Kira ve Borçlar HukukuONAMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

2024/1393 Esas · 2025/834 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas Numarası2024/1393
Karar Numarası2025/834
Karar Tarihi13 Şubat 2025
Hüküm TürüONAMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Olarak açılan menfi tespit

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    Asliye Hukuk Mahkemesi

    İncelenen hüküm
  2. 2. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    ONAMA
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/618 E., 2019/323 K.
Hüküm kalemleri (1)
  • Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
Davalı Kurum vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporu görevsiz Mahkemece alındığından geçersiz olduğunu, yeni bilirkişi raporu alınması gerektiğini, ayrıca bilirkişi raporunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine uygun olmadığını, bu madde hükümlerinin bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 1 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1362 karakter
Davalı Kurum vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporu görevsiz Mahkemece alındığından geçersiz olduğunu, yeni bilirkişi raporu alınması gerektiğini, ayrıca bilirkişi raporunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine uygun olmadığını, bu madde hükümlerinin bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya Asliye Hukuk Mahkemesi kararından gelmektedir. Yargıtay, incelenen hükmü onamıştır. Gerekçe (karar metninden): “Davalı Kurum vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporu görevsiz Mahkemece alındığından geçersiz olduğunu, yeni bilirkişi raporu alınması gerektiğini, ayrıca bilirkişi raporunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine uygun olmadığını, bu madde hükümlerinin bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.”

Kararın Tam Metni

5.506 karakter · metni göster

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/618 E., 2019/323 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalı şirketin diğer davalı Vergi Dairesine olan borcundan dolayı müvekkili şirkete 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 79. maddesine istinaden üçüncü şahsın birinci haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, müvekkili şirketin tebligatı 19.11.2012 tarihinde tebellüğ etmesine rağmen 7 günlük sürede sehven cevap verilemediğini, müvekkili şirketin borçlu davalı şirketten 3.288.951,00 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek; davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitine ve %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Kurum vekili; takibin kesinleştiğini, davacının asıl borç ve ferilerinden asıl borçlu ile birlikte sorumlu olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını savunarak, davanın reddi ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Davanın açıldığı Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.07.2014 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporuna göre 2012 yılı sonu itibariyle davalı şirketin davacıya 718.013,36 TL borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1.Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.03.2017 tarihli ilamıyla; uyuşmazlığın 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasına ilişkin olduğu, anılan Kanunun 6. maddesi uyarınca bu nitelikteki davaların genel mahkemelerde görülmesi gerektiği, öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği ve bu tarihten itibaren açılan davalarda Asliye Hukuk ve Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev itirazı niteliğini aldığı, görev hususunun Mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, somut olayda dava 04.12.2012 tarihinde 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra açıldığından Mahkemece görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2.Bozmaya uyan Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

3.Görevli Asliye Hukuk Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada husumetin davalı Vergi Dairesine yöneltilmesi gerektiğinden davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği; alınan bilirkişi raporlarına göre 2012 yılı sonu itibariyle davalı şirketin davacıya 718.013,36 TL borçlu olduğu, Nilüfer Vergi Dairesi Müdürlüğünün 14.05.2019 tarihli yazı ekinde bulunan, Vergi Dairesi Müdürlüğünce davacı şirket hakkında 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca yapılan takibe ilişkin davaya konu haciz bildirisinde de, haciz konusu olan Amme alacağının 680.813,28 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla, davacı şirketin davalı Nilüfer Vergi Dairesine karşı açtığı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacı şirketin tazminat talebinin 6183 sayılı Kanunun 79. maddesinde öngörülmediğinden reddi gerektiği, ayrıca davanın niteliği gereği alınması gerekli vekalet ücreti maktu ise de, davanın açılmasına davalı Kurumun sebebiyet vermemesi nedeniyle, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmediği gerekçesiyle; davacının davalı şirkete açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davacının davalı Kuruma açtığı davanın kabulü ile 20.10.2012 tarihli 680.813,28 TL bedelli haciz bildirisi kapsamında davacının davalı Vergi Dairesine 680.813,28 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılardan Vergi Dairesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporu görevsiz Mahkemece alındığından geçersiz olduğunu, yeni bilirkişi raporu alınması gerektiğini, ayrıca bilirkişi raporunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine uygun olmadığını, bu madde hükümlerinin bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, özellikle temyiz edenin sıfatı da nazara alındığında verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,

6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar

DÜZELTEREK ONAMA17 Ocak 2024

2023/2144 E. · 2024/243 K.

Tellallık sözleşmesine göre gayrimenkul satışına aracılık nedeniyle tellallık ücretinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali

Kararı İncele
ONAMA27 Şubat 2024

2023/2706 E. · 2024/785 K.

Kuzey ankara girişi kentsel dönüşüm projesi kapsamında düzenlenen sözleşmeye aykırı olarak yapıldığı iddia edilen taşınmaz teslimi nedeniyle oluşan zararın davalıdan tahsili

Kararı İncele