Portala Dön
Ceza HukukuBOZMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 9. Ceza Dairesi

2021/6054 Esas · 2025/2257 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 9. Ceza Dairesi
Esas Numarası2021/6054
Karar Numarası2025/2257
Karar Tarihi18 Mart 2025
Hüküm TürüBOZMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Çocuğun cinsel istismarı

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    İlk Derece Mahkemesi

    mahkumiyet
  2. 2. Aşama

    Ceza Dairesi

    Temyiz istemi kararı · Bölge Adliye Mahkemesi kararı
  3. 3. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    BOZMA

Süreç kaydındaki diğer halkalar: İstinaf · ilk derece hükmü · İnceleme konusu karar

Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2017/2843 E., 2018/958 K.
Suç
Çocuğun cinsel istismarı
Hükümler
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkumiyet
Tebliğname Görüşü
Onama
Hüküm kalemleri (3)
  • Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
  • Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuklar Melih ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
  • Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Şikayçetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı…
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 4 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1847 karakter
Şikayçetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Gerekçe Pasajı 2327 karakter
Suça Sürüklenen Çocuklar Melih ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere Bölge Adliye Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Gerekçe Pasajı 3436 karakter
Şikayetçi Bakanlık vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin tevdii kararına istinaden davaya katılma ve istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı nazara alındığında suça sürüklenen çocuklar aleyhine başkaca istinaf talebi bulunmadığı gözetilmeden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezalardan arttırım yapılarak fazla ceza tayini,
Gerekçe Pasajı 4670 karakter
Kabule göre de; suça sürüklenen çocukların hakkında birlikte gerçekleştirdikleri eylem nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103/3-a maddesi gereğince cezasında artırım yapıldığı halde, suça sürüklenen çocukların olay günü ayrı ayrı gerçekleştirdikleri eylemleri dışında katılan mağdura karşı başkaca bir cinsel istismar eyleminde bulunmadıkları gözetilerek, suça sürüklenen çocukların diğer suça sürüklenen çocuğun eylemine de iştirak ettiği gerekçesiyle mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 103/3-a maddeleri gereğince tayin edilen cezalarının aynı Kanun'un 43/1. maddesiyle artırılması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya sırasıyla İlk Derece Mahkemesi ve Ceza Dairesi aşamalarından geçmiştir. Yargıtay, temyiz istemini reddetmiştir; bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur. Hüküm 3 kalemden oluşmaktadır (1 red, 1 bozma, 1 tevdi). Gerekçe (karar metninden): “III. GEREKÇE A. Şikayçetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Gene…”

Kararın Tam Metni

4.990 karakter · metni göster

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2017/2843 E., 2018/958 K.

SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuk ...'in beraatine, diğer suça sürüklenen çocukların çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine, diğer suça sürüklenen çocuklar hakkında ise istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocukların çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafinin Temyiz İstemi

Özetle katılan mağdur ifadelerinin aşamalarda değişkenlik gösterdiğine, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, suçun sübut bulmadığına, eksik araştırma yapıldığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uygulanarak fazla cezaya hükmolunduğuna, şüpheden sanığın yaralanması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafinin Temyiz İstemi

Özetle katılan mağdurun beyanlarının ve tanık anlatımlarının birbirleri ile tutarlı olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Şikayçetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuklar Melih ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere Bölge Adliye Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

1. Şikayetçi Bakanlık vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin tevdii kararına istinaden davaya katılma ve istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı nazara alındığında suça sürüklenen çocuklar aleyhine başkaca istinaf talebi bulunmadığı gözetilmeden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezalardan arttırım yapılarak fazla ceza tayini,

2. Kabule göre de; suça sürüklenen çocukların hakkında birlikte gerçekleştirdikleri eylem nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103/3-a maddesi gereğince cezasında artırım yapıldığı halde, suça sürüklenen çocukların olay günü ayrı ayrı gerçekleştirdikleri eylemleri dışında katılan mağdura karşı başkaca bir cinsel istismar eyleminde bulunmadıkları gözetilerek, suça sürüklenen çocukların diğer suça sürüklenen çocuğun eylemine de iştirak ettiği gerekçesiyle mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 103/3-a maddeleri gereğince tayin edilen cezalarının aynı Kanun'un 43/1. maddesiyle artırılması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuklar Melih ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.03.2025 tarihinde karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar