Yargıtay 7. Ceza Dairesi
2022/175 Esas · 2024/3337 Karar
Kelime ve Kanun Dizini
Yargıtay Karar Künyesi
Dava Konusu ve Uyuşmazlık
5607 sayılı kaçakçılıkla mücadele kanunu'na aykırılık
Yargılama Aşamaları Haritası
- 1. Aşama
Asliye Ceza Mahkemesi
İncelenen hüküm - 2. Aşama · bu karar
YARGITAY
BOZMA
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/128 E., 2021/16 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil
- Tebliğname Görüşü
- Bozma
Hüküm kalemleri (1)
- Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.
“Tüm dosya kapsamına göre sanığın sevk ve idaresindeki araçta 450 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.”
Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 6 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“Tüm dosya kapsamına göre sanığın sevk ve idaresindeki araçta 450 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.”
“2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delâletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü ve 5 inci maddesinin ikinci fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine Mahkemece 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,”
“Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin 14.06.2013 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, yargılaması devam eden ve halen derdest olan Çukurca Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/132 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 09.04.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.06.2013 olduğu,”
“Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,”
“Sanığa verilen 1 gün karşılığı adlî para cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 1/6 oranında indirim yapılırken 1 gün karşılığı adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken gün adlî para cezasına hükmedilmemek suretiyle eksik ceza tayini,”
“Sanık hakkında tekerrüre esas ilâm olarak en ağır hükmü içeren Elazığ Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/416 Esas, 2007/413 Karar sayılı ilâmı ile yetinilmesi gerekirken Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/289 Esas, 2013/73 Karar sayılı ilâmının da tekerrüre esas alınması, hukuka aykırı bulunmuştur.”
Karar Özeti ve Gerekçe Analizi
Kararın Tam Metni
6.296 karakter · metni göstergizle
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/128 E., 2021/16 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil
vasıtasının müsaderesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, hakkında verilen mahkûmiyet hükmü bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağına göre, 18.05.2013 tarihinde kolluk kuvvetlerince yapılan yol kontrolüne sanığın sevk ve
idaresindeki 27 N 1835 plakalı araçla geldiği ve araç durdurularak Çukurca Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/35 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın arka kısmında bulunan orijinal olmayan depoda 450 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, araca depoyu kendisinin taktığını ve aldığı akaryakıtı kendi aracında kullanacağını, satma amacının olmadığını beyan etmiştir.
Malen sorumlu beyanında, kardeşi olan sanığın aracında şoförlük yaptığını ve kaçakçılık olayıyla ilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın sevk ve idaresindeki araçta 450 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delâletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü ve 5 inci maddesinin ikinci fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine Mahkemece 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı,
fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin 14.06.2013 olduğu,
Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, yargılaması devam eden ve halen derdest olan Çukurca Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/132 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 09.04.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.06.2013 olduğu,
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Sanığa verilen 1 gün karşılığı adlî para cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 1/6 oranında indirim yapılırken 1 gün karşılığı adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken gün adlî para cezasına hükmedilmemek suretiyle eksik ceza tayini,
4.Sanık hakkında tekerrüre esas ilâm olarak en ağır hükmü içeren Elazığ Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/416 Esas, 2007/413 Karar sayılı ilâmı ile yetinilmesi gerekirken Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/289 Esas, 2013/73 Karar sayılı ilâmının da tekerrüre esas alınması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.
Hukuki Kavramlar ve Konular
Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.
İlgili ve Benzer Emsal Kararlar
2021/224 E. · 2024/4148 K.
5607 sayılı kaçakçılıkla mücadele kanunu'na aykırılık