Portala Dön
Ceza HukukuRED
T.C. YARGITAY

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

2025/2051 Esas · 2025/9288 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 7. Ceza Dairesi
Esas Numarası2025/2051
Karar Numarası2025/9288
Karar Tarihi18 Haziran 2025
Hüküm TürüRED

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

5607 sayılı kaçakçılıkla mücadele kanunu'na aykırılık

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    İlk Derece Mahkemesi

    mahkûmiyet
  2. 2. Aşama

    Ceza Dairesi

    Başsavcılık itirazı kararı
  3. 3. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    RED
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
Hüküm
Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Karar
Temyiz isteminin reddi
Temyiz Edenler
Sanık ... ... müdafi, katılan Gümrük İdaresi
Tebliğname Görüşü
Temyiz
Hüküm kalemleri (2)
  • 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
  • 2.5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 12.12.2024 tarihli ve 2023/14279 Esas, 2024/11801 Karar sayılı kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Dosya kapsamına göre, gıyabi hükmün sanık ... ile 22.10.2018 tarihli duruşmaya katılan müdafii olan Av. ...'e 19.10.2022 tarihinde usûlüne uygun tebliğ edildiği, sanık müdafiin süresinde temyiz talebinde bulunmaması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2023 tarihli yazısı ile sanığın kendisine de usulüne uygun olarak tebliğinin talep edilmesi üzerine, yokluğunda verilen kararın sanığın 11.02.2023 günlü "Olağanüstü Hal kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin" 2/1-c bendine göre olağanüstü hal kapsamındaki illerden olan Adana ilinde…
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 1 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 11223 karakter
Dosya kapsamına göre, gıyabi hükmün sanık ... ile 22.10.2018 tarihli duruşmaya katılan müdafii olan Av. ...'e 19.10.2022 tarihinde usûlüne uygun tebliğ edildiği, sanık müdafiin süresinde temyiz talebinde bulunmaması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2023 tarihli yazısı ile sanığın kendisine de usulüne uygun olarak tebliğinin talep edilmesi üzerine, yokluğunda verilen kararın sanığın 11.02.2023 günlü "Olağanüstü Hal kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin" 2/1-c bendine göre olağanüstü hal kapsamındaki illerden olan Adana ilinde bulunan adresine 17.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de sanık müdafiine yapılan 22.10.2018 tarihli tebligatın usulüne uygun olduğu ve ikinci kez 17.03.2023 tarihinde tebliğ edilmesinin yasa yoluna başvuru süresini yeniden başlatmayacağı, sanık ... tarafından 26.01.2023 tarihinde vekil tayin edilen Av. ...'in yasal süresinden sonra 17.04.2023 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, anılan temyiz isteminin reddine ilişkin Mahkemenin 18.04.2023 tarihli ek kararının onanmasına dair kararda hukuka aykırılık görülmediğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya sırasıyla İlk Derece Mahkemesi ve Ceza Dairesi aşamalarından geçmiştir. Yargıtay, Başsavcılık itirazını reddetmiştir. Hüküm 2 kalemden oluşmaktadır (1 red, 1 tevdi). Gerekçe (karar metninden): “II. GEREKÇE Dosya kapsamına göre, gıyabi hükmün sanık ... ile 22.10.2018 tarihli duruşmaya katılan müdafii olan Av. ...'e 19.10.2022 tarihinde usûlüne uygun tebliğ edildiği, sanık müdafiin süresinde temyiz talebinde bulunmaması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2023 tarihli yazısı ile sanığın kendisine de usulüne uygun olarak tebliğinin talep edilmesi üzerine, yokluğunda verilen ka…”

Kararın Tam Metni

5.800 karakter · metni göster

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

EK KARAR TARİHİ :

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

EK KARAR : Temyiz isteminin reddi

TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ... müdafi, katılan Gümrük İdaresi

vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddine ilişkin 18.04.2023 tarihli ek kararın

kaldırılarak hükmün bozulması

İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanmasına dair kararın kaldırılması

İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 12.12.2024 tarihli ve 2023/14279 Esas, 2024/11801 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.03.2025 tarihli ve 7-2023/62254 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi gereği yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, ''Kararın sanık ve müdafisinin yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın ise sanık müdafisine 19.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafinin süresinde temyiz talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet Başsavcılığımızca 17.02.2023 tarihli yazı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.02.2022 gün ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı ilamı gereğince yokluğunda verilen kararın sanığın kendisine de usulüne uygun olarak tebliğinin talep edilmesi üzerine, yokluğunda verilen kararın sanığın kendisine 17.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın önceki müdafinden farklı bir avukata tebliğ tarihinden önce 26.01.2023 tarihinde vekaletname verdiği ve yeni müdafinin de sanık yönünden tekrar başlayan 15 günlük temyiz süresi geçtikten sonra 17.04.2022 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu görülmüş ise de, yeni atanan sanık müdafinin ek karara yönelik temyiz dilekçesinde ülkemizde yaşanan "deprem" nedeniyle 06.04.2023 tarihinden sonra yasal süresinde temyiz haklarını kullandıklarının belirtildiği görülmekle yapılan incelemede, ülkemizde 06.02.2023 tarihinde yaşanan deprem nedeniyle 11.02.2023 günlü "Olağanüstü Hal kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin" 2/1-c bendine göre olağanüstü hal kapsamındaki illerde 06.02.2023( bu tarih dahil) tarihinden 06.04.2023 (bu tarih dahil) tarihine kadar Kararnamede belirtilen sürelerin duracağı ve durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağının hüküm altına alındığı, aynı Kararnamenin 2/5. Maddesinde olağanüstü hal ilan edilen illerin barosunda 06.02.2023 tarihi itibariyle kayıtlı avukatlar için de geçerli olacağının belirtildiği, yeni görevlendirilen sanık müdafinin de deprem nedeniyle olağanüstü hal ilan edilen iller arasında yer alan "Adana" ili barosuna kayıtlı olduğu ve 06.04.2023 tarihinden sonra işlemeye başlayan 15 günlük temyiz süresi içinde temyiz talebinde bulunduğunun kabulünün gerektiği ve öncelikle mahkemenin 18.04.2023 tarihli ek kararının kaldırılması ve sanık müdafinin 17.04.2023 tarihli dilekçesinin eski hale getirme niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği halde, Yargıtay yüksek 7. Ceza Dairesinin 12.12.2024 gün ve 2023/14279 Esas, 2024/11801 Karar sayılı ilamının “B” bölümünde “Hükmün sanık ... müdafii olan Av. ...'e 19.10.2022 tarihinde usûlüne uygun tebliğ edildiği, gıyâbi kararın gerekmediği halde sanığa ikinci kez 17.03.2023 tarihinde tebliğ edilmesinin yasa yoluna başvuru süresini yeniden başlatmayacağı, sanık ... tarafından 26.01.2023 tarihinde vekil tayin edilen Av. ...'in yasal süresinden sonra 17.04.2023 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, anılan temyiz isteminin reddine ilişkin Mahkemenin 18.04.2023 tarihli ek kararının onanması gerektiği anlaşılmıştır” gerekçesi ile sanık müdafinin isteminin, “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,” karar verilmesinin tebliğnamemizde belirtilen gerekçe dikkate alındığında hukuki olmadığı değerlendirilmiş ve sanık lehine itiraz yoluna gidilmiştir.'' talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE

Dosya kapsamına göre, gıyabi hükmün sanık ... ile 22.10.2018 tarihli duruşmaya katılan müdafii olan Av. ...'e 19.10.2022 tarihinde usûlüne uygun tebliğ edildiği, sanık müdafiin süresinde temyiz talebinde bulunmaması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2023 tarihli yazısı ile sanığın kendisine de usulüne uygun olarak tebliğinin talep edilmesi üzerine, yokluğunda verilen kararın sanığın 11.02.2023 günlü "Olağanüstü Hal kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin" 2/1-c bendine göre olağanüstü hal kapsamındaki illerden olan Adana ilinde bulunan adresine 17.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de sanık müdafiine yapılan 22.10.2018 tarihli tebligatın usulüne uygun olduğu ve ikinci kez 17.03.2023 tarihinde tebliğ edilmesinin yasa yoluna başvuru süresini yeniden başlatmayacağı, sanık ... tarafından 26.01.2023 tarihinde vekil tayin edilen Av. ...'in yasal süresinden sonra 17.04.2023 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, anılan temyiz isteminin reddine ilişkin Mahkemenin 18.04.2023 tarihli ek kararının onanmasına dair kararda hukuka aykırılık görülmediğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR

1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,

2.5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 12.12.2024 tarihli ve 2023/14279 Esas, 2024/11801 Karar sayılı kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar