Tapu ve Mülkiyet HukukuBOZMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

2022/3496 Esas · 2024/310 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas Numarası2022/3496
Karar Numarası2024/310
Karar Tarihi18 Ocak 2024
Hüküm TürüBOZMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Miras nedeniyle istihkak

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    İlk Derece Mahkemesi

    usulden reddine
  2. 2. Aşama

    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı
  3. 3. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    BOZMA

Süreç kaydındaki diğer halkalar: İstinaf · ilk derece hükmü · İnceleme konusu karar

Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1105 E., 2022/124 K.
Karar
Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın usulden reddine
İlk Derece Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
Hüküm kalemleri (1)
  • Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Uyuşmazlık, miras nedeniyle istihkak istemine ilişkindir.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 4 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 157 karakter
Uyuşmazlık, miras nedeniyle istihkak istemine ilişkindir.
Gerekçe Pasajı 2116 karakter
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 639. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 105 ve 106. maddeleri.
Gerekçe Pasajı 31194 karakter
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre dava çeşitleri, "mahkemeden istenen hukuki korumaya göre" ve "talep sonucunun niceliğine göre" belirlenmiştir. Mahkemeden istenen hukuki korumaya göre davalar ise; eda, tespit ve inşaî dava olmak üzere üçe ayrılmaktadır (Baki Kuru/Burak Aydın, Medenî Usul Hukuku, Ankara, 2021, s.139 ve 147 vd. maddeleri). 6100 sayılı HMK'nın 105. maddesinde eda davası, "...davalının, bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesi talep edilir." şeklinde düzenlenmiş olup bu dava ile hükümden anlaşılabileceği üzere karşı tarafın bir şey vermesi, yapması ya da yapmaması talep edilmektedir. HMK'nın 106. maddesinin 1. fıkrasında ise tespit davası, "...mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir." şeklinde düzenlenmiş (Kuru/Aydın, s.139 ve 140) olup bu dava ile hükümden de anlaşılabileceği üzere hukuki bir ilişkinin varlığı veya yokluğunun belirlenmesi mahkemeden talep edilmektedir. Tespit davası, bu yönüyle eda davasının öncüsü niteliğini taşımaktadır. Başka bir deyişle; eda davası, tespit işlemini de bünyesinde barındıran bir dava çeşididir.
Gerekçe Pasajı 4599 karakter
Somut olayda; davacı taraf, 120.000,00 TL tutarındaki mirastan kaynaklanan nakdi değerin kendisine aidiyetine, başka bir deyişle, kendisine verilmesini talep etmiş olup söz konusu talebi, yukarıdaki bilgilere göre eda davasının bir unsurunu oluşturmaktadır. Tüm bu nedenlerle; eldeki dava, davacı tarafından talep edilen meblağ üzerinden nispi harcın tamamlattırıldığı eda istemine ilişkin olduğundan işin esasına girilerek bir hüküm kurulması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava ile asli müdahil davasının ayrı ayrı reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya sırasıyla İlk Derece Mahkemesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi aşamalarından geçmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur. Gerekçe (karar metninden): “C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, miras nedeniyle istihkak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 639. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 105 ve 106. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre dava çeşitleri, "mahkemeden istenen hukuki korumaya göre" ve "talep sonucunun niceliğine göre…”

Kararın Tam Metni

8.323 karakter · metni göster

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1105 E., 2022/124 K.

KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın usulden reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2011/183 E., 2021/13 K.

Taraflar arasındaki miras nedeniyle istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, dahili davalı vekili ile asli müdahil vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile asli müdahil vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili vasıtasıyla, müvekkilinin murisi ... 'ün 20.06.2009 tarihinde vefat ettiğini, ona ait mirasçılık belgesinde müvekkilinin mirasçı olarak göründüğünü, murisin davalı ... ile evlilik dışı birliktelik yaşadığını, o tarihten beri müvekkilinin muris ile görüşmediğini, adı geçen davalı ile cenazede yaptığı görüşmede muris babasından müvekkiline 50.000,00 TL'nin kaldığını öğrenildiğini, haricen öğrendiği bilgilerden murisin ev sattığını, ayrıca 12 ve 18 kapı numaralı taşınmazların da muris tarafından davalıya satıldığını, bu taşınmazların paralarının bankaya yatırıldığını ve hesabın muris ile davalı adına ortak hesap şeklinde açıldığını, davalının bu hesaptaki parayı daha sonra kendisine ait hesaba aktardığını ve davalının murise ait terekeden hakkının bulunmadığını belirterek davalı hesabında bulunan 120.000,00 TL'nin müvekkiline aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Asli Müdahil Ioana ... vekili, asli müdahil dilekçesinde, ...'nun kendisine ait malvarlığının olduğunu, dava dışı 426 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ona ait olduğunu, bu taşınmazı dava dışı ...'a sattığını, ayrıca onun konsolosluktan da aylık gelir aldığını, iddiaların gerçek dışı olduğunu, bu nedenle 130.408,87 TL'nin müvekkiline ödenmesini ve davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

...'nun vefat etmesi ile davanın ihbar edildiği Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2011/183 Esas, 2021/13 Karar sayılı kararında belirtilen "...davacının mutevaffa ...'nin kocasının kızı ve tek mirasçısı olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporu doğrultusundan mütevaffa hesabında bulunan 120.000,00 TL'nin davacı murisine ait taşınmazların satımı sonucu elde edildiği, mütevaffa ... ile davacı murisinin muvazaalı işlemleri nedeniyle terekede mevcut olmadığı anlaşılmakla ispatlanan 120.000,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verildiği, davanın devam ettiği sırada ... mirasçısının Ioana ... olduğunun tespit edildiği, Hazine'ye husumet yöneltilemeyeceğinden Hazine yönünden husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verildiği, asli müdahale yönünden açılan davanın ise ... hesabında bulunan bakiye 10.480,87 TL'nin Ioana ...'ın ...'nin mirasçısı olduğunun dava dosyası arasında bulunan veraset ilamı ile anlaşıldığından davalı ...'den alınarak asli müdahil Ioana'ya verilmesi yönünde hüküm kurulduğu..." gerekçesiyle "davacının esas davası yönünden kısmen kabulü ile Yapı Kredi Bankası ... Şubesinde müteveffa ... adına kayıtlı hesapta bulunan 120.000,00 TL'nin davacı ...'e ait olduğunun tespitine, davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı vekili ile asli müdahil vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/1105 Esas, 2022/124 Karar sayılı kararında belirtilen "...eda davası açılabilecek hallerde tespit davasının açılmasında davacının hukuki yararının bulunmayacağı, zira davacının murisi ...'ın miras hakkına dayanarak bir nevi istihkak iddiasında bulunduğu, davacının dava dilekçesinde ...'nun mirasçısını davalı olarak gösterdiği, asli müdahilin bu sebeple eldeki davada davalı konumunda olmasının gerektiği, ayrıca asli müdahale talep edenin adına banka hesabı olan ...'nin mirasçısı olduğu, dolayısıyla elindeki kesinleşmiş veraset ilamıyla miras hakkına dayalı olarak dava konusu edilen banka hesabındaki parayı tahsil edebileceği, bu nedenle onun yönünden de davaya asli müdahil olmasında hukuki yararının bulunmadığı, ...'nun mirasçısının tespiti ile dahili davalı ...'nin davada taraf sıfatının kalmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl dava ile asli müdahil davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile asli müdahil vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili yönünden;

- Eldeki davanın tespit davası olmadığını,

- Müvekkilinin tespite yönelik de bir talebinin bulunmadığını,

- Mahkemece tespit davası nitelendirmesinin hatalı olduğunu,

- Müvekkilinin hukuki yararının yokluğundan bahsedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Asli müdahil vekili yönünden;

-Eksik inceleme soncu hüküm tesis edildiğini,

- Dava konusu paranın Hazine'nin bünyesinde olduğunu ve bu nedenle Hazine'nin davalı sıfatına sahip olduğunu,

- Müteveffa ... 'nun kendisine ait malvarlığının da bulunduğunu,

- Mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu,

- Dahili davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, miras nedeniyle istihkak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 639. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 105 ve 106. maddeleri.

3. Değerlendirme

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre dava çeşitleri, "mahkemeden istenen hukuki korumaya göre" ve "talep sonucunun niceliğine göre" belirlenmiştir. Mahkemeden istenen hukuki korumaya göre davalar ise; eda, tespit ve inşaî dava olmak üzere üçe ayrılmaktadır (Baki Kuru/Burak Aydın, Medenî Usul Hukuku, Ankara, 2021, s.139 ve 147 vd. maddeleri). 6100 sayılı HMK'nın 105. maddesinde eda davası, "...davalının, bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesi talep edilir." şeklinde düzenlenmiş olup bu dava ile hükümden anlaşılabileceği üzere karşı tarafın bir şey vermesi, yapması ya da yapmaması talep edilmektedir. HMK'nın 106. maddesinin 1. fıkrasında ise tespit davası, "...mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir." şeklinde düzenlenmiş (Kuru/Aydın, s.139 ve 140) olup bu dava ile hükümden de anlaşılabileceği üzere hukuki bir ilişkinin varlığı veya yokluğunun belirlenmesi mahkemeden talep edilmektedir. Tespit davası, bu yönüyle eda davasının öncüsü niteliğini taşımaktadır. Başka bir deyişle; eda davası, tespit işlemini de bünyesinde barındıran bir dava çeşididir.

2. Somut olayda; davacı taraf, 120.000,00 TL tutarındaki mirastan kaynaklanan nakdi değerin kendisine aidiyetine, başka bir deyişle, kendisine verilmesini talep etmiş olup söz konusu talebi, yukarıdaki bilgilere göre eda davasının bir unsurunu oluşturmaktadır. Tüm bu nedenlerle; eldeki dava, davacı tarafından talep edilen meblağ üzerinden nispi harcın tamamlattırıldığı eda istemine ilişkin olduğundan işin esasına girilerek bir hüküm kurulması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava ile asli müdahil davasının ayrı ayrı reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar