihli ve E.:2018/156; K.:2019/22 Sayılı kararı ile) (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 10/4/2019 tarihli ve E.:2018/156; K.:2019/22 Sayılı kararı ile) her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri, Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler. Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz. Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir” şeklinde bir düzenlemeye yer vermiştir.
Gerekçe Pasajı 4364 karakter
Bu maddeye göre taşınmazın cins ve nevinin, yüzölçümünün, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların, her unsurun ayrı ayrı değerinin, resmî makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin ve özellikle arsalarda, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin esas alınarak bedelin takdir edilmesi gerektiği öngörülmüştür.
Gerekçe Pasajı 5679 karakter
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 12 62... parsel sayılı taşınmaz arsa niteliğindedir. 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Gerekçe Pasajı 71051 karakter
Hâl böyle olunca taraflara, yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya sırasıyla İlk Derece Mahkemesi ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi aşamalarından geçmiştir. Yargıtay, direnme hükmünü bozmuştur. Gerekçe (karar metninden): “C. Uyuşmazlık Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda arsa niteliği uyuşmazlık dışı olan dava konusu taşınmazın bedelinin belirlenmesinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11/1-g hükmüne göre emsal karşılaştırması yapılırken mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapılıp yapılmadığı, buradan varılacak sonuca göre bilirkişi kurulu raporunun hüküm vermeye yeterli o…”

Kararın Tam Metni

16.124 karakter · metni göster

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/574 E., 2024/774 K.

ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 20.12.2023 tarihli ve

2023/6009 Esas, 2023/12999 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince harç yönünden hükmün düzeltilmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 12 62... parsel sayılı taşınmazın imar planında “Teknik Altyapı Alanında” kaldığını, imar kısıtlaması nedeniyle taşınmazını kullanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 979.000,00 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; idari yargının görevli olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, uzlaşma başvurusunda bulunulmadığını, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2020/310 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 979.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12 62... parsel sayılı taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli ve 2022/1087 Esas, 2023/1081 Karar sayılı kararıyla; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp, dava konusu taşınmaz ile emsalin vergi rayiç değerleri de kıyaslanmak suretiyle dava tarihi itibariyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline dair mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği, ancak 04.11.1983 tarihinden sonra yapılan fiili el atmalarda maktu harca hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle harç yönünden hükmün düzeltilmesi suretiyle davanın kabulü ile 979.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12 62... parsel sayılı taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

''...1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 1995 tarihli yürürlükte bulunan uygulama imar planında dava konusu taşınmazın teknik altyapı alanı olarak ayrıldığı dikkate alındığında, makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü doğru olduğundan el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrasında "Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." düzenlemesi ile 04.11.1983 tarihinden sonra yapılan fiili el atmalarda da maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin amaçlandığının kabulü gerektiğinden bahsedilmiş ise de bu davaların yasal kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun. 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

4. Kaldı ki eldeki davada dava konusu taşınmaz 1/1000 ölçekli uygulama imar planında teknik altyapı alanında kaldığından ve fiili bir el atma bulunmadığından taşınmazda hukuki el atına nedeniyle taşınmazın bedeline hükmedildiğinden Ek Madde 4'ün uygulanması doğrudur.

5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

6. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiş ise de; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğü'nden ayrı ayrı sorulup alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmediği gibi, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerlerinin karşılaştırılmasında emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu anlaşıldığı halde, ters orantı kurularak ve dava konusu taşınmaz ile emsalin eksik ve üstün yanları karşılaştırılmadan genel ifadelerle dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğu belirtilerek değer biçilmesi nedeniyle rapor inandırıcı değildir.

7. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın sokak bazında vergiye esas değeri 132,28 TL olarak bildirilmiş ise de Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama sistemi üzerinden yapılan inceleme ve teknik bilirkişi raporlarına göre taşınmazın... Mahallesi, ... (eski ... Caddesi) Caddesi ile 17. Sokağa cepheli köşe parsel olduğu, emsalin ise dava konusu taşınmaza göre daha arkada, ara sokaklardan cephe aldığı, ... Belediyesi Arsa Vergiye Esas Rayiç Bedel sorgulama sitesinde yapılan incelemede 2020 yılı değerlendirme tarihi olarak ... Caddesinin henüz vergi değeri oluşmamakla birlikte ... Bulvarı olarak arsa rayiç vergiye esas değeri ile 17. Sokak olarak değerinin 149,40 TL olarak verildiği dikkate alındığında taşınmazın daha değerli konumda bulunduğu, bu yönüyle alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmenin hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili; dava konusu taşınmazın 20-25 metrelik imar yoluna cepheli olması nedeniyle sorumluluğun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda arsa niteliği uyuşmazlık dışı olan dava konusu taşınmazın bedelinin belirlenmesinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11/1-g hükmüne göre emsal karşılaştırması yapılırken mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapılıp yapılmadığı, buradan varılacak sonuca göre bilirkişi kurulu raporunun hüküm vermeye yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

D. Gerekçe

1. İlgili Hukuk

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11. maddesi,

2. Değerlendirme

1. Konunun açıklığa kavuşturulması için öncelikle 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları” başlıklı 11. maddesine değinmek gerekmektedir.

2. Anılan madde “15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;

a) Cins ve nevini,

b) Yüzölçümünü.

c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,

d) Varsa vergi beyanını,

e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,

f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın (…) mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini,

g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,

h) Yapılarda, (…) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,

ı) (Değişik: 19/4/2018-7139/27 md.) (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 10/4/2019 tarihli ve E.:2018/156; K.:2019/22 Sayılı kararı ile) (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 10/4/2019 tarihli ve E.:2018/156; K.:2019/22 Sayılı kararı ile) her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,

Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.

Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz.

Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir”

şeklinde bir düzenlemeye yer vermiştir.

3. Bu maddeye göre taşınmazın cins ve nevinin, yüzölçümünün, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların, her unsurun ayrı ayrı değerinin, resmî makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin ve özellikle arsalarda, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin esas alınarak bedelin takdir edilmesi gerektiği öngörülmüştür.

4. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 12 62... parsel sayılı taşınmaz arsa niteliğindedir. 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.

5. Somut olay ve dosya kapsamına göre, mahkemece dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları konusunda araştırma yapılmamış, emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin karşılaştırılmasında emsal taşınmazın (136,94 TL/m2), dava konusu taşınmazdan (132,28TL/m2) daha değerli olduğu anlaşıldığı hâlde, ters orantı kurularak ve dava konusu taşınmaz ile emsalin eksik ve üstün yanları karşılaştırılmadan genel ifadelerle dava konusu taşınmazın emsalden yaklaşık 2,6 kat daha değerli olduğu belirtilmiş, bilirkişi kurulu raporunda somut emsalin m2 birim fiyatı, satış tarihi olan 31.05.2016 tarihi itibariyle 87,00 TL/m2 olmasına rağmen, emsalin satış tarihindeki değerinin eldeki davanın değerlendirme tarihi olan Ekim 2020 tarihine endekslenmesi sonucu hazırlanan tabloda satış değerinin 87,00 TL/m2 yerine 187,00 TL/m2 yazılarak çelişki oluşturulduğu anlaşılmış olup, bu hâliyle bilirkişi kurulu raporu hüküm vermeye yeterli değildir.

6. Hâl böyle olunca taraflara, yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

7. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,

İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar