Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2023/825 Esas · 2024/4332 Karar
Yargıtay Karar Künyesi
Dava Konusu ve Uyuşmazlık
Tenfiz
Yargılama Aşamaları Haritası
- 1. Aşama
İlk Derece Mahkemesi
davanın kabulüne - 2. Aşama
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı - 3. Aşama · bu karar
YARGITAY
ONAMA
Süreç kaydındaki diğer halkalar: İnceleme konusu karar
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1339 Esas, 2022/1753 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk Derece Mahkemesi
- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Hüküm kalemleri (1)
- Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
“Uyuşmazlık, Almanya Hamburg Eyalet (Bölge) Mahkemesi'nin 02.01.2018 tarihli kesinleşme şerhini havi 312 O 339/16 E. sayılı kararına bağlı olan yine aynı esas numaralı "Masraf Tespit Kararı"nın Türkiye'de icraya esas olmak üzere tenfizine karar verilmesi istemine ilişkindir.”
Dilekçede Kullanılabilir İçtihat ve Gerekçe Pasajları
Bu kararda mahkemenin hükmüne esas teşkil eden 1 gerekçe pasajı tespit edilmiştir.
“Uyuşmazlık, Almanya Hamburg Eyalet (Bölge) Mahkemesi'nin 02.01.2018 tarihli kesinleşme şerhini havi 312 O 339/16 E. sayılı kararına bağlı olan yine aynı esas numaralı "Masraf Tespit Kararı"nın Türkiye'de icraya esas olmak üzere tenfizine karar verilmesi istemine ilişkindir.”
Karar Özeti ve Gerekçe Analizi
Kararın Tam Metni
10.212 karakter · metni göstergizle
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1339 Esas, 2022/1753 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/445 E., 2019/46 K.
Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin Almanya'da mukim bir limited şirket olduğunu, davalıya Almanya Hamburg Eyalet Mahkemesince müvekkile ait ticari işaretleri ve markayı iltibas yaratacak şekilde kullanmasından ötürü markaya tecavüzün tespiti, meni, giderilmesi davası açtıklarını, mahkemece davanın kabul edildiğini, yargılama sonunda ana kararın masraflarına ilişkin olarak ''Masraf Tespit Kararı'' oluşturulduğunu, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bu masrafları tahsil edebilmek için kararın tenfizinin gerektiğini, 02.01.2018 tarihinde kesinleşen bu karara ilişkin olarak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkındaki Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi gereği sunulması gereken kesinleşme şerhini, kararın Türk Başkonsolosluğu onaylı tercümesini, apostil şerhini içeren aslını ekte sunduklarını belirterek kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tenfizi istenen kararın Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/148 E. sayılı dosyasında, tarafları, dava sebebi ve dava konusu birebir aynı olan ayrı bir dava olarak görülmekte olduğunu, bu nedenle kararın tenfizinin hukuka uygun olmadığını, her iki ülkede aynı konuda ayrı ayrı dava açmakta hukuki yararı olduğunun düşünülemeyeceğini, mahkemece açılan davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre ya hukuki yarar ya da kesin hüküm nedeniyle reddine karar vermesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının aslını ve onaylı tercümesini ibraz ettiğini, kararın tetkikinden, Almanya Hamburg Bölge (Eyalet) Mahkemesinin 312 O 339/16 dosya nolu kararı ile davalının davacının marka haklarını Almanya sınırlarında ihlal ettiğinden bahisle tecavüzün tespitine ve men'ine karar verildiği, kararın 02.01.2018 tarihinde kesinleştiği, bu karara bağlı olarak davalının davacıya 7.633,11 euro yargılama giderini ödemesine dair masraf tespit kararının verildiği, karar içeriğinden ve başlığından bu davada davalının vekille temsil olunup haklarının korunduğu, Türk kamu düzenine bir aykırılığın söz konusu olmayıp, 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde aranan koşulları taşıdığının görüldüğü, davalı vekili her ne kadar Mahkemenin 2016/148 E. sayılı dosyasında aynı davacı tarafından aynı davalı aleyhinde dava bulunduğundan bahisle derdestlik sebebiyle davanın reddini gerektiğini savunmuş ise de, bu dosyanın tetkikinden, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhinde Türkiye'de tescilli markasına dayalı olarak markaya tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemi ile derdest dava mevcut ise de, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararı Almanya'daki tecavüzlere ilişkin olup, eldeki dava dosyasında ise yabancı mahkeme kararının yargılama giderine ilişkin kısmının tenfizi istendiğinden, bu savunmaya itibar edilmediği, anılan hükmün (c) bendine göre, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması, yabancı kararın elde edilmesinde uygulanan yabancı hukukun Türk kamu düzenine aykırılığının incelenmesinin esasen söz konusu olmaması, tenfiz kararı verecek hakimin yabancı hakimin bu karara hangi kanunu, nasıl uyguladığını inceleme yetkisine sahip bulunmaması karşısında davalı savunmalarına itibar edilmeyerek davanın kabulü ile 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesine öngörülen koşulları taşıyan yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesinde hukuka uyarlık olmadığını, yargılama giderleri yönünden tenfizi istenen karar ile Türkiye'de Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/148 E. sayılı dosyasında, tarafları, dava sebebi ve dava konusu birebir aynı olan bir davanın derdest olduğunu, Türkiye'de aynı mahiyette açılan davanın sonucunda verilecek kararın Almanya yönünden de geçerli bir karar olacağını, sadece Türkiye yönünden hukuki sonuç doğurmayacağını, kamu düzenine ilişkin hükümlerin yabancı ülke kararlarının tenfizinde de aynen geçerli olduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin (c) bendi uyarınca tenfizi istenen kararın kamu düzenine aykırı olmaması gerektiğinin açıkça hükme bağlandığını, davacının hukuki yararının olmamasının yanı sıra derdestlik bulunduğunu ve bunun kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, hakim tarafından re'sen nazara alınması gereken hususlar olduğunu, gerekmesi halinde Bakırköy 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/148 E. sayılı dosyasının sonucunu bekletici mesele yapması gerektiğini, tenfizi istenen kararın nihai hüküm olmadığını, infazının mümkün olmadığını, tenfizi istenen kararın savunma hakkı yeterince kullanılmadan ve hukuka aykırı olarak verildiğini, ürünlerin yasal olarak satıldığını beyanla kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, aksi kanaatte ise Bakırköy 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/148 E. sayılı dosyanın bekletici mesele yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tenfize ilişkin ön şartların 5718 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinde düzenlendiği, bu madde hükmü uyarınca ön şartların; yabancı mahkeme tarafından verilen bir karar olması, kararın hukuk davalarına ilişkin bulunması, o ülke kanunlarına göre kararın kesinleşmesi şeklinde olduğunu, esas şartların ise anılan Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlendiğini, bu maddeye göre karşılıklılık ilkesine tabi, infazı kabil, yabancı hukuk mahkemesinin kesinleşen kararının bulunması, kararın kamu düzenine aykırı olmaması gerektiği, somut olayda davaya konu yabancı mahkeme kararının verildiği ülke olan Almanya ile karşılıklılık ilkesinin uygulandığı, yabancı mahkeme kararının kamu düzenine aykırılık teşkil etmediği, yargılamada tarafların savunma haklarına riayet edildiği, davalı tarafın vekili vasıtasıyla davasını takip ettiği, savunma hakkının kısıtlandığına dair bilgi, belge veya delilin bulunmadığı, kararın infazı kabil olan eda hükmüne ilişkin karara bağlı olarak değerlendirilen yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin olduğu, davacının yabancı mahkeme kararında taraf olması sebebiyle tenfiz isteminde hukuki yararının bulunduğu, kararın yukarıda izah olunan tenfiz şartlarını taşıdığının belirlendiği, her ne kadar davalı vekilince derdestlik, kararın kesinleşmesi üzerine de kesin hüküm itirazında bulunulmuş ise de; tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Almanya'da mevcut tecavüzün men'i ve haksız rekabetin giderilmesine ilişkin verilen yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine ilişkin olduğu, yani mezkur dosyadan farklı fiillere ilişkin talepleri içerdiği, yine somut olayda yabancı mahkeme kararının Kanun'da sayılan şartlara uygun olduğu tespit edilmiş olduğundan tenfiz kararı verilmek zorunda olduğu, hâkimin aksi yönde davranma konusunda takdir yetkisi bulunmadığı, yukarıda izah olunduğu üzere revizyon yasağı gereği de yabancı mahkeme kararının doğruluğunu inceleme yetkisi bulunmadığından İlk Derece Mahkemesi tarafından isabetli karar verildiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine dava konusu ve sebebi aynı olan dosyasında yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, kesin hüküm itirazında bulunduğunu, istinaf dilekçesinde belirtilen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Almanya Hamburg Eyalet (Bölge) Mahkemesi'nin 02.01.2018 tarihli kesinleşme şerhini havi 312 O 339/16 E. sayılı kararına bağlı olan yine aynı esas numaralı "Masraf Tespit Kararı"nın Türkiye'de icraya esas olmak üzere tenfizine karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5718 sayılı Kanun'un 50 nci ve 54 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu Emsal Kararı Dilekçenize Eklemek İster misiniz?
Beyan.pro yapay zekâsı, dava dosyanızı inceleyip bu karardaki hukuki ilkeleri ve gerekçe pasajlarını savunma stratejinize en uygun usulle dilekçenizin içerisine yerleştirir.
İlgili ve Benzer Emsal Kararlar
2023/1038 E. · 2024/538 K.
Vasiyetnamenin açılmasına ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınması
2023/1341 E. · 2024/4373 K.
TÜRKPATENT yeniden inceleme ve değerlendirme kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü