2024/6715 E. · 2024/8155 K.
Sigorta tahkim yargılaması sonunda uyuşmazlık hakem heyetince
2022/11730 Esas · 2024/8507 Karar
3 yıl geçtiği için illiyet bağının bulunmadığını, başvuranlar lehine takdir edilmesi gereken vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek
Ticaret Mahkemesi
YARGITAY
Süreç kaydındaki diğer halkalar: İstinaf (BAM)
“Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.”
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 5 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.”
“İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.”
“Dosya içeriğine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı çocuklar ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsilinin istendiği, talebin bedel artırım dilekçesi ile ... için 26.834,31 TL, (oğlu) ... için 1.741,26 TL ve (oğlu) ... için 39.738,84 TL'ye yükseltildiği ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince talebin arttırılan tutar üzerinden kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan dolayı 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Bu sebeple adı geçen davacılar yönünden verilen karar, miktarı itibariyle kesin nitelikte olduğundan temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.”
“Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin davacı eş ...'a yönelik aşağıdaki benden kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.”
“5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.”
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/521-541
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/ İtirazın Reddi
Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 03.09.2017 tarihinde meydana gelen davalıya sigortalı ... plakalı aracın karıştığı çift taraflı kazada yolcu konumunda bulunan başvuranların desteği (eşi, babaları) ...'ın vefat ettiğini, davacıların müteveffanın dsteğinden mahrum kaldıklarını belirterek şimdilik davacı (Eşi) ... için 4.700,00 TL çocukları ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini davacı ... için 206.408,43 TL, davacı ... için 27.698,18 TL, ... için 6.260,77 TL ve ... için 77.595,51 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 317.962,89 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete eksik belgelerle başvuru yapıldığını, kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, murisin ölüm tarihi ile kaza tarihi arasında 3 yıl geçtiği için illiyet bağının bulunmadığını, başvuranlar lehine takdir edilmesi gereken vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru sahiplerinin taleplerinin kısmen kabulü ile, başvuru sahibi eş ... için “taleple bağlılık ilkesi” gereğince belirlenen 206.408,43 TL ile, (kızı) ... için 26.834,31 TL, (oğlu) ... için 1.741,26 TL ve (oğlu) ... için 39.738,84 TL toplam 274.722,84 TL destek tazminatının aleyhine başvuru yapılan davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahiplerine ödenmesine, bakiye taleplerin reddine, belirlenen destek tazminatlarına 02.08.2021 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; KTK'nın 97. maddesinde belirtilen evraklarla müracaat edilmediğini, usulüne uygun başvuru olmadığını, başvuranın 2017/1345 E.sayılı davayı açmış olup davadan feragat ettiği için kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini ve ayrıca mahkemede dava açıldığı için eldeki başvurunun yapılamayacağını, tazminat hesabında 1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, bütün aile bireylerini gösterir güncel nüfus kaydının dosyaya sunulması gerektiğini, müteveffanın ölümü ile kaza arasında 3 yıllık zaman bulunduğunu ve ölümün kaza ile illiyet bağına sahip olduğunun şüpheli olduğunu, müteveffanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücreti tayininde 1/5 oranının esas alınması gerektiğini, temerrüt söz konusu olmadığı için faiz uygulanmasının yanlış olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar vekili tarafından dosyaya ibraz edilen Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.08.2021 tarihli raporda, murisin trafik kazasına bağlı gelişen medulla spinallis hasarı nedeniyle ölümünden önceki son üç yılında yatağa bağımlı olduğu, ölümüne kadar klinik durumunda iyileşme olmadığı, mevcut klinik durumu nedeniyle kişinin medulla spinallis hasarı ve aktif durumdan pasif duruma geçişe bağlı olarak gelişen tıbbi komplikasyonlar sonucunda öldüğü, 03.09.2017 tarihinde geçirdiği kaza ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunun belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aktüer hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapıldığı, aktüer raporunun hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli bulunduğu belirtilerek davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; KTK'nın 97. maddesinde belirtilen evraklarla müracaat edilmediğini, usulüne uygun başvuru olmadığını, başvuranın 2017/1345 E.sayılı davayı açmış olup davadan feragat ettiği için kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini ve ayrıca mahkemede dava açıldığı için eldeki başvurunun yapılamayacağını, tazminat hesabında 1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, bütün aile bireylerini gösterir güncel nüfus kaydının dosyaya sunulması gerektiğini, müteveffanın ölümü ile kaza arasında 3 yıllık zaman bulunduğunu ve ölümün kaza ile illiyet bağına sahip olduğunun şüpheli olduğunu, müteveffanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücreti tayininde 1/5 oranının esas alınması gerektiğini, temerrüt söz konusu olmadığı için faiz uygulanmasının yanlış olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 89, 90, 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. Maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı çocuklar ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsilinin istendiği, talebin bedel artırım dilekçesi ile ... için 26.834,31 TL, (oğlu) ... için 1.741,26 TL ve (oğlu) ... için 39.738,84 TL'ye yükseltildiği ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince talebin arttırılan tutar üzerinden kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan dolayı 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Bu sebeple adı geçen davacılar yönünden verilen karar, miktarı itibariyle kesin nitelikte olduğundan temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin davacı eş ...'a yönelik aşağıdaki benden kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalının davacı çocuklar ..., ... ve ... yönünden temyiz dilekçesinin hükmün kesin olması nedeniyle REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3.Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5.4. bendinde yer alan "22.834,31 TL" ibaresi çıkartılarak yerine " 5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.
Sigorta tahkim yargılaması sonunda uyuşmazlık hakem heyetince
Sigorta tahkim yargılaması sonunda, uyuşmazlık hakem heyetince