Hukuk Genel KuruluBOZMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

2023/1137 Esas · 2025/527 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas Numarası2023/1137
Karar Numarası2025/527
Karar Tarihi17 Eylül 2025
Hüküm TürüBOZMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Kamulaştırmasız elatma nedenine dayalı tazminat

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    Asliye Hukuk Mahkemesi

    Direnme hükmü
  2. 2. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    BOZMA

Süreç kaydındaki diğer halkalar: İstinaf (BAM) · İnceleme konusu karar

Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/985 E., 2023/266 K.
Hüküm kalemleri (1)
  • Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin eldeki davada, 4.161, 00... 'lik kısmına yol yapılmak suretiyle fiilen el atılan dava konusu 789 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yol güzergahının 14.09.2018 tarihli Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı oluru ile ... yol ağı dışına çıkartılarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluk alanına dâhil edilmesi, davalı ... ile dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan 15.07.2011 tarihli “Yolların devri hakkındaki protokollerde değişiklik yapılmasına dair…
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 16 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 11121 karakter
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin eldeki davada, 4.161, 00... 'lik kısmına yol yapılmak suretiyle fiilen el atılan dava konusu 789 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yol güzergahının 14.09.2018 tarihli Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı oluru ile ... yol ağı dışına çıkartılarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluk alanına dâhil edilmesi, davalı ... ile dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan 15.07.2011 tarihli “Yolların devri hakkındaki protokollerde değişiklik yapılmasına dair protokol”ün 6.1. maddesi ile 20.08.20 02... .11.2004 tarihli protokollerin yürürlük tarihlerinden önceki kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma işlem ve eylemlerinden dolayı açılan ve açılacak olan davaların tek muhatabının ... olduğunun ve bu davalarda hükmedilen ve hükmedilecek olan tazminatlardan yalnızca Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğunun karara bağlanmış olması karşısında dava tarihi itibarıyla kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan sorumluluğunun hangi idareye ait olduğu noktasında toplanmaktadır.
Gerekçe Pasajı 3552 karakter
Ancak kamulaştırmasız el atma ile kamulaştırmanın konu, amaç ve yetki yönüyle benzer yönleri bulunmaktadır. Her iki müessesenin de oluşması için, kamulaştırma yapmaya yetkili devlet kamu tüzel kişileri veya kamu kurumları tarafından kamulaştırma işleminin yapılması veya kamulaştırmasız el konulmuş olması gereklidir. Kamulaştırmasız el atmada da, kamulaştırmada olduğu gibi, taşınmazın edinilmesinde kamu yararının bulunması zorunludur. Gerek kamulaştırmanın gerekse kamulaştırmasız el atmanın konusu sadece özel mülkiyette bulunan taşınmaz mallardır.
Gerekçe Pasajı 4375 karakter
Yukarıda açıklandığı üzere, kamulaştırmasız el atma müessesesi mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip olmakla birlikte, çağdaş bir yaklaşımla ve sosyal devlet ilkesi gereği olarak uygulamada, taşınmaz malikine, dava yoluyla mülkiyetin bedele çevrilmesi ya da idarenin hakkın özünü zedeleyen el koyma eylemine son verilmesi yolu açılmıştır.
Gerekçe Pasajı 8694 karakter
Aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ise; “İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.” hükmü yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre, özel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz bir mala, kamu hizmeti için ihtiyaç duyan ve kamulaştırma yapma yetkisine sahip olan idareler, kamu yararının bulunduğu durumlarda Anayasanın 46. maddesinde ve 2942 sayılı Kanun’daki koşullara uyarak kamulaştırma yapabilirler.
Gerekçe Pasajı 15648 karakter
İlke olarak her dava açıldığı tarihteki hâl ve şartlara göre incelenip sonuçlandırılmalıdır. Dava açılırken gerçek davalı sıfatının tespit edilmesi ve davanın ona yöneltilmesi de temel bir usul kuralıdır. Dava konusu 789 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yol güzergâhı, 14.09.2018 tarihli Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı oluru ile eldeki davanın açıldığı tarih olan 05.10.2018 tarihinden önce, ... yol ağı dışına çıkarılarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanına dâhil edilmiştir. Bu durumda dava tarihi itibarıyla sorumluluğunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait olacağı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya Asliye Hukuk Mahkemesi kararından gelmektedir. Yargıtay, direnme hükmünü bozmuştur. Gerekçe (karar metninden): “C. Uyuşmazlık Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin eldeki davada, 4.161, 00... 'lik kısmına yol yapılmak suretiyle fiilen el atılan dava konusu 789 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yol güzergahının 14.09.2018 tarihli Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı oluru ile ... yol ağı dışına çıkartılarak İstanbul Büyükşehir…”

Kararın Tam Metni

17.218 karakter · metni göster

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/985 E., 2023/266 K.

ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 03.11.2022 tarihli ve

2022/5945 Esas, 2022/15238 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin İstanbul ili, Beylikdüzü ilçesi, ... Mahallesi, 7 88... parsel sayılı taşınmazlarda murislerinden intikal eden hisselerinin bulunduğunu, söz konusu taşınmazlara geçerli bir kamulaştırma yapılmaksızın davalı idare tarafından el atıldığını, usulüne uygun tebliğ işlemi olmadığı gibi bedel de ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir taşınmaz için 5.000,00’er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini, dava konusu 789 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı ...’in 2.749/168.664 hissesi için 145.810,41 TL, davacı ...’in 458/21.083 hissesi için 194.343,15 TL ve davacı ...’ın 458/21.083 hissesi için 194.343,15 TL olmak üzere toplam 534.496,71 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 788 parsel sayılı taşınmazın müvekkili idarenin kamulaştırma sahası dışında olduğunu, 789 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yol ağının ise 14.09.2018 tarihli Bakanlık oluru ile yol ağı dışına çıkartıldığını, hâlihazırda İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2021 tarihli ve 2018/446 Esas, 2021/54 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 788 parsel sayılı taşınmazın tamamının BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığı anlaşıldığından bu parsel yönünden davanın sıfat yokluğundan reddine karar vermek gerektiği, 789 parsel sayılı taşınmazın ise 4.161, 00... ’lik kısmının Liman Caddesi yolu güzergâhında kaldığı ve davalı ... tarafından herhangi bir bedel ödenmeden el atıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu 788 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın sıfat yokluğundan reddine, dava konusu 789 parsel sayılı taşınmazın 4.161, 00... 'lik kısmındaki davacıların hisselerine ilişkin tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine, kamulaştırmasız el atma bedelinin 534.496,71 TL olduğunun tespiti ile davacı ...’in 2.749/168.664 hissesi için 145.810,41 TL, davacı ...’in 458/21.083 hissesi için 194.343,15 TL ve davacı ...’ın 458/21.083 hissesi için 194.343,15 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2022 tarihli ve 2021/477 Esas, 2022/508 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kararı doğru olduğu gibi hükmedilen bedelin de adil ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

''... Aşağıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesinin esastan ret kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/446 Esas ve 2021/54 Karar sayılı ilamının incelenmesinde,

Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; davacıların 788 parselde payları bulunmadığından bu parsel yönünden aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde, mahallinde yapılan keşif sonucu, arsa niteliğindeki İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, ... Mahallesi, 789 parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesine ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak,

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yol güzergahı 14.09.2018 tarihli Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı oluru ile ... yol ağı dışına çıkartıldığından dava tarihi itibarıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sorumlu olacağı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

Doğru görülmemiştir...'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın açıldığı tarih itibariyle dava konusu taşınmazdaki yol ağı davalı ... Müdürlüğünün sorumluluğundan çıkartılıp İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğuna devredilmiş ise de; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğünün 19.07.2019 tarihli yazı ekinde davalı ... ile dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokollerin gönderildiği, 15.07.2011 tarihli protokol ile 20.08.20 02... .11.2004 tarihli protokollerin yürürlüğünden önceki kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atmalardan kaynaklanan hukuki sorumlulukların ilgili protokolün 6.1. maddesi uyarınca Karayolları Genel Müdürlüğüne ait olduğun belirlendiği, kamulaştırmasız el atma işleminin ise 16.10.2018 tarihli ... yazısına göre 1994 yılında gerçekleştiğinin anlaşıldığı, bu hâliyle kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan sorumluluğun 15.07.2011 tarihli protokole göre belirlenmesi gerektiği, ilgili protokol hükümleri uyarınca sorumluluğun davalı ... Müdürlüğüne ait olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; her davanın açıldığı tarihteki hâl ve şartlara göre hükme bağlanacağını, dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 05.10.2018 tarihinden önce, 14.09.2018 tarihli Bakanlık oluru ile müvekkili idarenin yol ağları dışına çıkarıldığını, Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluk, görev ve yetki alanında bir yol niteliğini kaybettiğini, bilirkişi kurulunca ve mahkemece dava konusu taşınmazın hangi kurum yol ağı üzerinde bulunduğu araştırılmadan ve dosyaya sunulan ağ dışı kararı incelenmeden müvekkili idarenin sorumluluk sahasında olmayan bir yol için tazminat ödemekle yükümlü tutulduğunu, otoyol, devlet yolu ve il yolu niteliğindeki yollar dışındaki yol güzergâhlarından belediyelerin sorumlu olduğu hususunun göz ardı edildiğini, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürerek direnme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin eldeki davada, 4.161, 00... 'lik kısmına yol yapılmak suretiyle fiilen el atılan dava konusu 789 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yol güzergahının 14.09.2018 tarihli Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı oluru ile ... yol ağı dışına çıkartılarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluk alanına dâhil edilmesi, davalı ... ile dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan 15.07.2011 tarihli “Yolların devri hakkındaki protokollerde değişiklik yapılmasına dair protokol”ün 6.1. maddesi ile 20.08.20 02... .11.2004 tarihli protokollerin yürürlük tarihlerinden önceki kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma işlem ve eylemlerinden dolayı açılan ve açılacak olan davaların tek muhatabının ... olduğunun ve bu davalarda hükmedilen ve hükmedilecek olan tazminatlardan yalnızca Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğunun karara bağlanmış olması karşısında dava tarihi itibarıyla kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan sorumluluğunun hangi idareye ait olduğu noktasında toplanmaktadır.

D. Gerekçe

1. İlgili Hukuk

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) geçici 6. maddesi

2. Değerlendirme

1. Konunun açıklığa kavuşturulması için öncelikle kamulaştırmasız el atma kavramı ve ilgili yasal düzenlemelerin incelenmesinde yarar bulunmaktadır.

2. Kamulaştırmasız el atma müessesesi, mülkiyet hakkının özüne dokunan bir işlemdir. Kamulaştırmada, yöntem olarak Anayasa ve kanunlara uygun bir kamulaştırma işlemi yapılması söz konusu iken, kamulaştırmasız el atmada usulüne uygun bir kamulaştırma işleminden söz edilmesi olanaklı değildir.

3. Ancak kamulaştırmasız el atma ile kamulaştırmanın konu, amaç ve yetki yönüyle benzer yönleri bulunmaktadır. Her iki müessesenin de oluşması için, kamulaştırma yapmaya yetkili devlet kamu tüzel kişileri veya kamu kurumları tarafından kamulaştırma işleminin yapılması veya kamulaştırmasız el konulmuş olması gereklidir. Kamulaştırmasız el atmada da, kamulaştırmada olduğu gibi, taşınmazın edinilmesinde kamu yararının bulunması zorunludur. Gerek kamulaştırmanın gerekse kamulaştırmasız el atmanın konusu sadece özel mülkiyette bulunan taşınmaz mallardır.

4. Yukarıda açıklandığı üzere, kamulaştırmasız el atma müessesesi mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip olmakla birlikte, çağdaş bir yaklaşımla ve sosyal devlet ilkesi gereği olarak uygulamada, taşınmaz malikine, dava yoluyla mülkiyetin bedele çevrilmesi ya da idarenin hakkın özünü zedeleyen el koyma eylemine son verilmesi yolu açılmıştır.

5. Kamulaştırmasız el atma hâlinde kamu kurumu, Kamulaştırma Kanunu’na uygun hareket etmeden, ferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmaktadır. Bu bakımdan dava, mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır (11.02.1959 tarihli ve 1958/17 E. 1959/15 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gerekçesinden).

6. Bilindiği üzere, 2942 sayılı Kanun'un “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Kanunun uygulanmasında;

a) İdare: Yararına kamulaştırma hak ve yetkisi tanınan kamu tüzelkişilerini, kamu kurum ve kuruluşlarını, gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerini,

İfade eder.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

7. Aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ise;

“İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.” hükmü yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre, özel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz bir mala, kamu hizmeti için ihtiyaç duyan ve kamulaştırma yapma yetkisine sahip olan idareler, kamu yararının bulunduğu durumlarda Anayasanın 46. maddesinde ve 2942 sayılı Kanun’daki koşullara uyarak kamulaştırma yapabilirler.

8. Öte yandan kamulaştırma yapmaya yetkili idareler, Anayasa ve Kanunlara uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın, bir kimsenin maliki olduğu taşınmaz malına sahiplenme kastı ile ve kalıcı olarak el koyup, taşınmaz üzerine bir tesis veya bina yapar yahut da o taşınmaz malı bir hizmete tahsis ederek mal sahibinin taşınmaz üzerinde dilediği gibi kullanma hakkını engellerse, o zaman kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olur.

9. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden dava konusu 789 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı anlaşıldığı gibi ... 1. Bölge Müdürlüğünün 16.10.2018 tarihli yazısı ile dava konusu 789 parsel sayılı 16.136, 00... taşınmazın 4.161, 00... ’si Trakya Otoyolu Haramidere Kumcular arası bağlantı yolu kamulaştırma sahasında kaldığından, 25.11.1994 tarihli ve 1994/1204 sayılı Kamu Yararı kararına istinaden kamulaştırmaya tâbi tutulduğu, malikin adresi tespit edilemediğinden noter tebligatı yapılamadığı, malik tarafından yola terkin işlemi yapılmadığından kamulaştırma bedelinin ödenmediği bildirilmiştir.

10. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğünün yazılarından; davalı ... ile dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında 08.11.2004 tarihinde "... Yol Ağından Çıkarılarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına Devredilecek Yollar ve Kavşaklar Hakkında Protokol" imzalandığı, bu protokol gereğince dava konusu 789 parsel sayılı taşınmazın bir kısmından geçen 4 km. uzunluğundaki (Liman Caddesi) Haramidere Kumcular Liman Tesisleri yolu güzergâhının da bulunduğu birçok yol ve kavşağın yetki ve sorumluluğu Karayolları Genel Müdürlüğünde iken İstanbul Büyükşehir Belediyesine devredildiği, daha sonra 11.07.2010 tarihli olur ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğundan çıkarılıp tekrar Karayolları Genel Müdürlüğünün yetki ve sorumluluğuna geçtiği anlaşılmaktadır.

11. Bu aşamada, davalı ... ile dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında 15.07.2011 tarihinde “Yolların Devri Hakkındaki Protokollerde Değişiklik Yapılmasına Dair Protokol” imzalanmış olup, bu protokolün 3. maddesinde, “Bu protokol, KGM ile İBB arasında imzalanan 20.08.20 02... .11.2004 tarihli protokollerin yürürlüklerinden önceki 20.08.20 02... .11.2004 tarihli protokoller nedeniyle aynı protokollerin yürürlük tarihlerinden sonra açılan ve açılacak olan davalardaki husumeti (muhataplığı) ve sorumluluğu kapsamaktadır.” hükmü ile 6.1 maddesinde ise, “Üçüncü maddede belirtilen protokollere konu yollar ile bu yolların hukuken ve fiilen mütemmimi olan diğer yapı ve alanlarda, bu protokollerin yürürlük tarihlerinden önce, KGM tarafından yapılan kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma işlem ve eylemlerinden dolayı açılan ve açılacak olan davaların tek muhatabı KGM'dir. Bu davalarda hükmedilen ve hükmedilecek olan tazminatlardan yalnızca KGM sorumludur.” hükmü yer almaktadır.

12. Dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğünce 08.03.2018 tarihinde, dava konusu 789 parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu yol güzergâhının, il yolu ağının dışına çıkarılarak tekrar İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluk alanına dâhil edilmesi ile ilgili gerekli çalışmaların yapılması Karayolları Genel Müdürlüğünden talep edilmiştir. Bunun üzerine, söz konusu yol güzergâhının ... yol ağından çıkarılması ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğuna geçmesi hususunun uygun görüldüğüne dair görüşe 14.09.2018 tarihinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından olur verilmiştir.

13. Her ne kadar, davalı ... ile dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında 15.07.2011 tarihinde imzalanan “Yolların Devri Hakkındaki Protokollerde Değişiklik Yapılmasına Dair Protokol”ün 6.1 maddesi ile 20.08.20 02... .11.2004 tarihli protokollerin yürürlük tarihlerinden önceki kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma işlem ve eylemlerinden dolayı açılan ve açılacak olan davaların tek muhatabının ... olduğu ve bu davalarda hükmedilen ve hükmedilecek olan tazminatlardan yalnızca Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu karara bağlanmış ise de; anılan protokolün 3. maddesi dikkate alındığında sorumlu idarenin 15.07.2011 tarihli protokol hükümlerine göre belirlenmesinin mümkün olmadığı açıktır.

14. İlke olarak her dava açıldığı tarihteki hâl ve şartlara göre incelenip sonuçlandırılmalıdır. Dava açılırken gerçek davalı sıfatının tespit edilmesi ve davanın ona yöneltilmesi de temel bir usul kuralıdır. Dava konusu 789 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yol güzergâhı, 14.09.2018 tarihli Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı oluru ile eldeki davanın açıldığı tarih olan 05.10.2018 tarihinden önce, ... yol ağı dışına çıkarılarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanına dâhil edilmiştir. Bu durumda dava tarihi itibarıyla sorumluluğunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait olacağı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

15. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

16. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar