Ceza Genel KuruluBOZMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

2023/274 Esas · 2025/483 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay Ceza Genel Kurulu
Esas Numarası2023/274
Karar Numarası2025/483
Karar Tarihi19 Kasım 2025
Hüküm TürüBOZMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

2022 tarih ve 73-208 sayı ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın çocuğun cinsel istismarı

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    BOZMA

Süreç kaydındaki diğer halkalar: Ağır Ceza · İstinaf (BAM)

Mahkemesi
Ağır Ceza
Sayısı
73-208
Hüküm kalemleri (2)
  • 1- İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.06.2022 tarihli ve 73-208 sayılı direnme kararına konu hükmün, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle sanığın savunma haklarının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
  • 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Direnmenin ve temyizin kapsamına göre inceleme sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat olunan çocuğun cinsel istismarı suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün usulüne uygun olarak alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 5 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1542 karakter
Direnmenin ve temyizin kapsamına göre inceleme sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat olunan çocuğun cinsel istismarı suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün usulüne uygun olarak alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Gerekçe Pasajı 226 karakter
ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER
Gerekçe Pasajı 3626 karakter
İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince bozmadan sonra yapılan yargılamada, 02.06.2022 tarihli oturumda bozma ilamının okunduğu, sonrasında katılanların, katılan vekillerinin ve katılan kurum vekilinin dinlendiği, akabinde Yargıtay bozma ilamına karşı Cumhuriyet savcısının; "Mahkemenin verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle Yargıtay bozma ilamına uyulmamasını, önceki kararda direnilmesini talep ediyoruz." şeklinde görüşü alındıktan sonra sanık ve sanık müdafiinin beyanlarının alındığı, sanığa son sözü sorulduktan sonra duruşmaya son verilip direnme kararına konu hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.
Gerekçe Pasajı 41308 karakter
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 12.09.2024 tarihli ve 362-243; 10.07.2024 tarihli ve 307-2 33... .02.2025 tarihli ve 110-54 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından, gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (CMK madde 307/4). Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK madde 307/1). Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir. Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde;
Gerekçe Pasajı 5745 karakter
Bozmadan sonra yapılan yargılamanın 02.06.2022 tarihli celsesinde Cumhuriyet savcısı tarafından serdedilen; "Mahkemenin verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle Yargıtay bozma ilamına uyulmamasını, önceki kararda direnilmesini talep ediyoruz." şeklindeki düşüncenin, usule uygun geçerli ve yeterli esas hakkında mütalaa olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan direnme kararına konu hükmün kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı kabul edilmelidir. Yukarıda açıklanan bu usule aykırılık nedeniyle Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Yargıtay, ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Hüküm 2 kalemden oluşmaktadır (1 bozma, 1 tevdi). Gerekçe (karar metninden): “II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI, KONUSU VE ÖN SORUN Direnmenin ve temyizin kapsamına göre inceleme sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat olunan çocuğun cinsel istismarı suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise…”

Kararın Tam Metni

5.876 karakter · metni göster

KARARI VEREN

YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza

SAYISI : 73-208

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 07.11.2019 tarihli ve 259-395 sayılı hükmün, katılanlar vekilleri ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince 16.03.2020 tarih ve 235-219 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, bu kararın sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 29.12.2021 tarih ve 14146-10420 sayı ile; "Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurun başka delille desteklenmeyen ve ayrıntı içermeyen beyanları, iddiaya konu olayın hangi zaman aralığında gerçekleştiğinin belirlenememesi, mağdur ile ebeveynlerinin aşamalarda birbirleriyle çelişen ifadeleri, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmadığı," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi 02.06.2022 tarih ve 73-208 sayı ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar vermiştir.

Direnme kararına konu bu hükmün de sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.08.2022 tarihli ve 92711 sayılı "bozma" istemli tebliğnamesiyle dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 22.02.2023 tarih ve 11682-856 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI, KONUSU VE ÖN SORUN

Direnmenin ve temyizin kapsamına göre inceleme sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat olunan çocuğun cinsel istismarı suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün usulüne uygun olarak alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER

İncelenen dosya kapsamından;

İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince bozmadan sonra yapılan yargılamada, 02.06.2022 tarihli oturumda bozma ilamının okunduğu, sonrasında katılanların, katılan vekillerinin ve katılan kurum vekilinin dinlendiği, akabinde Yargıtay bozma ilamına karşı Cumhuriyet savcısının; "Mahkemenin verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle Yargıtay bozma ilamına uyulmamasını, önceki kararda direnilmesini talep ediyoruz." şeklinde görüşü alındıktan sonra sanık ve sanık müdafiinin beyanlarının alındığı, sanığa son sözü sorulduktan sonra duruşmaya son verilip direnme kararına konu hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 12.09.2024 tarihli ve 362-243; 10.07.2024 tarihli ve 307-2 33... .02.2025 tarihli ve 110-54 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından, gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (CMK madde 307/4).

Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK madde 307/1). Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir.

Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde;

Bozmadan sonra yapılan yargılamanın 02.06.2022 tarihli celsesinde Cumhuriyet savcısı tarafından serdedilen; "Mahkemenin verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle Yargıtay bozma ilamına uyulmamasını, önceki kararda direnilmesini talep ediyoruz." şeklindeki düşüncenin, usule uygun geçerli ve yeterli esas hakkında mütalaa olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan direnme kararına konu hükmün kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı kabul edilmelidir.

Yukarıda açıklanan bu usule aykırılık nedeniyle Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.

V. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1- İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.06.2022 tarihli ve 73-208 sayılı direnme kararına konu hükmün, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle sanığın savunma haklarının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar