Portala Dön
Ceza HukukuBOZMA
T.C. YARGITAY

Yargıtay 2. Ceza Dairesi

2023/18469 Esas · 2025/21263 Karar

Kelime ve Kanun Dizini

Yargıtay Karar Künyesi

Yargı MerciiYargıtay 2. Ceza Dairesi
Esas Numarası2023/18469
Karar Numarası2025/21263
Karar Tarihi26 Kasım 2025
Hüküm TürüBOZMA

Dava Konusu ve Uyuşmazlık

Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli

Yargılama Aşamaları Haritası

  1. 1. Aşama

    Ceza Dairesi

    İncelenen hüküm
  2. 2. Aşama · bu karar

    YARGITAY

    BOZMA
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2022/2401 E., 2022/2825 K.
Suçlar
Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname Görüşü
Ret
Hüküm kalemleri (2)
  • Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
  • dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Karardan Alıntı (Uyuşmazlık Tanımı)
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiğini de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın üzerine atılı eylemi soruşturmanın başında ikrar etmesi nazara alınarak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına" yönelik…
* Bu metin doğrudan karar tutanağından alıntılanmış olup, mahkemenin uyuşmazlığa ilişkin tespitini içerir.

Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları

Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 4 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.

Gerekçe Pasajı 1638 karakter
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiğini de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın üzerine atılı eylemi soruşturmanın başında ikrar etmesi nazara alınarak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Gerekçe Pasajı 22111 karakter
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açılmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2018/2026 Esas, 2020/407 Karar sayılı dosyasında verilen mâhkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2020/1565 Esas, 2022/468 Karar sayılı ilâmı ile "1-Karar tarihinde başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunması nedeniyle hürriyeti yasal olarak kısıtlanmış olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanığın kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeden veya SEGBİS yoluyla hazır edilmeden savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196 maddesine aykırı davranılması, 2-Sanığın savunmasında atılı eylemi büfenin kapanmasını bekledikten sonra saat 01.00-01.30 sırasında gerçekleştirdiğini beyan etmesine göre, hırsızlık suçu yönünden TCK'nın 143 ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçunda ise aynı kanunun 116/4 maddesine göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi" nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, 1No.lu numaralı bozma sebebinin hukuka kesin aykırılık hallerini düzenleyen yine aynı Kanun'un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan "hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Gerekçe Pasajı 31987 karakter
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında "... bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile işbu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin" kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de "İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş haller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılan hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl" olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2020/1565 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli ve 2022/619 Esas, 2022/1446 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Gerekçe Pasajı 4355 karakter
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Karar Özeti ve Gerekçe Analizi

Dosya Ceza Dairesi kararından gelmektedir (istinaf başvurusunun esastan reddi). Yargıtay, incelenen hükmü bozmuştur. Hüküm 2 kalemden oluşmaktadır (1 bozma, 1 tevdi). Gerekçe (karar metninden): “5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.”

Kararın Tam Metni

6.660 karakter · metni göster

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2401 E., 2022/2825 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Her ne kadar Tebliğname'de mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin görüş bildirilmiş ise de, UYAP ve dosya kapsamından yapılan incelemede, sanık müdafiinin temyiz isteminin hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olduğu belirlenmekle;

İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiğini de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın üzerine atılı eylemi soruşturmanın başında ikrar etmesi nazara alınarak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açılmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2018/2026 Esas, 2020/407 Karar sayılı dosyasında verilen mâhkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2020/1565 Esas, 2022/468 Karar sayılı ilâmı ile "1-Karar tarihinde başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunması nedeniyle hürriyeti yasal olarak kısıtlanmış olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanığın kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeden veya SEGBİS yoluyla hazır edilmeden savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196 maddesine aykırı davranılması, 2-Sanığın savunmasında atılı eylemi büfenin kapanmasını bekledikten sonra saat 01.00-01.30 sırasında gerçekleştirdiğini beyan etmesine göre, hırsızlık suçu yönünden TCK'nın 143 ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçunda ise aynı kanunun 116/4 maddesine göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi" nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, 1No.lu numaralı bozma sebebinin hukuka kesin aykırılık hallerini düzenleyen yine aynı Kanun'un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan "hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında "... bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile işbu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin" kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de "İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş haller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılan hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl" olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2020/1565 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli ve 2022/619 Esas, 2022/1446 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Beyan.pro Hukuk Asistanı

Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?

Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.

İlgili ve Benzer Emsal Kararlar